Prof.Dr. Necmeddin Erbakan'dan Veciz Sözler

e-Posta Yazdır PDF

   Asıl marifeti yük altında ve hizmet esnasında sadık ve sağlam kalabilmektir. yoksa çay sohbetlerinde ve edebiyat kürsülerinde kahramanlık satmak kolaydır.

   Biz mantar zihniyetli değiliz, biz çınar ağacıyız.

   “Allah’ına kul olmayan, davasına er olamaz...”

  “ Hak'kın tesisi için çalışmamakla, Batıl'ın hakimiyeti için çalışmak arasında fark yoktur...”

   Bir çiçekle bahar olmaz ama her bahar bir çiçekle başlar

   “Müslüman Hakkın hakimiyeti için ”motor”, Şerrin yok olması için ”fren” olma Görevlisidir…”

   “Okşayan elin kıymetini bilmeyenler tekmeleyen ayağı öperler.”

   “Yanlışın en tehlikelisi, doğruya en yakın olan yanlıştır. Çünkü, doğruyla karıştırılması ve insanların daha kolay aldatılması ihtimali taşımaktadır."

   “Namaz dinin direği cihad ise zirvesidir. Biz siyaset değil cihad yapıyoruz..”

   “Nato ve Varşoja Paktları, İslam’a karşı yeni bir Haçlı orduları şeklinde birleşmiştir.”

   "Kabir suali bir nevi kimlik tespitidir. İnsanın gerçek kimliği ve kişiliği ise, tarafgirliği ile belirlenir. Bir insan Hakkın mı, yoksa Batılın mı safındadır? Sorusunun cevabı oldukça önemlidir."

   "Dünyayı ezen sömürü canavarının beyni Siyonizm, kalbi Haçlı Avrupa, sağ kolu Amerika, sol kolu Rusya’dır."

   Akıl; imanın ve İslam’ın emrinde en büyük nimet, nefsin ve şeytanın elinde ise, sebebi felâkettir.

   Siyasi ve iktisadi sömürüye, rüşvete ve adam kayırmaya, milli kültür düşmanlığına, zümre saltanatına, anarşiye son vereceğiz.

   “Yeryüzünün en ideal insanları, en aydın en ilerici insanları şüphesiz müslümanlardır. Müslüman olmak zaten bu dünyadaki en büyük ayrıcalıktır.”

   İster batı, ister doğu, yani ister kapitalizm ister komünizm; hangi sistem olursa olsun artık ahir ömürlerini yaşamaktadırlar.

   "Cenab-ı Hakkın en sevdiği insan, sorumluluğunu bilen ve kendi görevini en iyi şekilde yerine getiren insandır." Görevini ciddiyet ve titizlikle yapmak “İhsan” makamıdır.”

   “İman varsa imkanda vardır, milli görüşçü asla vazgeçmez.”

   "Biz bütün sebeplere tevessül etsek ve her türlü gayreti göstersek bile, Allah istediğimiz neticeyi vermeye mecbur değildir."

   Ancak sebeplere tevessül edilerek ve sünnetullaha uygun hareket edilerek yapılacak işlerin, genellikle başarıya ulaştırılması da adetullahın gereğidir.

   "İslâmi tebligatta muhatabımız istisnasız bütün insanlardır. Öyle ise görüşü ve görüntüsü ne olursa olsun, davamız herkese anlatılmalı, davet her kesime yapılmalıdır. Tebliğ ve davet bizden, hidayet Allah’tandır."

"Namaz dinin direği, cihat ise zirvesidir."
Cihat, huzur ve hürriyet içinde yaşanacak, temel insan haklarına saygı duyulacak bir ortamı hazırlama gayretidir. Ülke içerisinde yapılan ilmi-ahlaki ve siyasi hizmetlerdir. Askeri ve silahlı cihad ise, ancak dışarıdan saldıracak düşmanlar için geçerlidir.

   "Cihadın önemini şuradan anlayınız ki, meselâ namaz kılarken ateşe düşmekte olan bir çocuğu korumak, kendisine yaklaşan yılan ve canavardan sakınmak veya malını çalınmak ve telef olmaktan kurtarmak için, sonra iade etmek üzere namaz terk ve tehir  edilir. Yani can ve mal ile namaz arasında bir tercih yapmak gerekirse, mal ile can, namaza tercih edilir.

