Âriflerin Yolu

e-Posta Yazdır PDF

Sakın sen, tama’ ettiğin şeyleri elde etmek için, kendilerine vehbi olarak hakikat kilitlerinin anahtarları verilen Allah dostlarının yoluna sülük etmeyip nefsi arzularına uymak suretiyle, aklını, bir takım sıkıntı ve güçlüklere sokma. Çünkü bütün arzuların, maksatların, gayret gösterdiğin usul ve metotların sana, ezeli ve ebedi olan cenab-ı hakk tarafından görülmediği müddetçe, seni bir neticeye ulaştırmaz. Ama Allah’ı bilen ariflerin metoduyla yapılan az bir gayret, seni istediğin neticeye ulaştırır. Seni bu yola olan gayretin, “onların geçimliklerini paylaştırdık.” ayetinin taksimatına ters düşmez. Bu, bütün iradeni zorlamayan kesin bir taksimattır. Sen var olmadan önce yapacağın şeyleri takdir etmiş ve dizginlerini senden ele geçirmiştir. O halde sen, teslimiyet kapısının yokuşunda “işte bu, aziz ve hâkim olan Allah’ın takdiridir.” ayetinin hikmetiyle semavatın menzillerini aydınlatan ayın aydınlattığı gayretinle bekle. Güç ve kudret şanı yüce olan Allah’a aittir.


Söyleyeceğini kalp lisanıyla söyle, sır kalemiyle yaz. Ruh ve ilmin yakîn kanatlarıyla uç. Cesedinden, ilminden ve amelinden vazgeç, onları gözünde büyütme. Yıldızlı süslü sözleri terk et. Hükümlerin özünü seç ve al. Heva ve hevesini öldür. Azimetini uygula ve tercih et. Azameti yüce olan Allah’tan başka her şeyden ümit keserek o’na koşan kişinin kaçışı gibi mevcudattan kaç.


Ölü ya da diri olsun, insanların kalplerini Allah dostuna bağla. Böylece onlar, Allah dostlarının ruhları vasıtasıyla ihlâs sırlarlıyla feyizlenirler. Lakin Allah dostlarının ruhları, bu feyzi bizzat yaratan değil, bilakis ilahi feyzin tecelli ettiği yerdir.


Onların ruhlarını aracı kılmak; Allah’ın lütuf ve bağışını talep etmek ve O’nun tecelliyâtının bereketini arzulamak demektir. Biz, Allah’ın rahmani lütuflarını talep emrolunduk. Ey salik! İşte bu sırra sımsıkı sarılman gerekir. Bu iki sır senin gafletini ortadan kaldırarak, gözünün aydınlığını sağlar ve uzaklığı ne kadar olursa olsun aradaki mesafeleri kaldırır. Sende bir takım haller zuhur edince onları hayalinden sil. Çünkü hayal alemi, ehli hal kişilere kendilerinin derecelerini gösteren sahifeleri resmeder. Fakat bunun hakikat mi hayal mi olduğunu anlamak çok güçtür. Sekr hali ve bazı iddialarda bulunmak gibi bunların hepsi, kişinin kalbini tesir altına alan hafif’ meşrepliktir. Ey akıllı kişi sen seyri sülûkünü tamamlama hususunda nefsinin seyisi ol ve dizginleri elinde tutarak nefsin gizli ve kapalı sırları üzerinde bol bol araştırma yaparak onun siyasetini öğren.


Seyyid Ahmed er-Rufai (k.s) Hazretlerinden