Editör Eylül 2016

e-Posta Yazdır PDF

Ne yaparsak yapalım bütün mesele kurban. İbadetimiz hayatımız O’na kurban. Kurban olmak demek yakın olmak demektir. Her nefes, her adımda O’na yakın olmak değil mi bütün gayret? 


Ya İbrahim olup en sevdiğini feda etmektir kurban ya da İsmail olup ‘aman baba merhamet edip Allah’a isyan etme’ diyerek canını bıçak altına sürebilmektir. Hayat imtihandır kurban pazarında. Ya Allah’ın rızası için can feda edilir ya da kaybedilir. Bu imtihan eleğinin yaratıldığımız günden bu tarafa durmaksızın devam ettiğini unutmamak bile kurban meselesidir anlayana.


İşte tamda kurbana yaklaşırken 15 Temmuz akşamı nice yiğitler canlarını kurban ettiler yakın olmak için Allah’a. Ezanlar ve salalar onlarla bir başka anlam kazandı semada. Yeniden bizlere kurban olmayı, şehid olmayı, yakın olmayı ve mevzu din ise gerisinin teferruat olduğunu kanlarını, canlarını feda ederek gösterdiler. Aslında kurban ne demektir, yakın olmak ne demektirin dersini verdiler âleme. Allah tüm şehidlerimize rahmet etsin. Onları cenneti ile ve cemali ile mükâfatlandırsın. 


TÜM CEMAATLERE VE OLUŞUMLARA ÇAĞRIMIZDIR


Burhan dergisi olarak ehl-i sünnet olan tüm cemaat ve tarikatlere, dernek ve vakıflara açıkça çağrıda bulunuyor ve diyoruz ki:

Ey kardeşlerimiz! Gelin ümmetçi olduğumuzu, bir ve beraber olduğumuzu ilan etmek ve yeni yetişen gençlere önderlik yapmak, kardeşlik hukukunu ihya etmek için birlikte bir yayın organı çıkaralım. Bu yayın organı dergi olabilir, gazete olabilir vs. Her cemaatten, oluşumdan kardeşler olarak bir araya gelelim.  İstişare ve yönetim kurulları oluşturalım. Nasıl birlikte hareket edebiliriz, neler yapabiliriz bunları tartışalım. Cemaat çalışmalarımız aynen devam etsin. Hatta kıyamete kadar devam etsin ama birlikte cemaatler olarak hareket etmenin adımlarını atalım. Burhan dergisi olarak şunu söylüyoruz: Kapımız böyle bir çalışma için sonuna kadar açıktır. Bu konuda üzerimize düşen vazife ve sorumluluktan kaçınmayacağımızı tüm kardeşlerimiz bilmelidir.


Hakikaten cemaat yayın organlarının birleşmesi ile güçlü bir yayın organının oluşacağını düşünüyoruz. Küçük küçük parçacıklar halinde kalmak mı iyidir yoksa bir bütün olarak hareket etmek mi? Biz bu çağrımızı yaparak kurtulduğumuzu da düşünmüyoruz. Hepimizin üzerinde sorumluluklar var. Neden böyle bir birlik olmasın? Neden kalpleri bir çarpan insanların sesleri de bir ve gür çıkmasın? Biz ümmet değil miyiz? Biz birlikte ağlayıp birlikte gülmüyor muyuz? Başarılarımız ve üzüntülerimiz bir değil mi? Ümmet coğrafyası kan ağlarken bizlerin bir dava uğruna birlikte hareket etmememiz ne kadar doğru? Biz şimdi sizlerden ses bekliyoruz. Bakalım sesimize ses verecekler çıkacak mı?


Daha güzel, daha hayırlı adımlarda ve Burhan’larda buluşabilmek dileği ile Allah’a emanet olunuz.