Yılbaşında Çocuklarımız Kimin Kuşu Olacak?

e-Posta Yazdır PDF

Kuşun biri, her gün kilisenin çanına konar ve oraya pislermiş. Gel zaman git zaman derken her gün kuşun pisliğini temizlemekten bıkan papaz, bir gün aklına bir fikir gelir uygulamaya karar verir.

   Sabah kuş gelmeden kuşun her gün konup pislettiği çanın yanına bir tas ve içine de içki koyar. Papaz bu işlemleri yaptıktan sonra kuşu gözetlemeye başlar.

   Her günkü gibi kuş gelir; çana konar ve pisliğini yapar. Sonra kuş etrafına bakarken tası görür ve tastaki içkiyi su zannederek doyasıya kadar içer. Hikâye bu ya; kuş içkiyi içince sarhoş olur ve yere düşer.

   Kuşun düştüğünü gören papaz hemen kuşun yanına gider ve kuşu eline alır. Yarı ayık yarı sarhoş halde olan kuşa şöyle bir bakan papaz, kuşa söyle seslenir:

   “Sevgili kuş: Söyle bakalım bana; sen kimin kuşusun? Hz. İsa (a.s)’nın kuşuyum desen, neden kilisenin çanına pislersin? Yok, Hz Muhammet (s.a.v) kuşuyum desen, neden tasa koyduğum içkiyi içersin? Allah aşkına söyler misin sen kimin kuşusun?” der.
   Şimdi isterseniz papazın kuşa sorduğu soruyu bizde kendimize soralım? Biz, sözel ve davranışsal olarak hangi ümmetin aktivitelerini yapmaktayız? Canımız ciğerim olarak gördüğümüz minik kuşlarımızı nasıl yetiştiriyoruz?

   Minik kuşlarımıza model olma konusunda dinin hangi emir ve yasakları uygulama konusunda model olmaya çalışıyoruz? Toplum tarafından yanlış öğretilen ve yanlışları doğru imiş gibi algılama konusunda çocuklarımızı ne kadar bilinçlendirebiliyoruz.

   Bu ve buna benzer soruları çoğaltabiliriz. Önemli olan soruları çoğaltmak yerine kendimizi ve çocuklarımızı dinin emir ve yasakları konusunda bilinçli bir müslüman olarak yetiştirebiliyor muyuz?

   2010 yılının son ayına girdiğimiz bu aylarda hıristiyan olan batı toplumunda olduğu gibi müslüman olan bizim toplumumuzda da ister istemez gündemimize yılbaşı oturmaktadır.

   Müslümanlarla uzaktan yakından alakası olmayan yılbaşı kutlamaları da eskiye nazaran daha belirgin olarak kutlandığı gözlenilmektedir. Çoğu müslüman tarafından bilinçsizce yapılan bu kutlamalar, zamanla sonucun dahi tahmin edilemeyecek sonuçları doğurmaktadır.

Rasulullah (s.a.v.) buyuruyor ki;
   “Kendisinden başka ilah olmayan Allah’a kasem ederim ki, içinizde öyle adam bulunur ki, cennet ehlinin ameli ile amel eder ve kendisi ile cennet arasında bir zira’dan (Yaklaşık 50 cm) ziyade mesafe kalmaz. Derken (hükm-i) kitap (yani o yazının hükmü) ona galebe eder, cehennem ehlinin ameli ile amel eder de cehenneme girer. Keza içinizde öyle adam bulunur ki, cehennem ehlinin ameli ile amel eder, kendisi ile cehennem arasında bir zira’dan ziyade mesafe kalmaz. Derken (hükm-i) kitap ona galebe eder, cennet ehlinin ameli ile amel eder ve cennete girer.” (Buhari –Müslim)

   Teknolojinin gelişmesiyle birlikte Avrupa ile içi içe olan toplumumuzda son yüz yılda değerlerinden daha da uzak kalmaya başlamıştır. Eskiden sadece tek kanallı dönemlerde televizyondan haberimiz olduğu ve seyretmeyi dahi uygun bulmayan toplumumuz, yılbaşılar artık sanki toplumun vazgeçilmezleri arasına girmeye başlamaktadır.

   Eskiden bırakın kutlamayı televizyonda seyredeni kınayan toplumumuz, son zamanlarda yılbaşını kutlamayacağını söyleyenleri yadırgamaktadır.

