HASEN VE SAHİH HADİSLERDEN SEÇMELER (31)

e-Posta Yazdır PDF

252- Ata, Cabir’den, şöyle dediğini rivayet etmiştir: “Hz. Peygamber’le beraber korku namazında bulundum. Bizi arkasında bulunmak üzere iki saf yaptı. Düşman kıble ile Peygamber arasında idi. O, tekbir aldı. Arkasında biz de tekbir aldık. Sonra rüku yaptı. Biz de rukü yaptık. Sonra iki secdeyi yaptı biz de yaptık. Arkada bulunan saf kalktı, düşmana karşı durdu. Rasululah arkasında olan safla ikinci secdeyi yaptı. O sırada saf secdeye vardı. Sonra kıyama kalktılar. Düşmanla karşılaşmaya giden saf öne, öndeki saf da arkaya geçti. Sonra Rasulullah rukü yaptı biz de beraber rukü yaptık. O başını kaldırdı, biz de kaldırdık. Sonra Rasulullah secdeye  vardı, biz de vardık. O sırada birinci rekatta muahhar olan saf düşmanın karşısına geçti. Resulullah ve arkasında bulunan saf secde ettiler. O selam verdi biz de selam verdik. Cabir şöyle demiştir: Sizin emirlerinize yaptığınız gibi onlar da Peygamberlerine itaat etmişlerdi”.


253- Ebû Hureyre’den rivayet edildiğine göre Rasulullah şöyle buyurmuştur: “Şeytan sizden biri uyuduğu zaman kafasının arka kısmına üç düğüm vurur. Her bir düğüme şöyle yazmıştır: Senin için uzun bir gece vardır, yat uyu. Eğer bu adam uyanır Allah’ı zikrederse bir düğüm çözülür, kalkar abdest alırsa bir düğüm daha çözülür, namazı kılarsa bir düğüm daha çözülür ve o adam huzurlu ve neşeli olarak sabaha çıkar. Eğer böyle yapmazsa sabaha huzursuz ve tembel olarak çıkar”. Bu hadisi Buhârî ve Müslim rivayet etmiştir.


254- Abdurrahman b. Şibl’den şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Rasûlullah karganın yem toplaması gibi secde etmekten, yırtıcı hayvanların kollarını yere koyarak yayılması gibi secde etmekten ve kişinin devenin bir yer tutması gibi mescidde kendisine yer edinmesinden nehyetti”. Bu hadisi Ebû Dâvûd, Nesâî ve Dârimî rivayet etmiştir.


255- Vâbisa b. Ma’bed’den şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Rasûlullah safın arkasında tek başına namaz kılan birini gördü ve ona namazını tekrar kılmasını emretti”. Bu hadisi Tirmizî, Ebû Dâvûd ve Ahmed b. Hanbel rivayet etmiştir.


256- Ebû Mes’ûd el-Ensârî’den şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Rasûlullah namaza başlarken omuzlarımıza dokunur ve şöyle derdi: Düz durun, ileri geri durmayın ki kalpleriniz farklılaşmasın. Benim ardımda önce dini alanda bilgi sahibi olanlarınız, sonra onları takip edenler, sonra onları takip edenler saf tutsun”. Bu hadisi Müslim rivayet etmiştir.


257- Enes’ten Rasulullah’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Öndeki safı tamamlayınız, sonra takip eden safı tamamlayınız, eğer eksiklik olacaksa son safta olsun”. Bu hadisi Ebû Dâvûd rivayet etmiştir.


258- İbn Ömer’den Rasulullah’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Havalar çok sıcak olduğu zaman namazları vaktinin soğuk anında kılınız. Çünkü sıcaklık, cehennemin solumasındandır”. Bu hadisi Buhârî ve Müslim rivayet etmiştir.


259- İbn Ömer’den Rasulullah’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Namaza kamet getirildiğinde akşam yemeği konulduğunda önce yemeği yeyiniz, yemeği bitirinceye kadar acele etmesin”. Bu hadis Buhârî ve Müslim rivayet etmiştir.


