Gerçek Ariflerin Özellikleri

e-Posta Yazdır PDF

Ey Irak halkı! Allah’a yemin ederim ki bu gaflet hepinizi umumi olarak kaplamıştır. Dikkat edin, uyanık olun. Ey avam ve hava, birbirinizi uyarın ve uyanık olmaya davet edin. Efendiler, bu kadar lüks, konfor, aşırılık ve israf yeter. Yeter bu uyku, yazıklar olsun bize. Zira bu salınmış sır ve gizlilik perdesinin arkasında nelerin olacağından, nelerin bizi beklediğinden habersiziz. 


Kan dökmek yaygınlaştı, belalar kaynaklarından fışkırdı, sükûnet halindeki öfke, sabredemeyip feryadı bastı. Yeryüzünün sakin katmanları sarsıldı, demir demir üstüne geldi. Uzak yakın oldu. Yakın uzak oldu. Kâfirler yolun ortasını tutmuşlar. Onların süvarileri, senin kötülüğün için kur’a çekiyor. Kader ordusunu sevk ettiğinde kudretiyle ona yardım eden ve onu heybete bürüyen Allah’ı tenzih ederim. Ki o kader ordusunu gören korkar.


Efendiler! Toprak üzerinde debeleniniz. Elbiselerinizi çıkarınız. Kapılar önünde ruhlarınızı satınız. Allah için, boyun bükerek gelen bela şimşeklerini geri çeviriniz. Çünkü O merhametlilerin en merhametlisidir. 


Ah! Keşke şeriatın kilidi, edep mührü olmasaydı da, ilmi lisan ile kader sayfalarından haber verseydi. Bundan önce de, sonra da işler Allah’ındır. Rabbin hiç kimseye zulmetmez.



Not: 1182 senesinde vefat etmiş olan Rufai hazretleri (k.s) bu sohbetinde, cengiz hanın torunlarından olan hulagu’nun 1258 senesinde bağdatı işgal ederek orada bebek, çocuk, kadın, yaşlı denemeden sayıları dörtyüz bine varan bir katlıam yapmış ve taş üstünde taş baş üstünde omuz bırakmamış olduğu bu durumu (Allah’ın izni ve bildirmesiyle) keramet gösterip haber veriyor  sanki. Fakat şeriatın kilidi ve edep mührü sebebiyle zahiren söyliyemediğini dile getiriyor.