Editörden

e-Posta Yazdır PDF
Müslüman’a hayat hakkı söz konusu olunca batının ve batılın bütün değerleri ve putları yerle bir oluyor. Yeter ki Müslüman yararlanmasın. Öyle bir hale geliyorlar ki put yemekten obez oluyorlar. En yakın ve açık örneği Mısır’da yaşanan katliam ve cinayetlere bir ses bile verememiş olmalarıdır. Bu sözlerimiz onlardan bir vicdan beklentisi olarak algılanmamalıdır. Burada sadece onların nasıl putlardan beslendiklerini, bütün değerlerini çıkar putunun üzerine bina ettiklerini hatırlatmak içindir.

Seçim diyeceksiniz, yüzde elli iki ile seçim kazanan bir lidere en fazla sekiz ay tahammül göstereceksiniz. O sekiz ayda da olmadık yalanlar ve kampanyalarla hayatı o lidere zindan etmeye çalışacaksınız. Bu tabloyu merhum Erbakan hocamızın başından geçenlerden de hatırlıyoruz. Ve ortaya çıkıyor ki kuklalar ayrı kuklayı oynatan el ise hep aynı: Batı, Abd ve İsrail. Sonuç İslam coğrafyasının her yerinde olan kan ve gözyaşı. Onlarda vicdan olmadığını bile bile hâlâ onlardan medet bekleyen bazı Müslümanları görünce üzülmemek elde bile değil. "Batılılardan nefret ediyorum, Amerika'dan nefret ediyorum; ama daha çok Amerika’nın ve batının vicdanına sığınan Müslümanlardan nefret ediyorum." Demişti Seyyid Kutub...

ONLAR ÖLDÜRÜYORLAR MÜSLÜMAN TERÖRİST OLUYOR

Bosna’da onlar öldürdü Müslümanlar terörist oldu.  Irakta onlar öldürdü Müslümanlar terörist oldu.  Cezayir’de onlar öldürdü Müslümanlar terörist oldu. Afganistan’da onlar öldürdü Müslümanlar terörist oldu.  Mali’de onlar öldürdü Müslümanlar terörist oldu.    Myanmar’da onlar öldürdü Müslümanlar terörist oldu. Filipinler’de onlar öldürdü Müslümanlar terörist oldu. Kısacası dünyanın her yerinde onlar öldürüyorlar ama şu zalim fesat propagandaya bak ki öldürülen terörist oluyor öldüren ise sömürge ağalığından medeni geçiniyor. Sizin bütün değerleriniz kan, gözyaşı ve diğer milletlerin emeğidir, alın teridir. Sizin elinizden dünya kurtulduğunda mutlaka apayrı bir dünya olacak. Mısır’daki ve diğer yerlerde ki olaylar bunun doğum sancısıdır.

Bizler Müslümanlar olarak sağlam bir iman, sağlam bir kulluk bilinci ve sağlam bir cihad arzusuna sahip olmalıyız.  Müslümanların ve dünyanın geleceği için elzemdir bu. Müslümanlar hayatın her noktasında olmalı ve söz sahibi olarak olmalı. Yaptığımız her şeyin en iyisini yapabilmeli ve o işte en üst düzeyde olmalıyız. Sağlam teşkilat yapılarına sahip olmalı ve bütün yaptıklarımızı Allah rızası için yapmalıyız. 

 LA İLAHE İLLALLAH SÖZÜNÜ ANLAMAK

Ne olursa olsun Şehid İmam Hasan el Benna’nın sağlam temeller üzerine kurduğu bina her türlü zulme, katliama rağmen sarsılmaz bir irade ile hedefine doğru yürüyor. Mısır’daki olaylardan her bakımdan alacağımız dersler çoktur. Küfre ve onun hiçbir putuna güvenmemeliyiz. Söz konusu Müslüman olunca batı put yemekten obez oluyor. Onların demokrası ve insan hakları dedikleri şey sadece kendi çıkar ve menfaatleridir.

Dost ve düşman kimdir, hubben lillah buğzen lillah nedir diye üzerinde çok iyi müzakereler yapmalıyız. En birinci hedefimiz La ilahe illallah Muhammedun resulullah sözünün ne anlama geldiğini, ashab-ı kiramın bunu nasıl anladığını ve nasıl anlayıp tatbik etmemiz gerektiğini genç nesile çok iyi aktarmak olmalıdır. Yoksa acımasızca şehid edilen Mısırlı kardeşlerimizin öldürülmesine pervasızca fetva veren ve onları destekleyip ben müslümanım diyen nice belam ve yandaşları türer. Kelime-i Tevhid uğruna öldürülen insanlara karşı cephe alan ve onların katillerine destek olan ve  “ben de müslümanım” diyen her zavallıya Allah hidayet ve basiret nasip etsin

Ne demişti idam sehpasına giderken Seyyid Kutup: Mısır'da idamdan önce Ezher'li bir şeyh getirilip, idam edilene şahadet getirtmesi, idam merasimlerindendir. Üstad Seyyid Kutub idam sehbasına götürülürken ona kelime-i şahadet getirtmesi için bir şeyh getirilir. O, "Ey Seyyid Kutub! 'Eşhedu en La ilahe Illallah ve eşhedu enne Muhammeden Rasulullah' de" der. Seyyid Kutub "Sen de mi? Komediyi tamamlamak için mi geldin? Şüphesiz biz "La ilahe illallah" dediğimiz için idam ediliyoruz. Siz ise karşılığında ekmek yemek için "La ilahe illallah" diyorsunuz" diye cevap verir. (Şehid Dr. Abdullah Azzam, Cihad Dersleri, c.1 s.127)