Editör Şubat 2012

e-Posta Yazdır PDF

   Vefa imanın gereğidir. Bizde vefamızı yerine getirerek Rahmetli Erbakan hocamızın sözleriyle sizi başbaşa bırakıyoruz:

   "Yanlışın en tehlisi, doğruya en yakın olan yanlıştır. Çünkü, doğruyla karıştırılması ve insanların daha kolay aldatılması ihtimali taşımaktadır."

   Bu konuda görülen diğer bir gaflet ve cehalet örneği de, sadece Kur’anla hüküm ve amel etmeyi yeterli zannedip, sünnete (hadislere ve diğer şer’i delillere) itibar etmemektir.

   Halbuki Allah’ın belirlediği Kur’anî hükümleri, Resulü Ekrem (SAV) bizzat yaparak ve yaşayarak bizlere göstermişlerdir. Efendimiz (SAV) öğretmeseydi ve örnek teşkil etmeseydi, nasıl abdest alınacağını ve ne şekilde namaz kılınacağını dahi bilemezdik.

   Bütün Batı hukuku, toplam on bin meseleden ibarettir. Ama sadece İmamı Azam Hz.’lerinin çözümlediği ve hüküm verdiği mesele yüz binin üzerindedir.

   "İslâm bize ve zamana uymaya mecbur değildir. Ama herkes ve her zaman, İslâm’a uymak mecburiyetindedir."

   "Şu dünyaya gönderiliş gayemiz olan kulluk imtihanını başarabilmek için, üç tane temel ve birbirini tamamlayan esas vardır:

  1-Her şeyden önce İslâmı öğrenmek, İslâmın her konudaki emrini bilmek,

  2-Öğrendiğimiz İslâmi esaslara göre yaşamak, Kuranın hükmünü hayatımıza tatbik etmek,

  3-Her yerde, her halde ve her meselede, mutlaka İslâm’a göre, yani İslâmca düşünmek."

   Yani, itikat ve ilmihal konularını öğrendiği ve bildiği bir kısım ibadetleri yerine getirdiği halde, ticaret, siyaset ve devlet hayatında müşrikler gibi düşünen, olayları batılı ve cahili ölçülerle değerlendiren bir kimse, hakikat nazarında Mümin sayılamaz.

   Örneğin, beş vakit namazı imamın arkasında ve tadili erkanıyla kılan bir insan, içinden “Camiden çıktıktan sonra, sattığım tarlanın parasını acaba hangi bankaya yatırsam?” diye geçiriyor ve rahatlıkla faiz yiyorsa, bu kişi islamca düşünmüyor demektir.

Müslümanca düşünmenin üç temel esası vardır:
  1- Dünya hayatı, çok önemli bir imtihandır. Ahiret ise, dünya hayatının hesabı ve imtihandaki artı ve eksi puanların karşılığıdır. Nefeslerimiz sayılıdır, bunlar Allah yolunda harcanmalıdır. Çünkü ölüm bize, çok yakındır.

  2-İslâm Dini, Allah yapısıdır. Bunun için mükemmeldir ve tastamamdır. Haşa, zerre kadar noksanı, fazlası ve hatası bulunmamaktadır.

  3-İslâm Dini, bir bütündür. Ona bir şey katılamaz ve ondan bir şey çıkarılamaz. Baştan sona Hak’tır, hayırdır ve hepsi, herkes için ve her yerde lazımdır. Çünkü İslâm, dünya ve ahiret saadetinin tek ilacıdır.

   "Ameller, niyetlerle tartılır." Yani yapılan işler ve ibadetler niyetlere göre değerlendirilir. Neyi elde etmek istediğimiz ve neleri gaye edindiğimiz önemlidir. * "Bir insan kendi kusur ve kabahatlerini düşündüğünde, utancından başkasının yüzüne bakmaya mecali kalmayacaktır." Allah’a emanet olunuz.