Editör

e-Posta Yazdır PDF

Elinizdeki dergi doksan sekizinci sayısı dergimizin…  Dile kolay “doksan sekiz” dergi. Büyük mesafeler küçük bir adımla başlar diye güzel bir söz var. “Küçük bir adım”la başlayan yolculuk her türlü zorluğa rağmen devam etti ve bu günlere geldi. Şöyle veya böyle, nasıl olur, olmaz mı vs. derken birde baktık ki uzun bir yolculuk yapmışız. İnşallah ocak ayı sayımızla yüzüncü sayıyı çıkaracağız. Bunun sevinci, heyecanı ve mutluluğunu yaşıyoruz.


Söz söyledik, söylemeye devam edeceğiz. En güzel sözler olan ayetleri ve ayetlerin hayata sunum örnekliği olan hadisleri ve bizden öncekilerin bu iki kaynaktan yudumlayıp bize sundukları güzellikleri en güzel şekilde söylemeye devam ettik ve edeceğiz inşallah. Sözün gücüne inanarak ve sözümüzün nereye gittiğini düşünerek ve bilerek söz söyledik. Sözleri kendilerini kaynak göstererek konuşanların karşısında ne tarafta duracağımızı ve sözü nereye, nasıl söyleyeceğimizi bilerek söyledik.


Ehl-i sünnetin altının oyulduğu, kavramların ve tasavvurun tepetaklak edilmeye çalışıldığı, sünnete karşı soru işaretleriyle insanların zihinlerinde tufanlar oluşturulduğu, her kafadan bir sesin çıktığı bu “heva çağı”nda biz kadim ulemanın yanında ehl-i sünnetin tarafında yer aldık ve inşallah hep o tarafta olacağız. Bir sese kulak veriyoruz ve o sesin duyulması içinde çaba gösteriyoruz. O ses bize kadar gelen Ehl- sünnet ulemanın bizi kurtaracak olan sesidir. O ses bize sünnete sarılmamızı ve sahih bir tasavvufu hayatı yaşamamızı öğütler.


Çatlak “hevai sesler” bizden sadece kendilerine kulak vermemizi istiyorlar. Kabir azabı, kader, nüzulü İsa, sünnete ve hadis-i şeriflere yaklaşım gibi konularda kendi sapmaları yetmez gibi ümmetinde sapmalarını istemekte ve bu konuda çokta arzulu olmaktalar. İşte bu sapmaların karşısında dergimiz bir kale görevi görmekte ve bu görevini inşallah sürdürmeye devam etmektedir.


Burhan dergisi olarak nerede durduğumuzu ve ne söylediğimizi dergimizdeki yazılarla da haykırdığımız halde zaman zaman bizlere ulaşıp “akıl vermeye” çalışanlara kimliğimizi net olarak ifade etmek için bu satırları yazmak zorunda olduk. Ehl-i sünnetiz ve sahih bir tasavvufi hayatı savunuyoruz. Bizi ve dergimizle söylemeye çalıştıklarımızı anlayamayanlar bizi böyle tanıyıp bilsinler.


YÜZÜNCÜ SAYI


Dergimiz ocak ayında inşallah yüzüncü sayıya ulaşıyor. Elbette bu bir sevinç ve heyecanın ve mutluluğun kaynağı olmakta bizler için. Biz de bu sevinç ve heyecanı inşallah yapacağımız bir takım faaliyetlerle okurlarımızla paylaşacağız. Yazar okur buluşması, Yüzüncü sayı geceleri, yazar söyleşileri gibi faaliyetlerle inşallah okurlarımızın karşısında olacağız. Şimdiden sizlerden bu faaliyetlerde bulunmanızı ve görev almanızı, dergimizin daha geniş kesimlere ulaşması için bu faaliyetleri fırsata dönüştürmenizi istiyoruz.


İnşallah iki bin on dört yılı abone kampanyamızla ve aramıza yeni katılacak olan yazarlarımızla dergimiz açısından daha bir verimli geçecektir. Sizlerden ricamız daha şimdiden yeni okurlara ulaşmanız ve dergimize yeni aboneler bulmanız. İnşallah daha güzel Burhan’larda buluşmak dileğiyle Allah’a emanet olunuz.