Muhabbet Bahçesi

e-Posta Yazdır PDF

KOĞUCULUK (LAF TAŞIMA)
1- Ebu Hureyre (r.a) şöyle rivayet etti. Resulullah (s.a.v.) şöyle sordu: “Şerlileriniz kimlerdir, bilir misiniz?” -Allah Rasulü daha iyi bilir, dediler. Resulullah şöyle buyurdu: - “Şerlileriniz, iki yüzlü olanlardır. Şuna bir başka yüzle, ona bir başka yüzle gelirler.” 2- Hasan Basri şöyle der: “Bir başkasının sözünü sana ulaştıran, senin sözünü de mutlaka bir başkasına ulaştırır.” 3- H.Z. Hasan (r.a.) Resulullahın şöyle buyurduğunu
anlattı: “İnsanların kötüleri iki yüzlü olanlardır. Şunlara bir yüzle gider, şunlara da bir başka yüzle gider. Dünya da iki dili olanların, Kıyamet Günü ateşten iki dili olacaktır.” HASED 1- Hz. Hasan’dan naklen Resulullah (s.a.v.) efendimiz şöyle buyurmuştur. “ İçten kin besleyip hased etmek, iyiliği yer bitirir. Tıpkı ateşin odunu yakıp kül ettiği gibi.” 2- Fakih anlatıyor: “Hased kadar zararlı bir şey yoktur. Çünkü hased edilene bir kötülük
ulaşmadan, hased edene beş tehlike gelir. a) Hased eden bir kimsenin gamı kesilmez, derdi eksilmez, üzüntüsü bitmez. b) hased bir musibettir ki, hiçbir sevap getirmez. c) Hased eden bir kötülük içindedir ki, hiçbir şekilde övülmez. d) Rabbi, hased eden dargındır. e) Hased eden, hiçbir başarı kazanamaz.”
3- Muhammed bin Siein der ki: “Dünya da hiçbir şeye hased etmedim. Hem neden hased edeyim? Eğer o, cennet ehli biri ise, neden hased eydim? Zaten cennete girecek. Eğer o, cehennem ehli biri ise, yine hasedim boş. Çünkü o cehenneme girecek.” 4- Hasan Basri şöyle dedi: “Ey Ademoğlu! Kardeşine neden hased edersin? Eğer hased ettiğin kimse, Allah’ın bir ihsanı ile iyilik bulmuş biri ise Allah’ın ikram ettiği kimseyi neden kıskanırsın? Eğer hased ettiğin bunun dışında biri ise yine çekememen boş; çünkü onun yeri cehennemdir.” 5- Büyüklerden şöyle anlatıldı: “Hased
eden meclislerde ancak kötülükle ve zelil olarak
anılır. Meleklerden, öfke ve lanet kazanır. Yalnız
zamanlarda öfkesi ve kederi artar. Can çekişirken,
sıkıntı ve zorluk bulur. Kıyamet Günü durağında
ancak rüsvaylık ve ceza görür.
Cehennemde ise sıcaklık ve ateş bulur. En iyi
bilen Allah’tır.”
KİBİR
1- Musa (a.s.) şu münacatı yaptı: “Ya
Rabbi! Sana halkın en sevimsiz geleni kimdir?
Şu cevabı aldı: Kalpten kibirli, dilden sert ve
kaba, imanı zayıf, eli sıkı olan kimsedir.”
2- Fakih anlatıyor: “Kibir Kafirlerin ve Firavunların
huyudur. Amma tevazu, peygamberlerin
ve Salih kulların huyudur. Çünkü Allahu
Teala kafirleri şöyle anlatmaktadır.
“Çünkü onlara Allah’tan başka ilah
yoktur denildiği zaman, büyüklük taslarlardı”
(Saffat Suresi,35)

