Müslümanın Andı Nasıl Olmalı?

e-Posta Yazdır PDF

Gelin kardeşlerim ihlas ve samimiyetle kulluk şuurunun verdiği şevk ve mücadele kararlılığından  doğan azimle yeniden kendimizi hesaba çekip hasbihal edelim. Bu hasbihalimiz bizi akide ve inancımızı tavizsiz yaşamayı, mukaddes değerlerimize sarılmayı, ailece ibadet, ilim ve zikir sofraları kurup ilahi düsturları şiar edinmeyi, kardeşlik çağrısına kulak verip ümmet bilincini yeşertmeyi ve bize bahşedilen bu ömrü Allah’ın rızasına uygun şekilde sonlandırmayı düşündürsün. İşte Müslümanın andı şöyle olmalı: Rabbimin bana verdiği akıl ve özgür irademle; Ruhlar aleminde rabbimin elestu bi rabbikum sualine, kalu bela diyerek şahitlik ettiğim misak sözünün gereklerini yerine getireceğime, Allah’ın üzerimdeki en büyük nimetinin beni Müslüman olarak şereflendirmesi olduğuna, yaratıcı, rızık verici ve yegane kanun koyucu olarak Allah’tan başka ilah tanımayacağıma, Allah’ı, Resulü’nü ve müminlerden başkasını veli ve dost edinmeyeceğime, yaradan isyan hususunda kula itaat etmeyeceğime (velev ki isterse ebeveynim, isterse patronum, isterse hocam yada liderim olsun), tevhidin bireysel ve toplumsal yansıması olan özgürlüğün ve adaletin tesisi için mücadele edeceğime, kurtuluşumun Kelam-ı İlahi ve Sünnet-i Seniyyeye uymakla mümkün olduğuna, daha anne karnındayken rızkımın, ecelimin ve said (itaatkar kul) mi, şaki (isyankar kul) mi olduğumun kaderimde yazılı olduğuna inanıp bu can tenimde olup ruhumu teslim edeceğim son nefesime kadar said kul olmak için uğraşacağıma, her türlü yalan, dolandırıcılık, iftira ve tuzaklara karşı Allah’ın yardımının geleceği inancını taşıyarak kendi  kuyumda zindanı kendine medrese edinen Yusuf misali iffetli ve namuslu kalacağıma, Allah azze ve cellenin verdiği sıkıntı ve hastalıklara sabreden Eyyüp misali kazaya rıza, belaya sabır gösterip genişlik ve rahatlık anlarında da duaya sarılacağıma,  İsa misali tüm fakirliğime, yalnızlığıma ve beni hor hakir görmelerine karşın zillete düşüp kullara el açmaktansa zenginlerin zengini olan Allah’ın bana vereceği maidesini (sofrasını) bekleyip izzetli bir şekilde halime kanaat edeceğime, tüm dünyada Müslüman kardeşlerime yapılan zulümlere sessiz kalmayacağıma, Moskof zulmüne karşı kıyam eden Kafkas kartalı çeçen kardeşlerime destek olacağıma, Çin Komünizminin Doğu Türkistan’daki müslümanlara yaptığı işkence ve zulümlere seyirci kalmayacağıma, Filistin’de sapan taşlı Davutlara karşı işgal ve katliamı sürdüren İsrail ve Amerikan nemrutlarının mallarını boykot ederek İbrahimin ateşine su taşıyacağıma, Afrika’da, Somali’de ve dünyanın daha başka yerlerinde milyonlarca aç ve susuz Musalar dururken firavun sofrası kurmayacağıma,  bana yakin gelinceye kadar hiçbir zaman ve mekanda ibadet ve taattimde gevşeklik göstermeyeceğime, uluhiyyet ve rububiyyet tevhidini hayatıma kaim kılacağıma,  en yakınımdan  başlayıp çevremdekileri bıkmadan usanmadan Nuhun gemisine binip cahiliye tufanından kurtulmaları için devamlı