Zilhicce Ayının İlk On Günü

e-Posta Yazdır PDF

18 kasım 2009 Çarşamba günü Zilhicce ayının biridir. Zilhicce: Ayların on ikincisi ve haram ayların ikincisidir. İçinde Kurban bayramının da bulunması sebebiyle mübarek ayların en mühimleri arasında yer almaktadır. Zilhicce'nin sekizinci gününe "Terviye günü" dokuzuncusuna "Arefe günü"; Kurban bayramı gününe yani onuncu güne "Nahr günü", ondan sonraki üç güne de "Teşrik günleri" denilmiştir. 

Zülhicce'nin ilk yarısındaki günler, yüce ALLAH katında değerli günler arasındadır Hatta: "Cuma haftanın; Zilhicce'nin ilk onu ise yılın mübarek günleridir" denilmiştir. Buna göre Zilhicce'nin ilk onuna tesadüf eden Cuma, her iki fazileti de toplayacağı için yılın en mübarek günlerinden biri sayılmıştır. 

Hz. Peygamber (S.A.V.) efendimiz ve ashâbı kiram pek çok fazîletin bir arada toplandığı Zülhicce'nin ilk yarısını zikr, tesbîhât, ibâdet ve tefekkür ile geçirirler, yoksullara yardım ederlerdi. Dolayısıyle onları örnek alarak Müslümanların o günlerde ibadetlerine dikkat etmeleri, dualarını artırmaları, hayır ve hasenâtı daha çok yapmaları, kendilerini nefs muhâsebesine tabi tutarak hatalarına tevbe etmeleri uygun olur. Şunu da hatırlamak gerekir ki, bilhassa Zülhicce'nin ilk yarısı içinde hac ve kurban ibadeti vardır. Bugünlerde milyonlarca hacı telbiye getirmekte, Kâ'be'yi tavaf etmekte, tüm Müslümanlar için dua etmektedirler. Malî durumu uygun olan yüz milyonları aşan Müslümanlar kurbanlarını kesmektedirler. 

Bu sebeble, Zilhicce ayının özellikle ilk on gününün ve gecelerinin büyük bir önemi vardır. Ayrıca: "On geceye yemin olsun ki"1 ayet-i kerimesi ile, ekseri müfessirlere göre zilhicce aynın ilk on gecesi kastedilmiştir.2 Abdullah b. Abbas (R.A.) şöyle: Ayet-i kerimede geçen "On gece": Zilhicce ayının ilk on gecesidir, demiştir.3 Ayet-i kerimede on gün değil de, "On gece" buyrulmasının sebebi: Günlerinin dokuz olmasındandır. Zira, onuncu gün bayramdır. Geceleri ondur. Zilhicce ayının ilk on gününde peygamberlere ALLAH Teâlâ'dan nice ikramlar gelmiştir. Ayrıca bu on günlerde yapılacak amellerin hayli faziletleri vardır. Abdullah b. Abbas (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz: “Başka günlerin hiç birinde şu zilhiccenin ilk on gündeki amellerden daha efdal hiçbir amel yoktur” buyurdu. Sahabe-i Kiram: Ya Resûlellah! ALLAH yolunda cihad da mı, o günler kadar sevimli değildir? Diye sordular. Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz: "ALLAH yolunda cihad da! Ancak bir kimse, canını, malını tehlikeye atarak çıkar, hiçbir şeyle dönmezse, yani cihad sırasında ölürse o kimse hariç." 4 buyurdu. 

Hadis-i Şerif, Zilhicce ayının ilk on gününde yapılan ibadetlerin sevabının başka günlerde yapılan ibadetlerin sevabından daha fazla olduğuna delalet etmektedir. Bu hadis-i şeriften anlaşıldığına göre bazı yerler başkalarına nisbetle daha üstün olduğu gibi, bazı zamanlardan da başka zamanlara üs-tünlüğü vardır. Zilhicce'nin on günü de senenin diğer günlerinden daha faziletlidir. Bu üstünlüğün faydası şurada görülür: Bir kimse en faziletli günlerde oruç tutmayı veya başka bir ibadeti adasa, adağını bu günlerde yerine getirir. Eğer en faziletli bir günde oruç veya ibadeti adamışsa, o adağını da Arefe, Kurban Bayramından önceki günü yerine getirir. Çünkü Zilhicce ayının on gününden en faziletlisi arefe günüdür. Eğer haftanın en faziletli gününü kast ederse, o zaman cuma günü olur. Bu hadis-i şeriften anlaşıldığına göre, belirtilen günlerin ibadeti, ALLAH yolunda cihaddan daha üstündür. Nitekim sahabilerin cihadla ilgili sorusu ve Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin cevabı bu hükmü daha açık olarak ortaya koymuştur. Hem canı, hem de malı ile ALLAH için savaşan ve kendisi şehid olan ve malı düşman tarafından zaptedilen kişi ise, bundan müstesnadır. 

Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin işaret edilen günlerdeki ibadetin cihaddan bile faziletli olduğunu bildirmesinden maksadının, hac ibadetini engelleyeceği için sadece o günlerdeki cihadla ilgili olması muhtemeldir. Çünkü Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin en üstün iba-detin ALLAH yolunda cihad olduğunu belirten hadisleri vardır. Nitekim Ebû Hureyre (R.A.)den rivayete göre: Bir adam Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimize gelip: Ya ResûlALLAH! Bana cihada denk bir ibadet göster, demiş. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz: "Öyle bir ibadet bulamıyorum. Sen, mücahid savaşa gittiğinde mescidine girip bıkmadan namaz kılmaya, ara vermeden oruç tutmaya muktedir misin?" cevabını vermiştir. Adam da: - Bunu kim yapabilir ki? demiş 5 Görüldüğü üzere Ebû Hureyre'den rivayet edilen bu hadis-i şerif açık bir şekilde en faziletli ibadetin ALLAH yolunda cihad olduğunu göstermektedir. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz Zilhicce ayında oruç tutardı ve tutmaya teşvik ederdi. Resûlullah (S.A.V.) efendimizin hanımlarından birinin Ümmü Seleme (R.Anha) validemiz şöyle demiştir: Hz.Peygamber (S.A.V.) efendimiz; Zilhicce'nin dokuz günü, Aşure günü ve her ay, ayın ilk pazartesi ve perşembe günleri olmak üzere üç gün oruç tutardı.6 Bu hadis-i şerif, zilhiccenin ilk dokuz gününde oruç tutmanın faziletli ameller arasında olduğunu belirtmektedir. Bilhassa dokuzuncu gün ki Arafe'dir. O gün oruç tutmanın faziletiyle ilgili pekçok hadisi şerif vardır. 

Hz.Hafsa (R.Anha) validemiz şöyle der: Dört şey var ki, Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz yaşadığı müddetçe hiç bırakmadı:

1- Aşûra orucu,
2- Zilhicce'den ilk on gün,
3- Her aydan üç gün,
4- Sabah namazından önce iki rek'at.. 7 

Ebû Hureyre (R.A.)den rivayete göre de Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurdu: "Zilhicce ayının bu ilk on gününde ibadet etmek kadar, ALLAH'a daha sevgili olan hiçbir gün yoktur.Ondaki her bir günün orucu bir yıllık oruca sevabca eşittir. Ondaki bir gece kıyamı ibadetle ihya edilmesi Kadir Gecesi'nin kıyamına, ihyasına eşittir." 8 Zilhicce'nin ilk on gün ve gecesini değerlendirenler için denilmiştir ki: Bir kimse, bu on günleri değerlendirir ise.. ALLAH Teâlâ ona on ikramda bulunur.

Şöyle ki:
1- Ömrü uğurlu ve bereketli olur.
2- Malında bereket olur, artar.
3- ALLAH onun çoluk çocuğunu korur.
4- Günahlarına kefaret olur.
5- Yaptığı iyiliklere kat kat sevab alır.
6- Ölüm halini kolay eyler.
7- Kabrindeki karanlık günlerine aydınlık verir.
8- Mizanında iyilik tarafını ağır bastırır.
9- Düşük hallere girmekten kurtarır. Yani: Öbür âlemde.
10- Cennetteki derecelerini yükseltir. 

Zilhicce'nin ilk on gün ve gecesinin böyle faziletli olmasının sebebi Hac farizasını yerine getirmek isteyen mü'minlerin kutsal topraklarda bu on gün içinde mahşerden bir tablo oluşturması ve kalplerin, dertlerin, hedeflerin tek kalp, tek dert ve tek hedef haline gelerek Kâbe ile birleşmesi büyük bir olaydır ki, ALLAH'tan insanlardan yana razı olup seçtiği İslâm dininin kardeşlik, birlik ve dirlik dini olduğunu isbatlamaktadır. 