“O kimseler ki bana ibadet etmekten
yana kibre kapılırlar; hakir bir şekilde cvehenneme
gireceklerdir.” (Mü’min Suresi, 60)
“Rahman’ın kulları yeryüzünde tevazu
ile gezerler.” (Furkan, 63)
“Allah kibirli olanları sevmez.” (Nahl, 23)
3- Hz. Ömer’in Tevazusu…
H.z. Ömer (r.a.) Şam’a gelirken devesine
kölesi ile sırayla binmişti. H.z. Ömer deveye bindiğinde
kölesi, devenin yularını çekerdi. Bir fersah
gittiklerinde H.z. Ömer iner , köle binerdi. Bir
fersah da böyle giderlerdi. Şam’a varıncaya
kadar hep böyle devam ettiler.
Şam’a yaklaşırken binme sırası köleye
geldi. Köle bindi. Hz. Ömer, devenin yularından
tutup çekti. Bir süre gittikten sonra Şam’a yaklaştılar.
Bu arada, önlerine bir su çıktı. H.z. Ömer
ayakkabısını çıkardı, sol kolunun altına aldı.
Suyu yalınayak geçti. Devenin yuları yine elinde
idi.
Bu hal içinde Ebu Ubeyde bin Cerrah onları
karşıladı. Bu zat Şam valisi idi. Hz. Ömer’e
şöyle dedi.
- Ya Ömer! Şam’ın ileri gelenleri seni karşılamaya
çıkacaklar. Seni bu halde görmeleri iyi
olmaz.
Buna karşılık Hz. Ömer şöyle dedi:
- Allah bizi İslam dini ile yüceltti. Halkın sözüne
aldırmam.
4- Katade, şöyle anlattı: Resulullah (s.a.v.)
bize şunu bildirdi. “Bir kimse dünyadan ayrılırken
şu üç şeyden temiz olarak ayrılırsa
cennete gider. Bunlar: Kibir, Hıyanet, Borçtur.”
HIRS
1- Enes Bin Malik Resulullah (s.a.v.) ‘in
şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir. “İnsanoğlunda
iki şey hariç her şey ihtiyarlar. Onlarda
hırs ve emeldir.”
2- Ebu Zer (r.a.) şöyle anlattı: “Hataların
kaynağı üçtür. Bunlar : Hased, Hırs ve Kibirdir.”
Hırs, Adem (a.s)’dan kaldı. Kendisine
şöyle dendi:
- Cennettekilerin hepsi mübahtır. Yalnız şu
ağaç müstesna. O, sana yasaktır.
Hırs onu sürükledi, o ağaçtan da yedirdi.
Ve cennetten çıkardı.
Kibrin aslı ise, İblis’ten geldi. Allah Adem
(a.s.)’e secde et dedi. Secde etmedi. Büyüklük
tasladı, lanete uğradı.
Hasedin aslı nise Adem (a.s.) in oğlu Kabil’e
dayanır. O kardeşi Habil’i öldürdü, kafir oldu.
Yeri ebedi cehennem oldu.
3- Bir müslümana yaraşan hırsı ve uzun
emeli terk etmektir. Çünkü ne zaman öleceğini
bilemez. Hangi nefes ömrünün sonudur, onu da
bilemez. Nitekim Allah u Teala Kuranı Kerim de
şöyle buyurmuştur.
“Hiçbir nefis hangi yerde öleceğini bilemez”
(Lokman,34)
“Habibim sen de öleceksin onlarda”
(Zümer,30)
- “ ….Ecelleri geldiği zaman, ne bir saat geri bırakılırlar,
ne ileri bir saate alınırlar.”(Araf, 34)
4- Hz. Ali (r.a.) çarşıya çıkmıştı. Üstünde
eskice bir elbise vardı. Şöyle dediler.
- Ya Emirel Müminin, bundan daha iyi bir elbise
giysen olmaz mı? H.z Ali şöyle cevap verdi:
- Bu kalbe daha çok huşu verir. Salih zatların
huyunu andırır. Mümin için en güzeli de
buna uymaktır.