ÇOCUKLAR TATİLDE YAZ KURSLARINA GİTMELİ Mi?

e-Posta Yazdır PDF

   Padişahın biri, bir gün ormanda vezirleriyle birlikte gezintiye çıkar. Yolu bir değirmene rastlar. Değirmenle ilgili bütün soruları cevaplayan değirmencinin bilgisi padişahın çok hoşuna gider. Konu dini konulara gelince değirmencinin dini bilgisinin olmadığını öğrenen padişah adama çok kızar ve cezalandırılması için saraya götürülmesini emreder.

   Padişah orman gezintisi bitirip saraya dönerken çobalık yapan bir çocuğa rastlar. Çocukla sohbet eden padişah; çocuğun çobanlık ve dini bilgisinin yanı sıra pratik zekâsına hayran kalır ve kendisini saraya götürmek istediğini söyler. Çocuk padişaha: “Giderim fakat bir şartla; o da eli bağlı şu adamı salıvermeniz” karşılığı der.

   Padişah: “Sen bizim bu adamın neden elini bağladığımızı biliyor musun? Bu adam değirmenle ilgili ne kadar soru sordumsa hepsini bildi; fakat dini konularda ise ne sordumsa da hiç birini bilemedi. Onun için değirmenciliği öğrendiği kadar dinini öğrenmediği için ceza vereceğim” der. Çocuk bunun üzerine:

  -“Padişahım, bence siz babamı değil de onun mezarda yatan babasına ceza vermelisiniz. Çünkü demin benim ne kadar zeki ve dini konularda bilgili olduğumu söylediniz. Bence babam görevini beni okutarak yapmıştır. Eğer ceza verilecekse, babamı okutmayarak dini konularda cahil bırakan dedeme ceza vermelisiniz” der.

   Çocuğun cevabı ve pratik zekâsı padişahın çok hoşuna gider. Çocuğun babasına; dini konularını öğrenmesi için bir yıl mühlet vererek çocukla birlikte sarayın yolunu tutar.

***

   Rivayete göre bir gün Musa (a.s)  bir mezarlığın kenarından geçerken kabirde yatan bir ölünün azap çektiğini görür. Musa (a.s) işini bitirip geri döndüğünde o kabirde yatan adamın kabir azabının kalktığını görür. Bunun hikmetini soran Musa (a.s) Cenab-ı Hakk:

  - “Ya Musa bu adam ölmeden önce hanımı hamile idi. Hanımına karnındaki çocuğu büyüdüğü zaman okutması konusunda vasiyet etti. İşte bu çocuk bu gün hocanın önüne geldi ve euzü besmeleyi öğrendi.

  “Ya Musa; rızam için ilim öğrenmeye çalışan bir çocuğun babasına azap etmekten hayâ ederim. Bu adamın kabir azabını da bu çocuğun hürmetine kaldırdım” buyururlar.

   Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’in “İnsanoğlunun öldükten sonra amelinin kesilmeyeceği üç şeyden birinin de kendisi için arkadan dua edecek hayırlı evlat” olduğunu bilmeyenimiz yoktur. Bu sebepledir ki çocuklara verilecek dini eğitim hem çocuk hem de anne babalar için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.

   Okullar kapandı çocuklarımız üç aylık bir tatile girdiler. Yaz tatilinde çocuklar hem tatillerini yapsınlar hem de dinini öğrenmek için yaz kurslarını bir fırsat olarak düşünülmelidir.

   Olaya bir de psikolojik ve sosyolojik boyutuyla baktığımız zaman konu daha iyi anlaşılacaktır. Çocuklar üç aylık tatil boyunca okul ve arkadaş ortamından uzak kalacağı için çocuk için bu dönem stresli bir dönem olabilir.
   Dört duvar ve sosyal ortamlardan uzak kalan bu çocuklar, evde sürekli tv, internet, bilgisayar oyunları çocuğun gelişimine olumlu yönde çok fazla katkı sağlamayacağı için sıkılacaklardır.

   Tatil boyunca da bu çocuklar can sıkıntısından oflayıp puflayarak ve okul açılsa da gitsek diyerek gelişimsel olarak sosyal ortamları arayacaklardır. Bu durumdan kurtulmak için çocuklar değişik arkadaş gruplarına ya da internet cafelere takılmaya başlayacaktır.

   Çocukların kişiliğini olumsuz etkileyecek ortam ve arkadaşlardan korumak amacıyla bu çocukları yaz dönemlerinde açılan kurslara göndermek gerekir. Bu kurslar çocuğun hem yeni bir sosyal çevre edinmesini sağlayacak hem de dini bilgilerini öğrenmesini sağlayacaktır. Bunun yanında bu kurslar sorumluluk, özgüven ve benlik saygınsın geliştirmenin yanı sıra kötü ortam ve arkadaşlardan çocukları koruyacaktır.