davet ve tebliğle uyaracağıma, Kuran-ı Azimüşşan’ı gönlümün hirasına sanki yeniden nazil oluyormuşcasına okuyup ayetlerin uygulamasını nebevi sünnetle hafızama kazıyacağıma, İslami kadrolarla ahiret kaygısı güderek şirke ve küfre rağmen tevhidi uyanışı diri ve ayakta tutacağıma, onurlu ve izzetli bir ömür yaşamak için İslam dışı tüm cahiliye düzenlerinin yıkılıp İslam inkılabının kurulması direneceğime, göklerin, yerin ve dağların sorumluluğunu üzerine almaktan çekindiği  ilahi emaneti yüklenen Allahın halifesi olarak İslami mücadelede öncü ve örneklik gösterip adil şahitlik yapacağıma, Allah’ın hükmünü özelde yaşadığım topraklar üzerinde, genelde tüm dünyada egemen kılmak için yani yeryüzünde fitne kalmayıp din yalnız Allah’ın oluncaya kadar tağuti güçlerle mücadeleyi sürdüreceğime, yaşadığım bölgede davetimin önü kapatıldığında yada tebliğim engellenip davamın sesinin susturulmaya başlandığı şartlarda hiçbir sıkıntı duymadan Allah için hicret edeceğime, İlay-ı Kelimetullah yolunda mücadele ve mukatele etmeyi ebeveynimden, eş ve çocuklarımdan, akrabalarımdan, mallarımdan, evimden ve her türlü dünyevi şeylerden üstün ve değerli tutacağıma, davam uğrunda başıma geleceklere sabredip direneceğime, daima cihad için neferde hazır kıta bekleyen asker gibi uyanık ve tedbirli davranacağıma, ibadetlerimin, namazımın, helal çalışmamın, ilmimin, cihadımın, hicretimin, şehadetimin, kısaca hayatımın ve ölümümün Allah rızası için olmasına önem vereceğime, devamlı İslami cemaat halinde bulunup yozlaşmalar, baskılar ve fitneler karşısında İslami kimliğimden ödün vermeyeceğime, müminleri bırakıp kafirleri dost ve veli edinmeyeceğime, mümin kardeşlerimi kendi nefsimden daha evla tutup nefsime tercih edeceğime, İttihad-ı İslam’ın küresel çapta filizlenmesi için ümmet bilincini yeşertmeye çalışacağıma, dini düşüncenin yeniden ihyası için ve toplumun ıslahı için yaygın hale gelen bidat ve hurafe anlayışını yıkıp sahih, makbul ve hakiki İslam dininin aile ve cemiyette ikame etmesi için gece gündüz demeden tüm gücüm ve paramla gayret içinde olacağıma, içinde yaşadığım toplum gemisinin su alıp batmaması yada rotasını şaşırıp bir yerlere çarpmaması için cemiyetin kötü gidişatına karşı emr-i bilmaruf ve nehy-i anilmünker sorumluluk ve şuurunun gereklerini yerine getireceğime, islami hareket sürecinde islam, iman, takva ve ihsan merhaleleri olan manevi dinamiklerle donanacağıma, İslam kardeşlik çağrısının tüm cemaatlerde yankı bulduğu Allahın rab ve ilah, Hz. Peygamberin (as) önder, Kuran-ı Kerim’in rehber edinildiği özlenen islam nizamının hayata hakim olması için hiç durmadan bu davaya hizmet edeceğime; tamamıyla kalben kabul edip kavlen dillendirdiğim bu ilke ve prensipleri Allaha ve tüm müminlere söz verdiğimin bilincinde olarak bana ölüm gelinceye kadar sürdüreceğime ve ‘rabbimiz bize katından bir rahmet ver, şüphesiz sen bağışlayansın’ deyip latan yardım dileyeceğime Allah’ı melekleri ve tüm inananları şahit tutarak söz veriyorum.