Müslümanın Bilinçaltı Nasıl Olmalı?

e-Posta Yazdır PDF

Bilinçaltı Aptaldır… Şakadan Anlamaz !


Dünyaca ünlü bir ip cambazı bir gösteri anında düşüp ölür.  Durumu inceleyen uzmanlar, ünlü bir ip cambazının ölümünün bu küçük hataya bağlı olması, onları iyice merak etmesini sağlar.



İnceleme sonucunda elle tutulur bir neden bulamayan uzmanlar, ip canbazının ailesiyle görüşmeye karar verirler. Cambazın eşiyle görüşen uzmanlar ip cambazının hayatında önemli bir değişiklik olmadığını anlarlar. Ünlü ip cambazın sadece hanımına ölmeden birkaç hafta önce: “Ben bir gün buradan düşüp ölürüm amma hadi hayırlısı…” dediğine ulaşırlar.



Uzmanlar ip cambazının bu sözü üzerine: “İp cambazı aslında tüm dikkatini eskiden oyununa verirken; o düşünceden sonra dikkatini düşmesine odaklamıştır. Yani bilinçaltının düşme eylemi için beyne mesaj vermiştir. Bu gelen mesajı beynin dikkate alması sonucu cambazı da düşerek ölmüştür” sonucuna ulaşırlar.


“Bilinçaltı aptaldır. Ne söylerseniz, ne düşünürseniz onu doğru kabul eder. Şakadan hiç anlamaz. Analiz bilincin görevidir.” (Joseph Murphy)



Freud bilinci, kişinin kendisinden ve çevresinden haberdar olma hali olarak tarif ederken; bilinçaltını da kişinin zihninde bulunan fakat farkında olmadığı dürtüler, yaşantılar ve tutumlar olarak tarif etmektedir. 

Ben bilinçaltını çöp tenekesine benzetirim. Çöp tenekesine ne atarsan at, hepsini kabul eder. İster çeyizini, ister bileziklerini, ister paralarını, ister kitaplarını, ister çocuk bezini, ister yemek artığını, ister çocuğunu, istersen de kendini at hepsini kabul eder. Onun için değerli yâda değersiz önemli değildir. Onun görevi atılanları biriktirmektir. Ne zamana kadar işimize yarayan yada onu boşaltıncaya kadar.



Yine bilinçaltını ben boş bir kasete de benzetebiliriz. Nasıl ki boş kaset ne aldırırsan onu alırsa, bizim bilinçaltı da ona benzer. Kasete nasıl daha sonra izleyip dinlemek istediğimiz şeylerimizi aldırıyorsak bilinçaltımıza da önemli şeylerimi kaydetmek gerekir. Onun için bilinçaltı gelen her bilginin doğruluğuna yâda yanlışlığına bakmadan kaydeder ve yeri geldiği zamanda kullanılmak üzere beyne mesaj gönderir.



Size hiç yakın arkadaşınızın şakayla da olsa “geri zekâlı, sakarsın,… “gibi sözlerine gülüp geçebilir misiniz? Yâda arkadaşınızın size “çok çirkinsin, iğrenç olmuşsun…” gibi fiziksel özelliklerinizi eleştiren birine espri olsun diye güler misiniz? 



Gaza gelmeyecek insan yoktur, sözünün altında acaba bu yatmıyor mu? Nasıl şaka yoluyla da olsa bize söylenen olumsuzluklar hoşumuza gitmiyor bizi üzüyorsa, yine şaka yoluyla da olsa söylene güzel şeylerde bizi mutlu etmektedir.



Bazı insanların narkozdan uyanırken kimisi küfrederek, kimisi kızarak, kimisi dua ederek uyandıklarını duyarız. Ya da içki içen bir sarhoşun avazının çıktığı kadar ve içindeki argo kelimeler, kişini bilincinin devre dışı kaldığı ve bilinçaltındaki duygu ve düşüncelerinin ortaya çıktığını göstermektedir.



