Yılbaşı, Toplumsal Bir İsyandır

e-Posta Yazdır PDF

Soru: Yılbaşı ve yılbaşı kutlamaları hakkında bilgi verir
misiniz?

Cevab: Bismillahirrahmanirrahim.

31 Aralık gününü, 1 Ocak gününe bağlayan
gece yılbaşı gecesidir.
Dinimizde noel ve yılbaşı kutlamalarının yeri yoktur.
Bu yılbaşının biz Müslümanlar için, resmî ve milletlerarası
bir takvim başlangıcı olmak ilgi ve alâkasından başka hiçbir
kıymet ve değeri asla yoktur. Biz Müslümanlar için Muharrem
ayının birinci gecesi: Yılbaşı gecesidir. İslâm'da yeni yıl,
Muharrem ayının birinci günü ile başlar. Fakat,maalesef
Müslümanların büyük bir kısmının haberi bile olmaz.Müslümanların
bu günkü halini şair ne güzel dile getirmiş:


Bir elde kadeh! Bir elde Kur’an!
Ne helâldır işimiz, ne de haram!
Şu yarım yamalak dünyada,
Ne tam kâfiriz, ne de tam bir Müslüman!
Müslümana:
Sen hıristiyan mısın?” diye sorsan darılır.Amma yılbaşında
hindi, kaz; yemesine bayılır... Çam deviren hindici, nasıl
mü'min sayılır... Bilmiyoruz çoğumuz ne edip yapıyoruz:
“Batı, Batı” diyerek, eyvah! Hep batıyoruz! Yaklaşınca her sene,
öz yurdumda yılbaşı: Yapılır milletime Firenkçe türlü aşı!..
Buna, ağlar ağacı; hem toprağı, hem taşı: Müslümanız (!) onlarla,
Noel de yapıyoruz. “Batı, Batı!” diyerek, eyvah! Hep batıyoruz!..

ALLAH Müslümanlara intibahlar versin! Amin.Gayr-ı müslimlerin
bayramlarında sevinmek, onların kutsal saydığı günleri kutlamak,
onların adetlerine uymak, onlara benzemek kesinlikle caiz değildir,
 büyük günahlardandır. Müslümanın, bir başka dinin şiarı yani alamet-i
 farikası olan bir fiili kendi iradesi ile yapması küfürdür. Fukaha:
Mecusilerin bayram kabul ettikleri Nevruz ve Mihrican günlerinde, bu
isim adı altında hediye vermenin caiz olmadığı, verilen bu hediye bile,
bugünlere tazim kasdı bulun-duğu takdirde küfre, kâfirliğe düşüleceği,
 fetvasını vermişlerdir. Hanefilerden Allame Ebu Hafs şöyle der:
 Müslüman bir kimse, ALLAH Teâlâ’ya elli yıl ibadet etse, sonra bir
müşrike Nevruz günü bayramını tebrik, tazim maksadıyla bir yumurta verse,
 muhakkak kâfir olur ve ameli de mahvolur. Aynı gün, herhangi bir tazim
kasdı bulunmaksızın, insanların normal adeti üzere bir Müslümana hediye
verse, kâfir olmaz. Fakat, şüpheyi yok etmek için bunu, o günden
önce veya sonra vermesi gerekir. O müşriklerin herhangi bir bayram
günlerinde, önceleri satın almadığı bir şeyi satın alsa, eğer bununla
tazim kasd etmiş ise kâfir olur. Yok, tazim maksadı bulunmadan, sadece
 yemek, içmek ve zevklenmek için satın alırsa kâfir olmaz.”3

 

Noel ve yılbaşı gecesinde tertip edilen ve dinen gayr-ı meşru olan
 eğlencelerin, işlenilen haramların meşru ve mübah kabul edilmesinin; hele
hele çam ağacı altında yemek yenilirse, ömür uzarmış, yeni yılın ilk saatlerine
 neş'e içinde girilirse, gelecek yıl aynı neş'e ile devam edermiş, genellikle
karla örtülü, kırmızı başlıklı paltosu ve kocaman beyaz sakalı ile temsil edilen
 efsanevî bir kişi noel babanın, gökyüzünde rengeyiklerinin çektiği bir kızakla
 ya da yerde eşek sırtında veya yaya olarak dolaştığına ve evlere bacalardan
 inerek başta çocuklar ve fakirler olmak üzere insanlara çeşitli hediyeler
 bıraktığına ve benzeri hurafelere inanmanın neticesi: Kâfir olmaktır,
dinden çıkmaktır.

