Editör Temmuz 2017

e-Posta Yazdır PDF

Tasavvufi eserler ilaç gibidir. Onlarda bulunan salihlerin nasihatleri ölü kalplere can iksiri olur. O eserlerden biriside İmam Abdulkerim Kuşeyri’nin “Kuşeyri risalesi” diye meşhur olan eseridir. Bizde bu eserden tadımlık olsun diye sizlere sunuyoruz: 


Serî-i Sakatî k.s. şöyle demiştir: “Ey gençler! Benim gibi ihtiyarlamadan önce Allah yolunda ciddi gayret edin. Yoksa benim zayıf düşüp ibadetten geri kaldığım gibi zayıflar ve gereğince ibadet yapamazsınız.” Halbuki hazret bunu söylediği zaman, ibadette hiçbir gencin kendisine ulaşamayacağı bir durumda idi.


İbrahim b. Edhem k.s. şöyle demiştir: “Bir kimse şu altı engeli geçmeden salihlerin derecesine ulaşamaz: Nimet kapısını kapatıp şiddet ve sıkıntı kapısını açmak. İzzet (üstünlük) kapısını kapatıp zillet (tevazu) kapısını açmak. Rahatlık kapısını kapatıp ibadet yolunda gayret kapısını açmak. Uyku kapısını kapatıp uykusuzluk kapısını açmak. Zenginlik kapısını kapatıp fakirlik kapısını açmak. Uzun emel kapısını kapatıp ölüme hazırlanma kapısını açmak.”


Zünnûn-i Mısrî k.s. şöyle demiştir: “Allah hiçbir kuluna nefsinin aslında düşük olduğunu göstermekten daha büyük bir üstünlük hali vermemiştir. Yine Allah, bir kulunu nefsinin aşağılık olduğunu görmesini perdelemekten daha büyük bir zillete düşürmemiştir.”


Ebu Ali Rûzbârî k.s. şöyle demiştir: “Halka afetler üç şeyden gelmektedir. Bunlar; tabiatın hastalanması, adetlere sarılmak ve kötü beraberliktir. Tabiatın hastalığı haram yemektir. Kötü adetlere yapışmak harama bakmak, haram şeylerden gıda edinmek ve gıybettir. Kötü beraberlik, nefsinin kötü istekleri galeyana gelince ona tabi olmaktır.”


Zünnûn-i Mısrî şöyle demiştir: “Halka bozuk haller şu altı yoldan biriyle gelmiştir: Ahiret ameline karşı niyetin zayıf olması. Bedenlerinin şehvetlerinin rehini olması (sürekli bedenlerinin arzularının peşinde sürüklenmesi). Ecelleri yakın olmakla birlikte, uzun yaşama düşüncesinin kendilerine hakim olması. Halkın rıza ve hoşnutluğunu, yüce Allah’ın hoşnutluğuna tercih etmeleri. Kötü arzularına tabi olup peygamberleri Hz. Muhammed s.a.v.’in sünnetini terk etmeleri. Selefin ufak tefek hatalarını kendileri için (sakıncalı işlere dalmada) bir delil yapıp, onların bir sürü güzel hal ve ahlâkını görmezlikten gelmeleri.”


Daha güzel Burhan’larda buluşmak dileğiyle Allah’a emanet olun.