Çocukların sınavlarda sınav kaygısını yaşamalarının nedenlerinden biride ders çalışma ve sınavlara hazırlanma sırasında bilinçaltlarına gönderdikleri mesajlara bağlıdır. Bunu sonucunda da sınava giren çocuk sınavda bilinçaltının kaygı ile ilgili mesajlarına maruz kalmaktadır.



Bilinçaltı sadece söylenenleri kaydetmez. Bilinçaltı gördüklerini de kamera gibi doğruluna ve yanlışlığına bakmadan kaydeder. Bunu en güzel anlatan da Albert Bandura Deneyidir.



1961'de Albert Bandura ve arkadaşları tarafından yapılan deney, televizyonda şiddeti gören çocuğun saldırganlığını artırıp artırmadığını ortaya koyar.



Bu deneyde çocuklar bir yetişkini, basit oyuncaklar ve şişirme bir bebekle oynarken seyrettiler. Deneysel koşullardan birinde, yetişkin yaklaşık bir dakika için basit oyuncakları toplamakla işe başladı. Sonra dikkatini şişirme bebeğe çevirdi. Bebeğe yaklaştı, onu yumrukladı, ağaç bir çekiçle ona vurdu, havaya fırlattı ve odanın içinde orayı burayı tekmeledi. Bütün bunları yaparken de "kır burnunu, vur başına, al sana" diyerek bağırdı.



Çocukların gözleri önünde bu davranışları yaklaşık 9 dakika sürdürdü. Diğer bir durumda, yetişkin sessizce diğer oyuncaklar üzerinde çalıştı, şişirme bebekle ilgilenmedi.



Bir süre sonra, her çocuk şişirme plâstik bebeği de içeren bir dizi oyuncakla 20 dakika yalnız bırakıldı. Yetişkini saldırgan davranışlarda bulunurken seyreden çocukların, onu diğer oyuncaklar üzerinde sessizce çalışırken seyreden gruptaki çocuklardan çok daha saldırgan davrandıkları görüldü.



İlk grup, bebeği yumrukladı, tekmeledi, hırpaladı ve saldırgan yetişkinin söylediklerine benzer saldırgan yorumlarda bulundu. Bu çocukların, saldırmaya, deney öncesinden daha eğilimli oldukları açıkça ortaya çıktı. Taklit süreci içinde daha fazla saldırgan davranış gösteriyorlardı.



Bilinçaltı aptaldır,  şakadan anlamaz, her şeyi doğru olarak kabul eder gerçeğini göz önünde bulundurarak duygu ve düşüncelerimizi ona göre değerlendirmeliyiz.



Bunun için ileride karşımıza çıkabilecek olumsuz düşünceleri veya istenmedik davranışları geri plandaki bilinçaltı mesajlarına dikkat etmek gerekir. Bunun içinde olumsuz düşünceleri olumlu düşüncelerle yer değiştirmeliyiz.



Bizim bilinçaltının aptallığına karşı, bizim kendimizle barışık olmamız gerekir. Bunun içinde önce duygu ve düşünce boyutunu olumlu olması gerekir. İnsanlara karşı bakışımız kadar; tavır, davranış ve sözlerimiz olumlu yönde bakmak gerekir. Yoksa ben böyle bir hata yapmazdım, nasıl oldu da böyle bir hata yaptım anlamadım gibi bilinçaltı oyunlarına gelebiliriz.



Müslüman Bilinçaltının Aptallığından Korunması için Yapması Gerekenler:


1.İyi Niyet İçerisinde Olur:



"Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz ölmüş kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte bundan iğrendiniz O halde Allah'tan korkun, şüphesiz Allah, tövbeleri daima kabul edendir, acıyandır." (Hucurât, 12)



Kıyamet günü, Allah’ü Teâlâ bir kulunun Cehennem'e atılmasını emreder. Cehennem'e götürülürken, arkasına dönerek Ya Rabbi! Dünyada iken (Cennetine kor diye) sana hep hüsn-i zan ettim deyince, onu Cehennem'e götürmeyiniz! Kulumu, bana olan zannı gibi karşılarım buyurur. (Hadis-İhyâ)