   Çocuklar kurslarda; Kur’an-ı Kerim’i öğrenmenin yanında ailelerin kendilerine öğretmekte yetersiz kaldığı dini bilgilerle toplum ve aile tarafından yanlış öğretilen dini değerlerin doğrusunu öğrenebileceklerdir.
   Çocuklar, daha yaşları küçüktür diyerek yaz döneminde açılan bu kurslardan mahrum bırakılmamalıdırlar. Çünkü öğrenme yedi yaşında başlar. Yedi yaş ve yukarısı çocuğun söylenenleri anlayabileceği zihinsel olgunluğa eriştiği bir yaştır. “Çocuklar yedi yaşına geldiği zaman namaz kılmasını öğretiniz” hadisinin temelinde de bu yatmaktadır.

   Öğrenmenin en ideal olduğu yaş ve zamanlarda (7–21 yaşları arası)  kurslara gönderilmeyen çocuklar,  zihin ve zamanlarını boşa harcayacaklardır. Bu dönemlerde dinini öğrenmek için kurslara gönderilmeyen bu çocuklara ileride eğitim vermek ya da verdirmek gerçekten güçleşecektir.

   Gününü kurslarda geçiren çocuklar; hem dinini öğrenme hem tatili değerlendirme hem de uygun arkadaş ortamına girerek kötü arkadaş ve etkilerinden uzak kalacaktır. Öğrenmek için zihinsel olgunluğun en uygun olduğu bu yaşlarda öğrenilen bilgiler, öğrenme ve kalıcılık için en uygun bir dönemdir çocuklar için.

   Nasıl okuma yazma okulda öğreniliyorsa Kur’an-ı Kerim de bu amaçla açılmış kurslarda öğrenilir. Çünkü nasıl okuma yazma öğrenmenin bir kuralı varsa Kur’an-ı Kerimi öğrenmenin de bir kuralı vardır: Kuralına göre öğrenilmeyen bir bilgi, hem yanlış öğrenilir hem de düzeltilmesi eğitim ve öğretim açısından zor olur. Bunun için de çocuklara Kur’an-ı evde değil de kurslara göndererek ehlinden öğrenmeleri sağlanmalıdır.

   Kurslara giden çocuklar, itikat ve ibadet gibi dini bilgileri sosyal ve akran grubu içinde öğrenmeleri onların bu bilgileri daha iyi öğrenmelerini sağlayacaktır. Aynı duygu ve düşünceleri paylaşmanın ötesinde aynı şeylere inanma ve aynı şeyleri yapma çocukların benlik saygısını yükselterek dini değerlere olumlu yönde bakmasını sağlayacaktır.

Çocukları Yaz Kurslarına Gönderirken Nelere Dikkat Edilmeli:

  1. Çocuklar kurslara sevdirerek ve özendirerek gönderilmelidir. Çünkü zorla gönderilmeye çalışan çocuk sizden olduğu kadar dinden ve kurslardan soğuyabilir.

  2. Kursun ciddiyet ve önemi çocuğa güzel bir şekilde kavratılmalıdır.

  3. Çocuklar, kursa tertipli, düzenli ve kurs adabına uygun kıyafetlerle gönderilmeye çalışılmalıdır.

  4. Çocuklar, kursa abdestli gitmesi konusunda teşvik edilmelidir.

  5. Okuldaki gibi çocukların, kursun giriş çıkış saatlerine dikkat etmeleri konusunda gereken hassasiyet göstermeleri sağlanmalıdır.

  6. Nasılsa devam zorunluluğu yok diyerek çocuğun mazeretsiz olarak kursa gitmemesinin önüne geçilmelidir.

  7. Çocukların kursta okuyacakları cüz ve kitapları kurs hocasına danışılarak alınmamalıdır.

  8. Kursta verilen derslere okuldaki gibi rehberlik yapılmalıdır.
  9. Çocuklar kursa gitmek istemedikleri zaman kurstan ve dinden soğutucu söz ve davranışlar içine girilmemelidir.

  10.  Çocukların kursta öğrendiklerini unutmamaları ve sorumluluklarının farkına varmaları açısından onları günlük hayatta kullanmalarına imkân sağlanmalıdır.

   Sonuç olarak ailelerin; çocuklarının dini bilgileri almaları konusunda gereken hassasiyeti göstermeleri gerekir. Bunun için de her konuda olduğu gibi dini konuları öğretme ve kurslara göndermede ilk yapılacak şey; çocuklara sevgiyle yaklaşmaktır. Kaş yapalım derken göz çıkarmamak için yolumuz sevgi yolu olmalıdır. Hadiste Sevgili Peygamberimizin (s.a.v) “Müjdeleyiniz nefret ettirmeyiniz” hadisini çocuk eğitiminde de dikkate almak dileğiyle...

   Her insan gibi çocuklar da, sevmediği kişilerin önerilerini dikkate almayacakları için işe; çocukları kendimizi sevdirmekle başlamak gerekir. Kaş yapalım derken göz çıkarmamak için yolumuz sevgi yolu olmalıdır.