HASEN ve SAHİH HADİSLERDEN SEÇMELER 24

e-Posta Yazdır PDF

Sevap, Ceza ve İman (devam)
134- Ebu Umâme’den nakledilmiştir. O
dedi ki: Bir aralık Resulullah mescidde, biz
de onunla birlikte oturuyorduk. Bir adam
geldi, dedi ki: Ya Resulallah, ben had cezasını
hakettim, onu bana tatbik et. Resulullah
sustu. Üçüncü kez geldi, aynı sözü söyledi.
Ne zaman ki namaz kılındı, Resulullah yüzünü
cemaate döndü. Ebu Umame dedi ki:
O adam Resulullah’ın arkasından gitti, ben
de takip ettim, Resulullah’ın ne gibi muamele
yapacağına baktım. O adam Resulullah’a
yetişti. Dedi ki: Ya Resulallah ben had
cezasını hakettim, onu bana tatbik et. (Had
cezası umuma, halka tatbik edilen amme
cezası olup ferdin affetmesiyle düşmez.)
Ebu Umame dedi ki: Resulullah ona dedi ki:
“Ne dersin, evinden çıktığın zaman abdest
almadın mı? Abdestini güzel yapmadın
mı?” Adam: Evet ya Resulallah.
Resulullah dedi ki: “Sonra bizimle namaz
kılmadın mı?” Adam, evet dedi. Resulullah
ona dedi ki: “Allah senin haddini gerektiren
günahını mağfiret etti.” veya
“günahını affetti.” Hadisi Müslim kitabında
zikretmiştir. (Resulullah, ikrar sayısının
dörde ulaşmamasından dolayı haddi uygulamamıştır.
Eğer dört kere ikrarda bulunsaydı,
dört ikrar dört şahit yerine
geçeceğinden haddi uygulayacaktı.)
135- Hz.Ömer, Resulullah’tan nakletmiştir.
Resulullah buyurdu ki: “Bir kimse
kardeşini küfre nisbet ederse (yani
mümin kardeşine kafir derse) onlardan
birisi kafir olarak dönmüş olur.” (Yani
kafir dediği kimse kafir değilse, ona kafir
diyen, kafir olur.) Hadisi, Müslim kitabında
zikretmiştir.
136- Ebu Hureyre’nin Hz.Peygamber’den
naklettiği bir hadiste Hz.Peygamber
buyurdular ki: “Kıyamet gününde her hak,
sahibine verilecektir. Hatta boynuzsuz
koyun, boynuzludan hakkını alacaktır.”
Hadis müttefakun aleyhtir.
137- Cabir ve Hüzeyfe’den nakledilmiştir.
Resulullah: “Her marufu (yani dine
ve akla uygun şeyi) yapmak, sadaka vermek
demektir.” Hadis müttefakun aleyhtir.
138- Ebu Zerr’den nakledilmiştir. O
Resulullah’ın şöyle dediğini bildirmiştir: “Her
tesbih (subhanellah) sadakadır. Her tekbir
(Allahuekber) sadakadır. Her tehlil
(lailaheillallah) sadakadır. Her münkeri
nehyetmek ve marufu emretmek sadakadır.
Sizden birinin nikahlanmak suretiyle
iffetini koruması da sadakadır.” Dediler ki:
Ya Resulallah, bizden birinin iffetini korumasında
nasıl bir sevap olur? Dedi ki: “Haramlarla
hayatı sürdürmek günah oluyor,
işte bunun gibi helal olarak iffetli yaşamakta
da sevap vardır.” Hadisi Müslim rivayet
etmiştir.
139- İbn Abbas’tan nakledilmiştir.
Hz.Peygamber buyurdular: “Allahu Teala
iyilikleri, kötülükleri yazdırmıştır. Sonra
da bunları açıklamıştır. Bir kimse bir iyilik
yapmaya yeltenir de onu yapmazsa,
Allahu Teala tam bir iyilik yazar, bir
kimse bir iyiliği yapmaya teşebbüs eder
de yaparsa, Allahu Teala ondan yediyüze
kadar hatta daha da fazla iyilikleri katkat
ederek yazar. Eğer kötülüğe teşebbüs
eder de yapmazsa, Allahu Teala tam bir
iyilik yazar, şayet teşebbüs eder de kötülüğü
yaparsa bir günah yazar. Helak olan
kendini helak etmiştir.” Hadisi Şeyhan
(Buhari, Müslim) rivayet etmiştir.
140- İmran İbn Huseyn’den nakledilmiştir.
İmran dedi ki: Bir defasında Resulullah
bir sefere çıkmıştı. Ensar’dan bir kadın
da devesinin üzerinde idi. Deve sıkıntı verdi.
Kadın da ona lanet etti. Resulullah bunu
işitti ve dedi ki: “O devenin üzerinde olan
eşyayı indirin,deveyi serbest bırakın. Zira
o lanete uğramıştır.” İmran dedi ki: Sanki
ben şu anda o deveyi görüyorum. İnsanların
arasında yürüyor, hiç kimse ona bir şey yüklemiyor.
(Kadının bu tasarrufu, Hz.Peygamber’in
tepkisiyle sonuçlanmış ve bir daha
böyle bir hataya düşülmemesi için devenin
başıboş ve işe yaramaz bir şekilde bırakılmasına
sebep olmuştur.) Hadisi Müslim rivayet
etmiştir.
141- Enes’ten rivayet edilmiştir.
Hz.Peygamber buyurdular ki: “Kim kasten
bana yalan nisbet ederse cehennemdeki
yerine hazırlansın.” Hadis müttefakun
aleyhdir.
142- Cabir’den rivayet edilmiştir. Cabir
dedi ki: Resulullah’ın şöyle dediğini duydum:
“Bir kimse ne haldeyken ölürse o hal
üzere diriltilir.” Müslim rivayet etmiştir.
143- Ebu Said el-Hudri’den nakledilmiştir.
Resulullah buyurdular ki: “Siz daha
önceki ümmetlerin yoluna gireceksiniz.
Öyle ki karış karış, zira zira yakınında
olmak üzere tabi olacaksınız. Hatta onlar
bir büyük kertenkelenin veya benzeri bir
hayvanın deliğine girse sizde onlara tabi
olarak oraya gireceksiniz.” Sorduk ki: Ya
Resulallah o tabi olduğumuz kimseler yahudiler,
hristiyanlar mıdır? Hz.Peygamber buyurdu
ki: -Ya kim olabilir?” Hadisi Buhari
rivayet etmiştir.
144- Ömer İbnül Hattap’tan rivayet
edilmiştir. O dedi ki: Resululah’a esirler getirildi.
İşte o sırada bir kadın esirler arasında
araştırıyor, bir çocuk bulduğu zaman onu
alıyor, bağrına basıyor ve emziriyordu. Resulullah
bize dedi ki: “Şu kadını görüyorsunuz.
O çocuğunu ateşe atar mı?” Biz
dedik ki: Hayır. Allah’a yemin olsun ki onu
atmamaya imkan bulursa atmaz. Resulullah
buyurdu ki: “Allah kullarına o kadından
çok daha merhametlidir. Onları ateşe
atmaz.” Hadisi Buhari, Müslim rivayet etmiştir.
145- Ebu Hureyre rivayet etmiştir. Resulullah
buyurdular ki “Kim cennete girerse
onun nimetlerinden istifade eder.
Ümitsizliğe düşmez, Elbisesi eskimez.
Gençliği yok olmaz.” Hadisi Müslim kitabına
almıştır.