Hz. Pîr Seyyid Ahmed er-Rufai (k.s) den

e-Posta Yazdır PDF

Tasavvuf, güzel ahlâktır. Güzel ahlâk ise, nefse değer ve kıymet vermeyip onu kendinden aşağı olan kimselerin hizmetine sevketmektir. Tasavvuf, her hali kontrol etmek, edebe sarılmaktır. 


Sâlihlerin edebiyle edeblenenlerin, kurbiyyeti artar. Sıddıklerin edebiyle edeblenenlerin ise, Allah’la ünsiyyeti artar. 


Gafletlerin en büyüğü, kişinin Rabbin’den, O’nun emirlerinden ve muamele edebinden gafil olmasıdır. 


Akılların en doğrusu, tevfike uygun olan akıl; taatların en kötüsü, ucübe sevkeden tâat ve günahların en hayırlısı, ardından teybe edilip pişmanlık duyulan günahtır.


Fıtratın getirdiği huylara insanın takılıp kalması, hakikatlere ulaşmasına engel olur.


Ubûdiyyet dört hasletle gerçekleşir. Bunlar, ahde vefâ Allah’ın koyduğu sınırları koruma, olana rıza ve nimetler elden gittiğinde sabır göstermektir.


Takvânın hem zâhiri, hem de bâtini yönü vardır. Onun zâhiri yönü, Allah’ın koyduğu sınırları muhafaza, bâtıni yönü ise, ihlas ve niyettir.


Ubudiyyet, kırık kalp ile boyun eğmektir.

Tevâzu, her zaman hakkı kabul etmektir.

Marifet, üç şeydir; Hîbe. hayâ ve ünsiyyet.

Ünsiyetin alâmetlerinden biri, Allah ile kul arasındaki perdeleri kaldırmaktır.

Muhabbet, devamlı nefsi kınamaktır.


Eğer nefsin, kalbinin sesine kulak vermiyorsa, hikmet ehli kişilerin meclisine devam ederek onu terbiye et.


Şükür, nimeti bahşedeni bilip hatırlamak sûretiyle nimetlerden istifade etmektir.