İstikamet Çağrısı

e-Posta Yazdır PDF

Dini kolaylaştırma ve modern çağın şartlarına uydurma girişimlerine karşı Dini Tamir Davasında Din Tahripçileri’ni tanıma zamanıydı, modern çağın fetvacılarıyla boy ölçüşebilmek için İlim Uğrunda Çileler, Fedakarlıklar ve Adanmışlıklar’la donanmalıydık. Selefin (sahabe, tabiun ve tebeuttabiun) yolunu takip edebilmek adına Hakk Dinin Batıl Yorumlarına Cevaplar vererek bidatçilerle mücadele etmeli, sadece akıl ve vahyi kabullenip sünneti devredışı bırakan tüm fikir akımlarına dur demek için Sünneti Terk Kuranla Amel Meselesi’nin şeri yükümlülüğünün farkına varmalıydık. Memalik-i Osmaniyye’yi Keşfe Çıkan Oryantalistler bitmedi, varlıklarını günümüz Türkiyesi’nde sürdürmekteler. Sünneti reddeden bu yerli oryantalistler olan mutezili - akılcı, reformist - tarihselci ve modernist - mealci taifeye karşı teyakkuz halinde olmalı, Peygambersiz Bir Din Akılcılık Akımlarına Reddiye vermeliydik. Muhalefet et meşhur olursun sözünü kendine şiar edinen Selefi Salihin’i beğenmeyip dinin yenilik ve reforma ihtiyaç olduğunu iddia edenleri daha iyi tahlil edebilmek için Yeni İslam Müctehidlerinin Kıymet-i İlmiyesi’ni okumalıydık. Aslında günümüz fitnecilerini teşhis etmek çok zordu, mesela sünneti inkar edip peygamberi aradan çıkararak yeni bir din oluşturmaya çalışan ehl-i kuran ekolcüleri, şii ve sünnileri sözde vahdet adı altında toplamayı, ama esasında şiayı Ehl-i Sünnete kabullendirme gayreti olan takrib-i mezahib-i (mezhepleri yakınlaştırma) savunan İslamcılar, Kuran ayetlerinin bazılarının haşa tarihsel olduğunu iddia edip, mealden din tasavvuru çıkaranlar vb dini hükümleri tevilinden başlayıp tahrifine yönelik tüm çabalar yeni yüzyılın içinde barındırdığı fitne ve bidat çabalarıdır; bu nedenle Sahabenin Yüzyüze Kaldığı Olaylar ve Fitnenin Tarihi’ni derin bir şeklide analiz etmeliydik. Dinde ölçüyü bilmezsen Sana Dinden Sorarlar’sa yanıtın ne olurdu? Sahih dini Selefin anladığı şekilde İdrak ve Tasdik etmeyecek misin? Kuran’ın ilk müfessiri Peygamber-i Zişan’ın bize miras bıraktığı Hadislerle Diriliş’i gerçekleştirmek amacıyla bireyden aileye, aileden topluma olmak üzere İhya ve İnşa çalışmalarıyla islam inkılabının tohumlarını saçmalıydık. Usulsüz ve metodsuz konuşmalarla moda rüzgarına kapılanların olduğu bu çalkantılı zamanda Tefsir Usulü, Hadis Usulü ve Fıkıh Usulü’nü bilmeden konuşmamalıydık. Usul olmadan vusul olmayacağını (amaca ulaşmak meşru vasıtayla olur) göre Müslümanca Bir Hayat İçin hak dine batıl vasıta ile ulaşılamayacağını bilmeliydik. Hakkı Tavsiye Metod ve Vasıtaları belliyken batıl vasıtalar da neyin nesi oluyordu? Yarım hoca dinden eder misali din adına heva ve hevesinden konuşan belamların olduğu ahir zamanda Modern Fetvalar Çağdaş Hurafeler yumağına yapışmamak için batıl görüşlere mukavemet yapmak üzere Sözü Müstakim Kılmak boynumuzun borcuydu. Şeriat ilimlerinden bereketlenip hakikat vasıtalarıyla tarikat yoluna intisap etmenin zamanıydı. İşi Vaktinden Çok Olanlar omuzlayacaktı bu davayı, Edep ve Amel olmadan dava adamı olduğuna kimse inanmazdı. Bir kul olarak Allah’tan O’na şükreden bir kalp, O’nu zikreden bir dil ve bela ve musibetlere karşı sabreden bir beden istemeliydik. Böyle yapmazsak hadislerde övgüyle bahsedilen Arşın Gölgesindeki Genç olabilir miyiz? Ahlaki yozlaşmanın dibe vurduğu, terbiyenin ahlaksızlık denizinde alabora olduğu, gençliğin zina ve içki girdabında acıyla kıvrandığı modern günah çağında Halimizin İzahı çok zordu? Tüm bu günah bataklığında cansiperane bir şekilde takvayı kuşanıp Çağdaş Dünyada İslami Duruş sergilemek her yiğidin harcı değildi. Nefislerimizin tel örgülerinden hicret edip çağlar ötesi daveti yakınlarımıza ulaştırmanın mücadelesini yapmalı, bu mücadele boyunca da İslami Yapılanmada Siret ve Sünnet’i model almalıydık. Malayani bilgilerin zihinlerde çöplük yığına dönüştüğü yüzyılda Hikmet Ağacı’ndan ilim devşirmeli, amel etmediği için kitap yüklü merkep konumuna düşenlere İlim Amel Etmeyi Gerektirir düsturunu hatırlatmalıydık. Arkalarında Beklenen Zafer Nesli Bırakanlar’a ihtiyacımız vardı. Bunlardı sorumluluğunu yerine getiren İslami Bilincin İhyası’nı kavrayan mümtaz kişiler. Sahih bir inancın teşekkülünde haksöz ve salih amel bütünlüğü çerçevesinde buraya kadar yazılan tüm tavsiye ve uyarılar Sırat-ı Müstakim ve Yolcuları üzerinedir.