Zaman, Kardeşlik Zamanıdır

Yazdır

Yıllarını toplum bilimine adamış bir adam Cemil Meriç her şeyi aslında bir cümlede özetlemiş: “Namaz kılanın psikoloji ilmine, zekât verenin de sosyolojiye ihtiyacı yoktur.” Cemil Meriç’in söylediği gibi aslında her şey ne kadar basit değil mi? Bu kadar kafa yormaya ne gerek var.  Bunu söylerken sakın ha kimse yanlış anlamasın. Ben ilim ve bilim düşmanı değilim. Benim rehberim, Peygamber Efendim(sav): “İlim Çin’de de olsa gidin alın.” demiştir. “Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?”  Bilginin gücüne inanıyoruz. Basitlikten kastım Cenabi ı Allah(cc)’ın, rahmet kitabı Kur’an ı Kerim’le her şeyi mükemmelen düzenlemiş ve insanlığa indirmiş olmasıdır. Ama insanlar bu yüce sese kulak vermeyip hep yanlış yerlere yönelmişlerdir. 

Sorunların reçetesi önümüzde duruyor. Bir el mesafesinde. Uzansak alacağız. Evet, Kuran’dan bahsediyorum. Ama maalesef o eli uzatmaktan çekiniyoruz. Allah’ın kutsal kitabını alıp okumuyoruz. Okumadığımız, anlamadığımız, hayatımıza tatbik etmediğimiz içinde böyle perişan bir haldeyiz. Çareleri nerelerde arıyoruz? Dünyanın altını üstüne getiren çoğunun altında Yahudilerin olduğu izimlerde arıyoruz. Ne büyük gaflet. Çare diye sarıldığımız şeyler aslında bütün bir insanlığın felaketi oluyor. Bu izimler yüzünden milyonlarca insan adeta birbirlerini boğazlamadı mı? 

Kin ve nefret üzerine kurulan, ayrımcılık üzerine kurulan hiçbir toplumsal düzen ayakta kalamaz, payidar olamaz. Bugün dünya kin ve nefret üzerine kurulmuş bir düzenle yönetiliyor. Çünkü dün olduğu gibi bugünde bu dünyayı sömürmek isteyenler emellerine ancak bu yolla ulaşabiliyorlar. Bizler birbirimizi suçu,  bucu diye yerken onlar servetlerine servet katıyorlar. Kimler bunlar? Büyük çoğunluğunu Yahudi sermayesinin oluşturduğu siyonistlerdir. Tarih boyunca da böyle olmadı mı? Emin olun bundan sonra da böyle olacaktır. Siyonizm ancak kan üzerinde yüzebilir. Siyonistler gemilerini yürütebilmek için kana ihtiyaç duyarlar. Kan olmazsa gemileri karaya oturur. Onun içindir oluk oluk insan kanı akıtabilirler. İşin ilginç yanı kendileri bu kana ellerini bulaştırmazlar. Onlar kendilerine hizmet edecek zavallıları her zaman bulurlar. Bu Siyonizm’e hizmet eden uşaklar dışarıdan baktığınızda heybetli ve güçlü görünebilirler. Bakmayın onların böyle göründüklerine, onlar aslında efendilerine hizmet eden birer zavallı köledir. 

Sakın ola onlar bizim gözümüzü korkutmasınlar. Onlar şunu çok iyi biliyorlar, onların karşısında durabilecek güç, gücünü yaratanından ve onun kitabından alan bizleriz. Onlar yenilmeye mahkûmdurlar. Ta ki bizler birlik ve beraberliğimizi sağlarsak, bize unutturmak istedikleri Kuran’a sarılırsak kazanan bizler olacağız. Bizler birlik ve beraberliğimizi sağladığımızda, tekrar canı gönülden kardeş olduğumuzda, İslam dünyasına yapılan bu saldırıları Mehmet Akif’in dediği gibi göğsümüzde söndürürüz evvelallah.

