Editör Nisan 2010

e-Posta Yazdır PDF

   O kadar çok konuşuyoruz ki susmaya zaman kalmıyor. Her konuda fikrimizi, her konuda çok engin görüşlerimizi serdediyoruz! Konuşacak konu olsun yeter ki, konuşmaya hazırız. Din, siyaset, ekonomi hiç fark etmez.  


   “Ben bu konuda bir şey bilmiyorum” diyene hiç rastladınız mı? Kişi ne kadar cahilse o kadar çok konuşuyor. Susanlar genelde bilenler oluyor. Susmasalar da susturuluyor bilenler. Cahilin bağırtısı bilgiyi bastırıyor. Okumadan her konuda bilgi sahibi olan başka bir toplum var mıdır, bizim toplumumuz gibi. İstisnasız her konuda uzman bir kitle; ama hiçbir konuda kitabî bilgisi olmayan, her konuda sözden çok lakırdısı olan bir kitle…


   Susanın yadırgandığı hatta ayıplandığı bir toplum. Ağzına geleni konuşmayı marifet sayan, düşünmeden konuşarak düşüncesizliğini ortaya koyan bir toplum… Böyle bir toplumda konuşan kim, dinleyen kim, belli olur mu?


   İnsan sözüyle insandır. Aslında insan sözünden ibarettir. Sözünü havaya savuran kendini havaya savurur. Söz konuşmak için konuşulmaz. Söz dinlenilsin diye konuşulur. Dinlenilmeyen sözün sahibi sadece sözünü değersizleştirmez; aksine kendini değersizleştirir. Bir söz yere düşerse sahibi yere düşmüştür. Yere atılacak sözü sarf edenler kendilerini harcarlar. Söz yere atıla atıla bu günkü duruma gelindi. Sözler değersizleşince özlerde değersizleşti. Sonucunda konuşmak sadece “boş konuşmak” olarak kaldı.


   Dinlemiyor, dinlenmiyoruz. Ağız aslı fonksiyonu olan anlamlı konuşmayı kaybedince kulakta kirlendi. Artık ağızdan çıkanların hangisi söz, hangisi lakırdı anlaşılmaz oldu.


   İnsan en çok ağzıyla günaha düşer farkında mısınız? Gıybet, yalan, iftira, dedikodu, nemmamcılık, küfür vs. hep ağız ile işlenen günahlardır. Neden Peygamber efendimiz “iki dudağının arasını” koruyana cennet vaat ediyor?


   Susmak tefekkürün ve zikrin anahtarıdır. “Susan kurtulur” buyurulmuş. İnsan beş dakika sussa ve o suskunluğunu zikirle, tefekkürle değerlendirse kim bilir neler kazanır. Beş dakika da kaç ayet okur, kaç tesbih eder, kaç tevhid okur, kaç istiğfar eder? Bunlar ancak susarak öğrenilir. Fazla söze ne hacet? Susalım kurtulalım…