260- Aişe’den şöyle dediği rivayet edilmiştir: Rasûlullah’ın şöyle buyurduğunu işittim: “Yemek hazırken namaz kılınmaz, idrar ve gaita sıkıştırdığı zaman da namaz kılınmaz”. Bu hadisi Müslim rivayet etmiştir.


261- Ebû Hureyre’den Rasulullah’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Namaza kamet getirildiğinde farz namaz dışında bir namaz kılınmaz.” Bu hadisi Müslim rivayet etmiştir.


262- İbn Ömer’den şöyle dediği rivayet edilmiştir: Rasulullah şöyle buyurdu: “Sizden birinizin hanımı mescide gitmek için izin istediği zaman onu engellemesin”. Bu hadisi Buhârî ve Müslim rivayet etmiştir.


263- Abdullah b. Mes’ûdun hanımı Zeynep’ten şöyle dediği rivayet edilmiştir: Hz. Peygamber bize şöyle buyurdu: “Sizden biri mescide geldiğinde koku sürünmesin”. Bu hadisi Müslim kitabına almıştır.


264- Ebû Saîd el-Hudrî’den Rasûlullah’ın şöyle dediği rivayet olunmuştur: “Sizden biriniz esnediğinde ağzını gücü yettiğince eliyle kapasın, şüphesiz ki şeytan (ağızdan) girer.” Bu hadisi Müslim kitabına almıştır.


265- Sehl b. Sa’d’dan Rasûlullah’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Kim (namaz kıldıran) namaz kılarken yanılırsa onu Sübhanellah diyerek uyarsın, el çırpma ise kadınlar içindir.” Bu hadisi Buhârî ve Müslim kitaplarına almışlardır.


266- Ebû Saîd’den Rasûlullah’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Sizden biri namazında şüphe edip üç mü dört mü kaç rekât kıldığını bilmezse, şüpheyi bıraksın ve kanaat getirdiği rekât üzerine namazını tamamlasın. Sonra selam vermeden önce iki secde yapsın. Eğer beş kılarsa onu altıya tamamlasın, eğer dörde tamamlarsa bu şeytanın istemediği bir şey olur”. Bu hadisi Müslim kitabına almıştır.


267- Abdullah b. Mes’ûd’dan rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber öğle namazını beş rekât kıldı. O’na öğle namazının rekât sayısı artırıldı mı? dendi. O: “Bunu niçin söylüyorsunuz” dedi. Bunun üzerine: “Beş rekât kıldın” dediler. Bunun üzerine selam verdikten sonra iki secde yaptı. Bir rivayette ise, Hz. Peygamber’in şöyle buyurduğu belirtilir: “Ben de sizin gibi bir beşerim, sizin unuttuğunuz gibi ben de unuturum, unuttuğum zaman bana hatırlatınız, sizden biri namazında şüphe ettiği zaman doğruyu araştırsın ve onun üzerine tamamlasın, sonra selam versin sonra iki secde yapsın.” Bu hadisi Buhârî ve Müslim kitaplarına almışlardır.


268- Ebû Katâde’den Rasûlullah’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Şüphesiz ki ben uzun kılmak düşüncesiyle namaza giriyorum, bir çocuğun ağlamasını duyunca, onun ağlamasından dolayı annesinin çektiği üzüntüyü bildiğim için, namazı kısa tutuyorum” Bu hadisi Buhârî kitabına almıştır.


269- Târık b. Şihâb’tan Rasûlullah’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Cuma namazını, köle, kadın, çocuk ve hasta hariç her müslümanın cemaatle kılması gereklidir.” Bu hadisi Ebû Dâvûd kitabına almıştır.


270- Ammâr b. Yâsir’den Rasûlullah’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Kişinin namazının uzun, hutbesinin kısa olması onun fakihliğini gösterir. Öyleyse namazı uzatınız, hutbeyi kısa tutunuz ve şüphesiz ki muhatabı tesir altına almak açıklamanın bir sonucudur”. Bu hadisi Ahmed ve Müslim kitaplarına almışlardır.