Seyyid Ahmed er Rufai Hazretleri

e-Posta Yazdır PDF

Muhabbetin Alametleri   
İbn-i Abbas (ra) Resulullah (sa) Efendimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

   “Kim ki sırf bir sünnetin devam etmesi veya bir bidatin ortadan kalkması maksadıyla ümmetime bir hadis naklederse, o kişi cennetliktir.

   Bu hadis-i Şerif, sünneti yerine getirip bidati kaldırarak, Allah için herşeyden vazgeçip O’na güvenerek, O’na iman edip O’nu severek cennete yerleşecek olanları anlatır.

   Ey Oğul!
   Kalplerin sevgilisinin, Allah olduğunu bil! Allah bir kulunu sevdiğinde, kudretinin büyüklüğüyle onun iç aleminden haberdar olur. Kalbini, ihsanından esen zikir meltemiyle coşturur. Allah, kuluna kendisinden başkasını göremez oluncaya kadar muhabbet kadehinden kana kana içirir ve onu sarhoş eder. Onu kendisine dost, yakın ve arkadaş seçer. Bu kişi artık Rabbini zikretmeden duramaz, ondan başka kimseyi seçmez.O’ndan başka bir şeyle meşgul olmaz.

   Ebu Bekir Vasiti (ra) der ki:
  “Muhabbet makamı, korku makamından yücedir. Kim muhabbet ehlinin arasına girmek isterse Allah’a karşı hüsn-ü zanda bulunup O’na hürmet etsin.”

   Bir rivayette, Allah Teala’nın Davut (as)’a şöyle vahyetmiştir:

   “Ey Davut! Beni sev, beni sevenleri de sev. Sonra beni kullarıma sevdir.” Davut (as) buna karşılık şöyle dedi: “İlahi! Seni seviyorum, sevdiklerini de seviyorum. Seni kullarına nasıl sevdireyim?” Sorusuna karşılık şu cevabı aldı: “Onlara nimetlerimi ve lütuflarımın güzelliğini hatırlat.”

   Bir Hadiste şöyle rivayet edilmiştir:
   “Allah Teala bir kulunu sevince Cibril (as) şöyle nida eder: “Ey göklerde ve yerde bulunanlar! Ey Allah’ın dostları ve saf kulları! (bilesiniz ki) Allah Teala falan kulunu sevdi, sizler de onu sevin!”

 Muhabbetin Alametleri
   Ebu Abdullah Nessac (ra) der ki:
   “İçinde Allah sevgisi olmayan hiçbir amel kabul olmaz. Allah, sevdiği kulunu belalarla imtihan eder. O’ndan gayriye meyl edenin O’nunla arasına perde çekilir. Muhabbet ehlinin divanından aşağı atılır.”

   Abdullah bin Zeyd (ra) anlatır:

   “Bir kış günü, karın üzerinde uyuyan bir adama rastladım. Adamın anlında ter damlaları vardı. Onu uyandırıp “Ey Allah’ın kulu! soğuğu hissetmiyormusun?” diye sorunca, cevabı şu oldu: “Mevlanın sevgisiyle hemhal olana soğuk işlemez.”

   Bundan sonra aramızda şöyle bir konuşma geçti:
   -Muhabbetin alameti nedir?
   -Kendindeki çoğu (amelini) azımsaman, sevgilinden gelen azı (nimeti) büyük görmendir.
   -Bana nasihat et!
   -Senin varlığın Allah için olsun ki Allah’ta senin için olsun.

   Muhammed b. Hüseyin (ra) anlatır:
   Bir gün cariye satın almak için köle pazarına girmişitim. Gezinirken, başındaki örtüde “Bizi isteyeni iflas ettiririz, bizden kaçanı da huzursuz ederiz!” yazılı, kuvvetli bir cariyeye rastladım.

   Allah Teala kullarına şöyle buyurur dedim:
   “Beni isterseniz benden başka herşeyi  size unuttururum. Benden başka birşey göremez oluncaya kadar da, sizi nefislerinizden kurtarırım.”

   Muhammed b. Hüseyin (ra) sonra şu hikayeyi anlattı:

   “Zatın biri sevdiği birinin evine gider ve kapıyı çalar. İçerdeki “Sen kimsin” diye sorunca;

   “Ben senim” diye cevap verir. Bunun üzerine içerdeki: “Ey ben buyur” der:

   “Beni kendinde öyle erittin ki, kendime ve sana şaştım,
   Beni kendine öyle yaklaştırdın ki, kendimi sen sandım...”

   Alkame (ra)’ın Abdullah (ra)’dan naklettiğine göre;

   Resulullah Efendimiz (sa), “Semiallahu limen hamideh (Allah, hamd edenlerin hamdini duydu)” dediği zaman, peşinden “Rabbena ve lekel hamd (Rabbimiz, sana hamd olsun)” derdi.

   Bu Hadis-i Şerif, Allah’ın davetine uymanın sırlarını anlatır. Muhabbet erbabı içerisindeki zevk ehli, Allah’ın her emrine marifetleri sayesinde uyarlar...