Arefe günü: Zilhicce ayının dokuzuncu günü, yani Kurban Bayramı'ndan bir önceki gün demektir. Türkiye'de Ramazan Bayramından bir gün öncesine de Arefe günü denir. Bu günde hacılar Arafat Dağı'na çıkarlar. Hacıların buradaki duruşlarına Vakfe adı verilir. Arefe günü, haccın temel rüknü olan vakfenin o gün yapılması sebebiyle büyük önem taşımaktadır. Bu günün önemine, faziletli bir makbul duanın o gün yapılan dua olduğuna dair hadis-i şerifler vardır. Hz. Aişe (R.A.) validemizden rivayete göre Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurdu: "Arefe günü vakfe sırasında Cenab-ı Hakk'ın Cehennem'den azad ettiği kulların sayısı diğer günlerde azad edilenlerle, kıyaslanmayacak kadar çoktur. ALLAH, Arefe günü vakfe yapanlara yaklaşır. Sonra onlarla meleklere karşı iftihar ederek "bunlar ne istiyorlar ki bütün işlerini bırakıp burada toplandılar" der."9 Yine Talha b. Ubeydillah (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) efendimiz: "Günlerin en faziletlisi Cuma günü olan arefe günüdür. Cuma günü olan arefe, cuma günü dışında yapılan yetmiş haccdan daha faziletlidir. Duaların en faziletlisi de arefe günü yapılan duadır. Benim ve benden önceki peygamberlerin söylediği en faziletli söz de: “Lailahe illALLAHu vahdehu lâşerikelehu = ALLAH’tan başka ilah yoktur, sadece O vardır. O'nun ortağı da yoktur” sözüdür. 10 

Hacıların zayıf düşerek asıl görevlerini aksatmalarına yol açacağı için arefe günü oruç tutmaları mekruh, hacca gitmeyenlerin aynı gün oruç tutması ise müstehap kabul edilmiştir.11 Çünkü Ebû Katade (R.A.)den rivayete göre Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurduğu: "Ben ALLAH'dan umuyorum ki Arefe günü tutulan oruç, içinde bulunulan seneden önceki ve sonraki seneye keffaret olur." 12 Arefe günü Arafat'ta vakfeye duran hacılar topluluğu mahşerin küçük bir örneğini gösterirler. Bütün hacılar, siyahı, esmeri, beyazı ve kızılı tamamen eşit şartlarda, aynı tip elbiseye bürünmüş, amiri-me'muru, zengini-fakiri hep bir arada ihramlar içinde başları açık, yalınayak vakfeye durmuş ALLAH'a yalvararak günahlarının bağışlanmasını isterler. Sosyal yönden büyük bir eşitlik arzeden bu manzara İslâm'ın insana bakış açısını göstermektedir. Bu arada şu iki hususu da hatırlatalım: 

1- Kurban Bayramı'nın dördüncü günü ikindi namazına kadar her farz namazın ardından okunan teşrik tekbirlerine de Arefe günü sabah namazından sonra başlanır. Diğer taraftan, Hanefiler'e göre Arefe ve daha sonraki dört gün içinde umre yapmak, diğer hac vazifelerini aksatabileceği için tahrimen mekruh sayılmıştır. 

2- Arefe günü, Arafat'taki hacıları taklit maksadıyla halkın Mescid-i Nebi'de veya başka herhangi bir mescid veya yerde toplanması bid'at olup manasız bir davranıştır. 13

.......................................................................................... 

1 Fecr sûresi:2,
2 Alusi, 30/119,
3 Hakim, Müstedrek, 2/522,
4 Buhari, Îdeyn:11; Ebu Davud, Savm: 61; Tirmizi, Savm: 51; İbn-i Mace, Sıyam: 39, Ahmed b. Hanbel, 2/224, 338,2/75, 132.,
5 Buhari, Cihad: 1; Müslim, İmare: 110, Tirmizi, Fezailu'l-Cihad: 1, Nesei, Cihad: 17, Ahmed b. Hanbel, 2/344-424.,
6 Ebu Davud, Sıyam: 61, Nesei, Sıyam: 83, Ahmed b. Hanbel, 5/271,6/288, 423.,
7 Neseî, Sıyam: 83, A. b. Hanbel, 6/287.,
8 Tirmizi, Savm: 52.,
9 Müslim, Hac: 436, Nesei, Hac: 194.,
10 İmam Malik "Duaların en en faziletlisi..." ibaresinden sonraki kısmını Muvatta'da tahric etmiştir. Rezin ise rivayeti baştan sona kadar tam olarak tahric etmiştir. Muvatta, Hacc:246, 1/422,
11 Alemgir, el-Fetava'l-Hindiyye, 1/229.,
12 Müslim, Sıyam:1162, İbn-i Mace, Sıyam: 40 Darimi, Savm: 54, Ahmed b. Hanbel, 5/296-297.,
13 Alemgir, el-Fatava'1-Hindiyye, 1/153.