Açıklık-saçıklık ve fuhuş: Noel ve yılbaşı gecesinde kadın-erkek dekolte
 kıyafetleriyle dans etmek, dinimizin ahlâk ve haya esaslarına aykırı olup
 haramdır. Ayrıca bu gecede eğlenmek adına yüzlerce genç kız bekâretini;
hanımlar namus ve iffetini kaybediyor ve bunun dayanılmaz sonucu
olarak fuhşun çirkef kollarına düşüyor. Bu tür manzaraları her yılın ilk
 haftasında gazete ve haber programlarından içimiz sızlayarak izliyoruz.
Bu gecede; özellikle fuhuş ticareti yapanlar işbaşında oluyorlar.
Kendilerine sermaye kazandırmak için  kollarını sıvamış, adeta avının
üzerine atlamaya hazır bir aç kurt gibi masum ve cehaletinin kurbanı hanım
 yavrularımızı bekliyorlar. Millî ve millisiz bütün piyango biletleri, eşya
piyango biletleri kumar olup bunları almak, satmak kesinlikle haramdır.
Bunlardan kazanılan para da gayr-ı meşrudur, haramdır. Faiz, kumar, rüşvet,
piyango v.b. haram yolla elde edilen gelirin cami, okul yapımında
kullanılması veya vakıflara bağışlanması dinimize göre caiz değildir.
Haram kazanç  ile hayır yapılamaz. Bunların resmî kurumlar tarafından tertip
 ve organize edilmesi, himaye görmesi veya bir kuruluşun, herhangi bir kurumun
 menfatına olması onun dînen meşrû ve câiz olduğu anlamına asla gelmez.
 Çünkü helal ve haram kılıcı sadece ALLAH Teâlâ'dır. Bu hükmü hiçbir kimse,
hiçbir kuruluş ve hiçbir merci değiştiremez. Bunu inkâr eden kâfir olur.
 İnkâr etmeden uymayan da günahkâr olur.
Mevzuyu şu şiirle noktalıyoruz:


Ya Rab! Böyle mi olacaktı, benim cennet yurdum?
Baktım da etrafıma yalnızım, ağladım durdum.
Bir mânâ veremedim, şu Milâdî yıl başına!
Şaştım da kaldım, Müslümanların vah telaşına!
Çevirdim başımı, nereye ettimse bir nazar.
Gördümki, noel için hazır, yer-yer çarşı-pazar.
Haykırmak gelmişti içimden, seslendim millete.
Heyhat! Duyuramadım, ne Âhmed'e ne Mehmed'e.
Ey Âlem-i İslâm'ın baş tacı, büyük Türkiye!
Mukaddesatı unuttun, Avrupa diye diye!

Yurdumu işgal eylemiş, şu garbın safsatası,
Kiminin maymunu var, kiminin “Noel babası!”
Anladım, zaman geçmekte bugün dünden de beter.
Kim bilir? Yarın ne hâle düşecek bu şaşkın beşer.
Kulaklar tıkanmış, gözlere çekilmiş perde.
Nankör adam, fazilet arıyor geçmiş giderde.
İslâmdır bu vatanın dini, kitabı Kur’an-ı Kerim'dir.
Müslümanın bayramı, Ramazan ve Kurbandır.
Kalamaz bu böyle Fatihin, Yavuzun diyarı,
Noel kutlamada, geçerek hiristiyanları.

Maziyi düşündüm de, hayran oldum istiklâle
Ecdadıma söz verdim, varmak için istikbâle,
Çanakkale'de şehidlerim kefensiz yatıyor!..
Sakarya'nın rengi, hâlâ kıpkızıl kan akıyor!..
Şehidlik, gazilik şerefidir Müslümanların.
Düşmanlara alkış tutmak, işidir alçakların.
Şu alçakça yaşayanların aklına yanayım.
Gel ölüm gel, neredesin? Kanımla yıkanayım!
İstemem bu hayatı, Sultan etseler cihanda.
Ölürüm, şerefimle yatarım, toprak altında.
Ya Rab! Hidâyet ver kurtulsun bu millete.

İslâma gelsin milletim son versin şu zillete.
Bu duygu ve düşüncelerle yeni bir yıla 2010
yılına girerken geçmiş yılın ve yılların muhasebesini
yaparak önümüzde kalan sınırlı zaman dilimini
daha iyi kullanma bilinci kazanmamızı, bu yeni yılın
milletimize ve bütün insanlara hayırlar getirmesini;
yoksulluğun, açlığın, doğal felâketlerin yaşanmadığı,
savaş ve terör gibi üzücü olayların son bulduğu
bir dönem olmasını, yeni yılın bütün insanlığa
huzur ve barış getirmesini, daha nice yeni yıllara
sıhhat ve afiyetle erişmemizi ve bu yılların Rabbimizin
istediği manada kâmil iman ve salih amelle
geçirilmesini, değerlendirilmesini ve tüm İslâm aleminin
birlik ve dirliğine, dünyanın pekçok yerinde
haksızlığa ve saldırıya uğramış Müslüman kardeşlerimizin
kurtuluşlarına, insanlığın hidayet ve barışına,
huzur ve saadetine; dünyanın değişik
bölgelerinde akan kan ve gözyaşının durmasına,
maddî ve manevî hayırlara-bereketlere vesile olmasını
Cenab-ı Hakk'tan dilerim.
............................................................
1 Tevbe sûresi:28 , 2 Araf sûresi:6, 3 İbn-i Abidin, 5/659-660