Editör Mart 2015

e-Posta Yazdır PDF

Hz. Osman r.a., bir hutbe esnasında Allah Tealâ’ya hamd ü sena ve Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz’e salât u selamdan sonra şunları söyledi:


Ey Ademoğlu!

Bil ki dünyada bulunduğun sürece canını almaya vekil kılınan ölüm meleği her zaman senin arkandadır, seni izlemektedir. Ecelin geldiğinde senin ölümünü erteleyip başkalarının canını almaz. Başkalarını atlayıp sana gelecekmiş gibi düşün. Gafil olmaktan sakın ve ölüm meleğine hazırlıklı ol! Zira o senden hiçbir zaman gafil değildir.


Ey Ademoğlu!

Bil ki eğer sen nefsinden gafil olur da ölüm meleği için hazırlanmazsan, başkası senin adına ona hazırlık yapamaz. Allah’a kavuşmak kaçınılmaz bir sondur. Nefsin için tedbirini al ve kendi nefsinin işini başkasına havale etme! Vesselam…


Bir başka hutbesinde de Allah Teala’ya hamd-ü sena ve Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz’e salat-u selamdan sonra cemaate şöyle hitap etmiştir:


Ey insanlar!

Allah’tan ittika edin. Zira takva ganimettir.


En akıllı kişi, nefsine malik olup nefsini hesaba çeken, ölümden sonrası için amel eden ve kabir karanlığını dağıtmak için Allah Tealâ’nın ihsan buyurduğu nurlardan bir nur edinendir.


Kul, Allah Tealâ’nın kendisini, bu dünyada gözleri görür iken, öte dünyada kör olarak haşretmesinden sakınsın.


Hikmet sahibi olan, cevamiu’l-kelime (az kelime ile çok anlam ifade eden söze) kavuşmuş ve ondan ibret almıştır. Sağır kimse ise kendisine çok uzak bir yerden seslenilen gibidir (duymaz ve ibret almaz).


Bilin ki, Allah Tealâ (rahmet, lütuf ve yardımıyla) kimin yanında ise, o kimse hiçbir şeyden korkmaz. Allah Tealâ’nın rızasından uzaklaşıp gazabına müstehak olan kimseye gelince, o kimse kimden medet umabilir?.. (İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-Nihâye, 7/226.)


Daha güzel Burhanlarda buluşabilmek dileği ile Allah’a emanet olunuz.