Editör Mart 2017

e-Posta Yazdır PDF

Annelerin ayaklarının altına yüz sürülen bir kültürden geliyoruz. “Ana” denildiği vakit akan suların durduğu bir kültürden besleniyoruz. Her şeyin temeline “ana” kavramını yerleştiriyoruz: Ana vatan, anayasa, ana tema gibi… Ana kavramının kutsal olduğu bir medeniyetin temsilcileriyiz. Ana, bizde cennet ayaklarının altına serilen yüce bir varlıktır. Üzerimizde herkesten daha çok hakkı bulunan bir kişidir analarımız. Bizi dokuz ay boyunca karınlarında taşıyan, canlarıyla, kanlarıyla bizleri besleyen, sonra en şiddetli doğum sancılarıyla bizi doğuran, bebekliğimiz döneminde hizmetin, sevginin, şefkatin en yücesini gösteren, ta ki büyüyüp ayaklarımız yere sağlam basana kadar hatta ömrümüzün ahirine kadar bize kol kanat geren, bizim koruyucu meleklerimizdir annelerimiz. Onlar babalarımızla birlikte ailenin temelidir. Tüm bunlara rağmen nasıl oldu, ne oldu da son zamanlarda anne ve baba katilleri türedi? Eksik olan ne?


Eğitim diye çocuklara ve gençlere “din” vermezseniz ve dinî eğitim taleplerini “irtica” çığlıklarıyla bastırmaya çalışıp “dindarlaşmayı” gericilik diye itham ederseniz sonuçta “anne ve baba katili üreten” bir sistem oluşturursunuz. Kalıbını, midesini doldurup ruhunu aç bıraktığınız bu nesil kimin eseridir? Gönlüne Allah korkusunu koymadığınız, ahiret inancından soyutladığınız ve kendisini sadece bu dünyaya ait hisseden bir gençlik yetiştirince aynı zamanda anne ve baba katili yetiştirdiğinizi ne zaman anlayacaksınız? Kendisini secde de, Allah’a kullukta aramayan gençlik nerede arayacaktır? Anne kalbi, baba kalbi kırmanınne demek olduğunu bilmeyen bir gencin eline bıçağı siz veriyorsunuz. O genci suça siz itiyorsunuz. Sonra da bu ahlaksızlıktan şikâyet ediyorsunuz. Medyadaki köşelerinizden bu milletin diniyle, tarihiyle, kültürüyle savaşacaksınız sonra da boşluğa attığınız kurbanlarınızı ahlaksızlıkla, şununla bununla suçlayacaksınız.Dünyanın neresinde kendi eserini suçlayan insan görülmüştür. Ey köşelerinden gençlerin yüzde altmışı Cuma namazına gidiyormuş deyip namaza dolayısıyla dine kin kusan azılı güruh! Bu milletin dininden, tarihinden kültüründen elinizi çekin. Bırakın, bırakında bu millet aslî mayasına dönsün. Dönsün de görün insanlığı, görün edebi, görün erdemi…


Saygıdeğer okurlar,


Medyadaki bir takım yayınlarla aile yapımız tarumar edilmek istenmektedir. Özellikle bünyemize uygun olmayan televizyon dizileriyle, filmleriyle aile yapısı aile ortamı adeta dinamitlenmektedir. Günden güne toplumumuzda aile kurumu yozlaştırılmaktadır. Bunlar toplumumuzun “dönüştürülme” projeleridir. Her geçen gün aranmaktadır. Bu konuya dikkat çekmek için bizde Burhan dergisi olarak bu ayki dosyamızı “aile” olarak sizlere sunuyoruz. Dosya yazıları ve diğer yazılarla hakikaten dergimiz bu ayda dolu dolu… Beğeneceğinizi umuyoruz.


Daha iyi Burhan’larda buluşabilmek dileğiyle Allah’a emanet olunuz.