Bu dünya düzeni adil değil. Zulüm ve kanın üzerine kurulmuş çarpık bir düzen. Bu düzenin değişmesi lazım. Adil bir düzen ancak Müslümanların içinde olduğu bir devletler topluluğu ile kurulabilir. Onun içindir ki Müslümanlar, Müslüman kimlikleri ile aktif bir şekilde siyasetin içinde yer almalıdır. Siyasetin İslamiyet ile şereflenmesi lazım. Dinin siyasete alet edilmemesi lafı kocaman bir yalan. Eğer öyle olsaydı alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz (sav) devlet başkanı olur muydu? Devlet başkanı sıfatı ile Müslüman olmayan ülkelere elçiler gönderir miydi? İslamiyet bir bütündür. Siyasi, hukuki, sosyal, ekonomik ve dini bütün alanları kapsar. Kim öyle değildir diyorsa yalan söylüyor, bizleri kandırmaya çalışıyordur. Bizlerin artık bu yalanlara karnımız tok ve bizlerin artık bu yalanlara dur deme zamanı geldi.

Dünyaya yeni ve adil bir düzen getirmek için önce bizim kendimizi düzeltmemiz gerekiyor. Bu halimizle haksızlığa dur diyemeyiz. Bizim önce Müslüman birliğini sağlamamız gerekiyor. İşimiz kolay değil. Bizi bize bırakmıyorlar. Bizi bize bıraksalar çok çabuk anlaşırız. Onlarda bunu çok iyi bildiklerinden sürekli Müslümanların arasına nifak tohumları ekiyorlar. Etnik farklılıklarımızı, mezhep farklılıklarımızı kaşıyarak bizi birbirimize düşürüyorlar. Unutmayalım ki toprağın altında bize etnik yapımızı ve mezhebimizi sormayacaklar. Toprağın altına hazırlık yapmak bizim en öncelikli görevimizdir. Onun içindir ki ufak tefek ayrılıkları bir kenara bırakmalıyız. Bizler inanın çok basit şeyler yüzünden birbirimize düşüyoruz. Bu ufak tefek şeyleri bir kenara bırakıp büyük resme bir bakmak lazım. Allah aşkına ne görüyorsunuz bu büyük resimde. Büyük resim tam bir felaket değil mi? Zulüm, vahşet ve kan, hem de kardeşkanı. 

Bu vahşete dur demek için biz Müslümanlar artık seslerimizi yüksek sesle çıkarmalıyız. Uluslararası camia artık şunu çok iyi bilmelidir ki biz Müslümanlar bize biçilen ezilmişlik, horgörülmüşlük ve hiçbir şeye karışmayan, sadece efendilerinin her dediğini yapan köle rolünü kabul etmiyoruz. Meşru şartlar içinde kalmak şartıyla her platformda rahatsızlığımızı haykıracağız.

Ey Müslümanlar, şunu bilin ki, İslamiyet bir savunma dini değildir. Bizlerin kendimizi savunmaya ihtiyacı yok. Bizler elhamdülillah, tek hak dinle şereflenmiş insanlarız. Bizlerin bir vazifesi de bütün insanlığa bu dini tanıtmak. Bütün insanlığın bu güzel dinimizi öğrenmesi, tanıması için canla başla çalışacağız. Bizler hakkı ve hakikati her yerde savunacağız. Haksızlık karşısında susmayacağız. Haksızlık ve zulmü ortadan kaldırmak için zulüm yapmadan çalışacağız. Bizleri bölmek, parçalamak isteyenlerin farklılıklarımızı kaşımasına, kanatmasına izin vermeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız, kardeş olacağız. 

Biz Müslümanlar kardeşlik hukuku ile birbirimizi seveceğiz. Başkalarının özellikle de Yahudi Siyonistlerin oyununa gelmeyeceğiz. 

Ey Müslümanlar, kardeşlerim zaman birlik olmak zamanıdır. Ayrılığı, gayrılığı bırakıp, kardeş olma zamanıdır. Allah(cc) için, Peygamber(sav) için sevelim birbirimizi. Bizler yüce Allah’a iman etmiş, yüce bir davanın neferleriyiz. Bizim işimiz sevgi ile. Bizim işimiz gönüller kazanmak. Bizler yıkmaya değil, yapmaya talibiz. 

Hep bir hayalin peşindeyim, ama olmayacak bir hayal değil benimkisi. 1.5 milyar Müslümanın tek yürek olduğu bir hayal. İnanın düşüncesi bile harika bir şey. Biz tek yürek olursak bakın bakalım o zaman bu dünya, bu dünya olacak mı? Emin olun olmayacaktır.