   Ancak mal ile canı feda etmek gerekse de, mutlaka cihada devam edilecek, hiçbir bahane ile cephe terk edilmeyecektir."

   Her iki halde de, sadece İslam’ın emrine uymuş oluyoruz demektir.

 

   "Allahın rızası, ordu içindeki zahiri rütbe ve rağbete göre değil, üstlendiği görevi üstün bir gayret ve samimiyetle, canla-başla yapmaya bağlıdır."

   Burada ki " Ordu" dan maksat, silahlı ve askeri birlik değil, disiplinli teşkilat demektir.

   «Sizin kökünüzde ne yatar» deniyor. İşte bizim kökümüzde  ne yattığının açık cevabını veriyorum. Bizim kökümüzde bu Cumhuriyetin kökünde yatan yatıyor, bizim kökümüzde Seyit Çavuşun imanı yatıyor. Bizim kökümüzde Sakarya’nın imanı, bizim kökümüzde bin yıllık tarihin 50 milyon şehidin inancı yatıyor.

   Bizim kökümüzde şehidi şehit yapan, gaziyi gazi yapan manâ yatıyor Ya sizin kökünüzde ne yatıyor?

   "Batıl tarafına ve düşmanlarımıza, bizden daha çok imkân ve fırsat verilmesi ve çok çeşitli cephelerden bize hücuma geçilmesi Müslümanlar için bir rahmet ve fazilet sebebidir."

   Avrupa kültürü ile er ya da geç hesaplaşacağız. Bundan kurtuluş yok. Biz kararımızı bu hesaplaşmaya göre vermek durumundayız. Biz batılı değiliz. Biz avrupalı değiliz. O zaman hesabımızı ve çalışmalarımızı bu farklılık üzerine yoğunlaştırmak durumundayız.

   Zaman üzerine faizle alınan bir borcun nasıl ödeneceğinin eğrisi çizildiği takdirde, bu eğrinin bir üstel fonksiyon olduğu görülür. Bu eğriyi çizerseniz ilk başta hafif hafif gittiği ama belli bir noktaya geldikten sonra birden bire yukarıya fırladığını görürsünüz. Bu durum her üstel fonksionun tabii halidir. Mesela; motorlardaki patlama bu espiriye uygun bir olaydır. Bir motor oksijenle yakıt molekülleri arasındaki kimyasal reaksiyon önce yavaş yavaş başlar. Fakat bir süre sonra patlama meydana gelir. Sosyal olayların yapısıda üstsel fonksiyona uygundur. Faiz olayı da böyledir.

   "Biz, başkalarının değil, kendi muhasebemizi yapmak ve hesabımızı sağlam tutmakla mükellefiz."

   "Ben gizli bir hazine idim. Bilinmek için mahlukatı yarattım" mealindeki Hadis-i Kutsi’de dahi, cihadın temeli olan tebliğ ve tanıtma esasına işaret edilmektedir."

   "Bazı sapık Yahudilerin dünyaya hakim olma plan ve politikalarına Siyonizm denir."

   “Siyonizmi bir timsaha benzetirsek, bu timsahın üst çenesi Kominizm, alt çenesi Kapitalizm’dir.”

   Türkiye’de farmasonluk, siyonistlik, koministlik ve şahsiyetsizlik saltanatı mutlaka yıkılacaktır.

   “Bizim Davamızda kimse kendi için yaşamaz, herkes kardeşi için yaşar. Menfaati Öldürmenin en kolay yolu budur..”

   Biz elhamdulillah inançlı insanlarız, biz inanıyoruz ki, Allah bize yardım eder. Allah bize yardım ettiği zaman ancak biz galip geliriz. Kimse bize galip gelemez.

   Namaz Kılan Köleler Olmayacağız...

   Biz seçimler için değil, gelecek nesiller için çalışıyoruz.

   Cihad, izzet ve aydınlık, gevşeklik ise zillet ve karanlıktır.