Seçilmiş Mursi’ye Selam Olsun

e-Posta Yazdır PDF

Selam olsun seçilmiş Mursi’ye, selam olsun Rabia meydanında hak davası için can veren yiğitlere, selam olsun hak davası için can verenlere sahip çıkanlara. Selam olsun bütün ümmete. Bizler ki bu yol hak yoldur dönmeyiz, düsturu ile yola çıktık. Bizler kutlu bir davanın neferleri olmaya çalışıyoruz. Kutlu yürüyüşümüz başladı. Elhamdülillah önümüze engeller çıkarmaya çalışanlara inat devam edeceğiz.


Zulüm yapan, Allah’ın hak davasını akıllarınca söndürmek isteyen zavallılar bundan önce de oldu bundan sonra olacak. Bu dava kıyamete kadar devam edecek. Evet, bu davada kimimiz gün ışığı görmeyen zindanlarda yatacak, kimimiz ağır işkenceler görecek, kimimiz de yağlı urganlarda can verecek ama yine de yılmayacağız. Bizler biliyoruz ki eninde sonunda kazanan bizler olacağız. Çünkü bizimkisi hak davasıdır. 


Zalimler ki eninde sonunda kaybetmeye mahkûmdurlar. Onların hem bu dünyaları hem de ahiretleri berbat olmuştur.  Zavallı zalimlerin isimleri her anıldığında insanların içini nefret ve tiksinti kaplıyor. Sakın yanlış anlaşılmasın, onlara zavallı dediğim acıdığımdan değil, küçümsediğimdendir.


Ey Mursi’ye idam cezası veren zavallılar sözüm sizlere! Ey Mursi üzerinden bizlere mesaj vermek isteyen Sisi’nin efendileri bizleri korkutabileceğinizi mi sandınız? Vallahi de billahi de tallahi de korkmayız. Rabia meydanında insanların üzerlerine kurşun yağarken ölüme koşa koşa giden insanları korkutabileceğinizi mi sandınız? Evet, yeri geldi o meydanları terk ettik ama sanmayın ki ölüm korkusundan. Korktuğumuz doğrudur, ama ölüm değil, kardeşkanı dökmekten. Çok şükür hak davanın neferlerinin elinde kardeşkanı yok. Olamaz da. Müslüman haksız yere kan dökmez. Müslümanın Müslümana kanı haramdır. 


Sizler böyle cezalar vererek bizleri yıldırabileceğinizi düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Bizleri yıldıramazsınız. Bizler hak bildiğimiz davamız için o ilmiğe boynumuzu seve seve, kendi ellerimizle sokarız. Bizler Allah için ölmeye düğüne derneğe gider gibi gideriz. Hatta şehit olmak için can atar, olamadığımızda ise müteessir oluruz. Bizleri tüketemezsiniz. Bizler her ölüşten sonra yeniden çoğalarız. İsimlerimiz değişir, cismimiz değişir ama yine karşınıza çıkarız. Bazen Seyit Kutub olur, bazen Erbakan Hoca olur, bazen Bilge kral Aliya İzzetbegoviç olur, yine de karşınıza çıkarız. Bu sefer de Mursi olarak karşınıza çıktık. Allah’ın izniyle bizleri durduramayacaksınız. 


Peki, son kahraman bu Mursi kim? Muhammed Mursi, 8 Ağustos 1951 tarihinde, Mısır’ın kuzeyindeki Şarkiye iline bağlı Eladva köyünde doğdu. Beşkardeşin en büyüğü olan Muhammed Mursi ilk eğitimini orada aldı. Babası çiftçi annesi ise ev hanımıydı. Mühendislik lisansını Kahire Üniversitesi’nde aldı (1975 ve 1978). Mühendislik doktorasını Güney Kaliforniya Üniversitesi’nde tamamladı (1982). Northridge Kaliforniya Eyalet Üniversitesi’nde yardımcı doçent oldu (1982-1985). Ardından eğitim vermek için Mısır’daki Zagazig Üniversitesi’ne geldi.


İdeolojik bakımdan yakın olduğu Müslüman Kardeşler hareketi içerisinde siyasete atıldı. Mursi 2000 ve 2005 yılları arasında milletvekili oldu. Müslüman Kardeşler’in yasal olarak seçime katılmaları mümkün olmadığından parlamentoya bağımsız siyasetçi olarak girdi. Tam 5 yıl Mısır Halk Meclisi üyeliği yaptı. 2011 Mısır Devrimi’ne muhalif bir lider olarak destek verdi ve 30 Nisan 2011 tarihinde Müslüman Kardeşler’in kurduğu, Özgürlük ve Adalet Partisi’nin başkanı seçildi.


2012 Mısır cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Müslüman Kardeşler’in aday gösterdiği Hayrat Şatır’ın adaylığı düşünce, yerine Muhammed Mursi seçildi. Yoğun seçim kampanyası yürüttü. İlk turda %25.5 oy aldı ve ikinci tura girmeye hak kazandı. İkinci turda da %51.73 oy alarak, 5. cumhurbaşkanı oldu.


2012–13 Mısır protestoları adıyla bilinen, 3 Temmuz 2013 tarihinde yapılan büyük gösteriler sonucu Mısır ordusu askeri bir müdahale ile yönetime el koydu. Mursi ise darbeyi kabul etmediğini açıkladı ve yandaşlarına direnmelerini söyledi. Darbenin ardından tutuklanan Muhammed Mursi 16 Mayıs 2015 günü mahkeme tarafından idam cezasına çarptırıldı.(wikibent)


Tanıdık bir hayat hikâyesi değil mi? Bir çiftçinin çocuğu olarak dünyaya gel, dişinle tırnağınla oku ve gel kutlu davana sahip çık. Bu dava için yağlı urganları göze al. Ey Mursi’ye idam cezası veren zavallılar biz de daha bunun gibi yüzbinlerce Mursiler var. Tek tek asmayla bizleri bitiremezsiniz.


Evet, Mursi idam cezasına çarptırıldı ve Mısır müftüsü onaylarsa belki de idam edilecek. İşte burada söz biz Müslümanlara düşüyor. Ey Müslüman kardeşlerim sizlere sesleniyorum. Ta yıllar öncesinden kaleme alınan Akif’in mısraları ile;


“Baksana kim boynu bükük ağlayan. 

Hakkı hayatındır senin ey Müslüman, 

Kurtar artık o biçareyi Allah için. 

Artık ölüm uykularından uyan. 


Bunca zamandır uyudun kanmadın, 

Çekmediğin çile kalmadı, uslanmadın. 

Çiğnediler yurdunu baştanbaşa. 

Sen yine bir kerre kımıldanmadın.”

(Mehmet Akif)


Gün bugündür, dem o demdir. Gün mazluma sahip çıkma günüdür. Gün susma günü değildir. Gün zulme, haksızlığa karşı haykırma günüdür. Biz susmayacağız, haykıracağız ki korkak düşmanın yüreğine korku düşsün. Korku düşsün ki bir daha böyle zalimlikler yapmaya cesaret edemesinler.


Sözüm herkes için değil elbette. Ama maalesef içimizde ki, bu toplumun büyük bir çoğunluğunu meydana getiriyorlar, bir kere olsun kımıldanmayanlar var. Ve aslında zalimin bu cesareti bizim sessizliğimizden kaynaklanıyor. Ne zaman ki sesimiz gür çıkar işte o zaman bu zulüm biter. Müslümanların bu şuura eriştiği gün zafer bizimdir inşallah.