Hz Pir Seyyid Ahmed Er- Rufai Buyuruyor ki

e-Posta Yazdır PDF

Velayetten haberi olmayan bir takım insanlar, velinin, kimsenin bilmediği şeyleri söyleyen, yapamadığı şeyleri yapan, kimsenin engelleyemediği şeyleri engelleyen ve hiçbir şahsın ulaşamadığı şeylere ulaşan, insan üstü bir varlık olduğunu zannedenler. Diğer bir grup ise veliyi, iradesi elinden alınmış meczup kişi olarak telakki eder. Üçüncü bir grup da “toplumda hor hakir görülen kişi”yi veli zanneder. Halbuki veli, Allah’ın kitabı ve Rasulullah’ın (s.a.v.) sünnetiyle amel eden kemal, hikmet ve kerem sahibi akıllı bir kişidir. Hakikat yolunda bid’at, gözdeki zerre mesabesindedir. Hernekadar cismi küçük ve hafif olsa bile, bulunduğu yere nisbetle oldukça büyük ve ağırdır.


Şeriata aykırı herşey, asla hakikat yolunda değildir. Şeriattan başka bir yol yoktur. Dikkat ediniz! Ben bu söylediklerimi toplumun mahviyet sahibi bir meczup kişilere olan hüsn-i zannını yıkmak kasdıyla söylemiyorum. Evet gerçekten evliyaullahın bir kısmı mahviyet sahibi,  meczup ve adı, sanı unutulan kişilerdir. Fakat velayetin en üstün mertebesi, Hz Peygamber’in (s.a.v.) yaptıklarını yapmak, söylediklerini nakletmek ve onun halleriyle hallenmektir. İşte bu ölçülerden birini noksan yapan velinin mertebesi o nisbette düşük olur. Bu ölçüleri eksik olarak yerine getiren veli, nasıl olur da, adaletin temellerini atan hikmeti yerleştiren, insan haklarını gözeten, getirdiği sistemi sağlam temellere oturtmak için uğrunda mücadele eden mahlukatın efendisi Hz. Peygamber’e (s.a.v.) uymuş olur. O halde seni rububiyet sırlarına ulaştıracak her kelime, vasıf, tavır ve ahvalde, Hz. Peygamber’e (s.a.v.) ittiba, etmekten geri kalma. O; Allah’ın keskin bir kılıcı Hakk’ın hakikatlerini dile getiren tercümanı, yegane hüküm koyucu olan Allah’ın sevgilisidir. Ey vehimlerle dolu insan, sen kim oluyorsun da, hakikate ulaşacağını ve tarikat sırrını elde edeceğini sanıyorsun. Heyhat! Arş nerde ferş nerde? Senin gibiler Hz. Peygamber’i (s.a.v) anlayamazlar.