Editör Nisan 2017

e-Posta Yazdır PDF

Rabbimiz  şöyle buyuruyor:

“Allah, dilediğini aziz (izzet sahibi) kılar, dilediğini zelil (zillet sahibi) eder.” (Âli İmrân sûresi, 3/26.)  

“Mü’minleri bırakıp da kafirleri dost edinenler, onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet, yalnızca Allah›a aittir.” (Nisa, 139)

Elmalılı: “- Münafıklar mü›minlere karşı Yahudilerle müvalat (dostluk) ediyorlardı. Bunlar o kafirlerin yanında izzet ve şeref bulacaklarını mı zannediyorlar? Ne kadar yanılıyorlar? Çünkü bütün izzet Allah’ındır. Ve ancak ondan alınır. Allah’ın izzet vermediği kimseler hiç bir şekilde aziz olamazlar. Allah mü!minleri “İzzet Allah’ın, Resûlünün ve mü’minlerindir” buyurarak i’zaz etmiştir (aziz kılmıştır). Binaenaleyh kafirlerin dostluğundan izzet beklemek ne kadar ma›kustur (tersdir). Onlarla beraber oturmaktan bile sakınmak, izzeti imanı muhafaza etmek lazım gelirken onlarla müvalat etmek ve onlardan izzet beklemek nasıl olur?”

 “Bir kısım insanlar, Allah’ı (c.c.) bırakıp putları ‘ilah’ edindiler. Onlar bu yalancı, işe yaramaz, bir faydasını görmedikleri, hayali tanrılarının yanında bir ‘izzet’ bulacaklarını zannederler. Bu elbette mümkün değildir.” (Meryem sûresi, 19/81.)

“Allah, bazı cahillerin ve heveslerini ilâh haline getirip te O’nun hakkında kısır düşünenlerin niteledikleri, ya da kendi uyduruk tanrıları gibi değildir; O Sübhan’dır (çok yücedir) ve O gerçek izzetin de sahibidir.” (Saffat sûresi, 37/,180.)

 “Mü’minler, kendi kardeşleri olan müslümanlara karşı gayet alçak gönüllü (zelil), mütevazi ve merhametli, ama düşmanlarına karşı ‘izzet’ (güç ve şeref) sahibidirler. Onların karşısında pısırık, sünepe, teslimiyetçi ve hakkını savunamayacak kadar korkak değildirler.” (Maide sûresi, 5/54.)

“Zalim sultanlar (yöneticiler) bir ülkeye zorla girdikleri zaman orasının huzurunu bozarlar (ifsat ederler), mallarına ve onları ayakta tutan değerlerine saldırırlar. Şerefli insanları (izzetli kimseleri) zelil hale getirirler, onları aşağı bir duruma düşürürler.” (Neml sûresi, 27/34.)

“Her kim şeref ve izzet istiyorsa bilsin ki izzet bütünü ile Allah’a aittir. Güzel sözler ancak O’na yükselir.  Salih ameli de güzel sözler yükseltir.” (Fatır, 35/10.)


“İzzet Allah’ın, Resûlünün ve mü›minlerindir.” (Münafıkun, 8)

Elmalılı: “- Kuvvet, hakiki galibiyet, haysiyet Allah’ın ve O›nun î’zaz eylediği kimselerindir ki onlar da Allah’ın Resulü ve halis mü’minlerdir. Münafıkların izzeti yoktur, izzetleri olsaydı nifaka, yalancılığa tenezzül etmezler, dünya hayatı için sonunda Hakk’ın huzurunda yüzlerini kara çıkartacak olan o ahlaksızlıkları, alçaklıkları irtikab eylemezlerdi (işlemezlerdi). Binaenaleyh zilletleri kendileridir.

Hasan İbni Ali (r.a.)›a bir adam: “Nas sende biraz kibir var iddiasında bulunuyor” demişti. Cevaben: “O kibir değil ve lakin izzettir.” diye karşılık vermiştir.

Sevgili Peygamberimiz (s.a) “Mü›minin izzeti ve rif’ati (şeref ve yüceliği) nas’dan istiğnasıdır” (Halka karşı müstağni davranmasıdır) buyurmuştur.