2.Şüpheli Şeylerden Sakınır:



"Helal belli haram bellidir. Fakat aralarında bir takım şüpheli şeyler vardır ki, bunlar helal midir, haram mıdır, çok kimseler bilmezler. Şüpheli şeylerden sakınan kimse dinini de ırzını da kurtarmış olur. Her kim bu şüpheli şeylere düşerse harama düşer. Yasak bir yerin etrafında davarlarını otlatan bir çoban gibi çok sürmez hayvanları içeriye dalabilir. Dikkat,!.. Her padişahın kendine mahsus bir korkusu vardır. Gözünüzü açın!.. Allah'ın yeryüzündeki korusu da haram kıldığı şeylerden. Biliniz ki bedende bir et parçası vardır. O, yarayışlı ölürse bütün beden yarayışlı olur, bozuk olursa bütün vücut bozulur. İşte o et parçası kalptir." (Buhârî: İmân, 39)


3. Dilini Korur:



"Dillerinin biçtikleri faydasız sözlerinden başka bir şey, insanları yüzükoyun cehenneme düşürür mü?" (Tirmizî: İman, 8)



"Kim çok konuşursa, hatası çok olur. Hatası çok olanın da günahı çok olur. Günahı çok olan kimseye cehennem daha layıktır." (Beyhaki)


4. Gözleri Harama Bakmaktan Korur:



"Müminlere de söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar..." (Nur; 30)



"Mutlaka gözlerinizi haramdan sakınmalısınız ve ırzlarınızı da behemehâl korumalısınız. Aksi takdirde Allah, yüzlerinizdeki nuru çıkarıp sizi çirkinleştirir." (Taberânî)


5. Utanmasını Bilir:



"Hayânın hakikati şudur. Hayâ, kötülüklerden sakınmayı emreden ve hukukta hak sahiplerinin hakkına ödemekte kusurlu davranmayı men eden bir huydur."


6. Olgun Ve Sabırlı Olur:



"Bağışlasınlar, aldırmasınlar! Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, bağışlayan ve esirgeyendir." (Nûr, 22)



"Allah'ın kendi vasıtasıyla evleri mamur kıldığı ve dereceleri yükselttiği davranışları size bildireyim mi?" 



"- Evet ey Allah'ın elçisi, onları bize bildir." dediler. "Sana karşı kaba davranan kimseye yumuşak davranman, sana zulmedeni affetmen, seni mahrum edene dünya malından vermen ve senden ilişkisini kesene ihsanda bulunmandır." dedi. (Ahmed b. Hanbel: IV, 148, 158)


7. Konuşmaları Doğru Olur:



"Doğru sözcülük iyiliğe„ iyilik de cennete götürür. Ki~i doğru söyleye söyleye Allah katında sadıklar derecesine çıkar. Yalan kötülüğü kötülük de cehenneme götürür. İnsan yalancılık yapa yapa nihayet Allah katında yalancılar defterine yazılır." (Buhârî: Edeb, 69)


8. Alçak Gönüllü Olur: 



"Kalbinde zerre miktarı kibir olan kimse cennete giremez" (Müslim: İmân, 147)


9. Cömert Ve Kerem Sahibi Olur:



"Verdiğiniz her hayır (sadaka), kendiniz içindir. Yahut Allah'ın rızasını kazanmak maksadıyla verirseniz, verdiğiniz her hayır size tastamam verilir ve hiç hakkınız yenmez" (Enfâl, 3)



Sonuç olarak bilinçaltı aptal ve şakadan anlamayacağı için, her şeyi de doğru olarak kabul edeceğinde ileride nasıl görmek istiyorsak o şekilde doldurmak gerekir.



Bilinçaltını ister kişinin çöplüğü yâda ister değerli eşyalarının sakladığı kasa olarak görün fakat nereye neyin koyacağını çok iyi bilmek gerekir.



Altın gibi değerli duygu ve düşüncelerinizi hayata geçirmek ve yemek artığı gibi kokuşan duygu ve düşünceleri de çöp tenekelerine atmak gerekir.