Editör Kasım 2016

Yazdır

Resûlullah (asm) şöyle buyurmuştur: “Şunu bilin ki, en hayırlı ameliniz namazdır.”             (İbnu Mâce)

Kur’an’da Rabbimiz: “Ehline namaz kılmalarını emret. Kendin de onda devamlı ol. Biz senden rızık istemiyoruz. Sana rızık veren biziz.” (Taha, 132) 

“Kişi ile şirk ve küfür arasında namazın terki vardır.” (Müslim)

“Temizliğini tam yapıp beş vakit namazı sürekli vakitlerinde kılanın namazları kıyamet günü kendisi için nur ve delil olur.” (İmam Ahmed, İbni Hıbban)

“Bir namazı kasıtlı olarak terk eden kişi Muhhammed (asm)’ın ümmetinden uzaklaşmış olur.” (İmam Ahmed, Beyhaki)

 “Îman eden kullarıma söyle, namazı dosdoğru kılsınlar” (İbrahim, 31)

 “(Ey Resûlüm!) Kitaptan sana vahyedileni oku ve namazı hakkıyla eda et! Şüphe yok ki namaz, çirkin işlerden ve kötülüklerden (insanı) alıkoyar. (Namaz kılarak) Allah’ı zikretmek ise, elbette (her şeydden ) en büyük olandır. Ve Allah ne yaparsanız bilir.” (Ankebut 45)

  Sahih ve doğru bir şekilde namaza devam edildikçe iyilik artar. Resûlullah (sav)’dan rivâyet olunmuştur ki:

“Gündüzün iki tarafında (öğle ve ikindi vakitlerinde) ve gecenin (gündüze) yakın saatlerinde (akşam, yatsı ve sabah vakitlerinde) ise namazı hakkıyla eda et! Muhakkak ki iyilikler, (büyük günahlardan kaçınmak şartıyla) kötülükleri giderir. Bu, ibret alanlara bir nasihattir.” (Hud 114)

Efendimiz (asm) şöyle buyurmuşlardır: “Namazlar büyük günahlardan kaçınıldığı sürece aralarındaki küçük günahlar için birer kefarettir.” (Müslim)

“Namaz insanın kapısının önünden akan tatlı ve tertemiz bir ırmağa benzer. Günde beş defa o nehre girip yıkanan bir kişinin üzerinde kir namına bir şey kalır mı dersiniz?” (İmam Ahmed, İmam Malik, Nesai, Huzeyme)

Ebu Musa el-Eş’arî (ra) ise şunları söylemiştir:

“Bizler günah yüklerimizi gitgide ağırlaştırıyoruz. Ancak kıldığımız farz namazlar kendisinden önceki günahların kefareti olur. Ama daha sonra günah yükümüzü bir daha çoğaltırız. Ondan sonra kılacağımız namaz da onun için kefaret olacaktır.” (Kenz)

“Kıyamet günü kulun ilk bakılacak ameli namazdır.” (Sünen) (Eğer namazı tam görülürse namazı ve öteki amelleri de kabul edilir. Eğer namazı eksik bulunursa hem namazı hem de diğer amelleri yüzüne çarpılır.)

“Şüphesiz ki iman edip Salih amel işleyenler, namazı hakkıyla eda edenler ve zekatı verenlerin Rableri katında mükafatları vardır. Onlara hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.” (Bakara, 277)t