   Müslüman’ın Ramazan ve Kurban bayramından başka bayramı yoktur, inanç ve düşüncesi içinde iken; bugün Hıristiyanlar tarafından bayram olarak kabul edilen yılbaşılar bizim toplumuzda da kabullenilmeye ve benimsenmeye başlanmaktadır.
   İslam toplumuyla yakından ve uzaktan ilişkisi olmayan yılbaşı ve yılbaşı kutlamaları, büyükleri olduğu kadar çocukları da ister istemez olumsuz etkilemektedir.Çocuklarına yılbaşını sadece tatil, eğlence veya yeni bir yılın kutlaması olarak anlatan ve o şekilde göstererek kutlamaya çalışan, televizyonda yılbaşı kutlamalarını seyretmekten sakınca görmeyen anne babalar, aslında kendilerine olduğu kadar çocuklarında maneviyatlarına zarar verdiklerinin farkında bile değiller.

   "Kim bir kavme benzerse, onlardandır"  (Ebu Davud) buyuran Peygamber Efendimiz (s.a.v); bir müslümanın hiç kimseye benzemeyeceği ve bir müslümanın taklit eden olmayacağını bu hadisiyle bize çok güzel ifade etmektedir.

   Yılbaşı kutlamalı büyüklerin olduğu kadar okuldaki çocuklarında gündemini meşgul etmektedir. Eskiden çocuklar, yılbaşını sadece tatil olarak algılayıp konuşurlarken son zamanlarda kutlamalar şeklinde davranışlara dönüştüğünü görmekteyiz.

   “Biz bu yıl yılbaşını …… kutlayacağız. Biz yılbaşında …. gideceğiz. Biz yılbaşı için şunu aldık.  Yılbaşında şunu yapacağız bun yapacağız….” diye başlayan cümleler, çocukların en çok kurdukları cümlelerin başında gelmektedir. Oysa hepimizin çoban olduğu ve yakıtı sadece taş olan cehennem olanı ne kadar çok çabuk unutuyoruz.

   “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.” (Tahrim Süresi–6)

   “Hepiniz, bir sürünün çobanı gibisiniz. Çoban sürüsünü koruduğu gibi, siz de evinizde ve emriniz altında olanları Cehennemden korumalısınız! Onlara müslümanlığı öğretmezseniz, mesul olursunuz.” (Müslim)

   Çocukların bu konuşmalarından da anlaşılacağı üzere yılbaşı kutlamaları aileler tarafından da normal karşılanmakta ve çocuklara o şekilde ifade edilmektedir.

   Bunun sonucunda da çocuk başkasına benzeme ve onların değerlerini benimseme adına yapılan yılbaşı kutlamaları müslümanlarında yapabileceği normal bir faaliyet olarak algılamaktadır. İleri yaşlarda çocuklar bunu biraz daha abartarak bunu dinin diğer değerlerine de genelleyerek farklı yaşam tarzlarına girmesine neden olacaktır. Buda kişini telafisi mümkün olmayan maneviyat tahriplerine sebep olmaktadır.

   Peki, yılbaşı kutlamalarının çocukları etkilememe adına neler yapılmalı?

   1.Başta anne babalar yılbaşı kutlama konusunda çocuklara model olmaktan kaçınılmalı.

   2.Yılbaşı kutlama konusunda ailenin plan ve proğramı olmamalı.

   3.Çocuklar için yılbaşı tatili pekiştireç olacaksa bunlardan kaçınılmalı.

   4.Çocuklar için önemli olan memleket, anneanne, babaanne… gibi ziyaretleri yılbaşıyla özdeşim kurdurmaktan kaçınmalı.

   5.Yılbaşı tatilini normal bir tatilmiş gibi algılanıp o şekilde değerlendirilme konusunda çocuklara model olmalı.

   6.Yılbaşı kutlamaları konusunda ailenin özendirici konuşma ve davranışlardan kaçınılmalı. Müslümanları bayramları hakkında çocuklar bilgilendirilmeli.

   7.Yılbaşının gerçek hikâyesi araştırılıp dinimiz ve kültürümüzle bağlantısı olup olmadığı konusunda çocuklarla bilgi paylaşımı yapılmalı.

   8.Çocuklara toplum tarafından öğretilen yılbaşı yanlışlıkları hakkındaki zihnindeki sorular onların anlayacağı şekilde cevaplandırılmalı.

   9.Yılbaşı gecesi mümkünse televizyon seyretmemeli ve seyredilecekse de yılbaşı kutlaması yayınlamayan kanallar seyredilmeli.

   10.Peygamber Efendimizin “Kim bir kavme benzerse, onlardandır" (Ebu Davud) hadisinin yılbaşıyla bağlantısı konusunda ailecek sohbet edilmeli.