Çocuklarda Bilinçaltı Nasıl İşler?

e-Posta Yazdır PDF

Yaradılışları gereği zihinleri boş olarak yaratılan çocuklar, eğitilmeye müsait olarak da anne babalara emanet edilmişlerdir. 

 “Allah sizi annelerinizin karnından bir şey bilmez halde çıkarmıştır.” (Nahl,78)

 “Her doğan çocuk fıtrat üzere doğar.” (Buhârî, Cenâiz, 92)

İmam-ı Gazali Hazretleri çocuğun kalbini; “Tertemiz, bomboş, saf, her şeyi almaya kabiliyetli ve yönlendirdiği her şeyi yapmaya meyilli” olarak tarif ederken eğitimleri konusunda şöyle tavsiyede bulunmaktadır:

“Çocuk, ana- babasının elinde bir emanettir. Kalbi, kıymetli bir cevher gibi temizdir. Mum gibi her şekli alabilir. Bütün yazı ve şekillerden uzaktır. Temiz bir toprak gibi olup, hangi tohum atılsa büyür. İyilik tohumu ekilirse din ve dünya saadetine kavuşur.  Anne babası ve hocası sevabına ortak olur. Şayet fesad tohumu atılırsa helak olur;  anne babası ve hocası günahına ortak olur.” 

0-6 yaşları arasında çocukların bilinçaltı, gördüklerini, işittiklerini ve öğrendiklerini atlamadan kamera gibi kaydeder. Bunları kaydederken de egosantrik düşüncelerini de dikkate alırlar. Bu kayıtlar, zamanla inançlar dediğimiz çocukların doğrularını oluşturur. Bunun en güzel örneği de Albert Bandura  deneyidir. 

1961’de Albert Bandura ve arkadaşları tarafından yapılan deney, televizyonda şiddeti gören çocuğun saldırganlığının artıp artmadığını ortaya koyuyor. 

Bu deneyde çocuklar bir yetişkini, basit oyuncaklar ve şişirme bir bebekle oynarken seyrettiler. Deneysel koşullardan birinde, yetişkin yaklaşık bir dakika için basit oyuncakları toplamakla işe başladı. Sonra dikkatini şişirme bebeğe çevirdi. Bebeğe yaklaştı, onu yumrukladı, ağaç bir çekiçle ona vurdu, havaya fırlattı ve odanın içinde oraya buraya tekmeledi. Bütün bunları yaparken de “Kır burnunu, vur başına, al sana!” diyerek bağırdı.

Çocukların gözleri önünde bu davranışlar yaklaşık 9 dakika sürdürdü. Diğer bir durumda yetişkin  sessizce diğer oyuncaklar üzerinde çalıştı, şişirme bebekle ilgilenmedi. 

Bir süre sonra, her çocuk şişirme plâstik bebeği de içeren bir dizi oyuncakla 20 dakika yalnız bırakıldı. Yetişkini saldırgan davranışlarda bulunurken seyreden çocukların, onu diğer oyuncaklar üzerinde sessizce çalışırken seyreden gruptaki çocuklardan çok daha saldırgan davrandıkları görüldü. 

İlk grup, bebeği yumrukladı, tekmeledi, hırpaladı ve saldırgan yetişkinin söylediklerine benzer saldırgan yorumlarda bulundu. Bu çocukların, saldırmaya, deney öncesinden daha eğilimli oldukları açıkça ortaya çıktı. Taklit süreci içinde daha fazla saldırgan davranış gösteriyorlardı. 

6-12 yaşları arasında ise çocuklar, kısmen yorumlama yeteneğinin gelişmesine bağlı olarak gördüklerine, işittiklerine ve öğrendiklerine duygu ve düşüncelerini de katarlar. Yani 0-6 yaşlarında kaydettiklerini yeni öğrendikleri bilgilerle karşılaştırarak ve harmanlayarak kaydederler. Başka bir ifadeyle 0-6 yaşlarında öğrendiklerini 6-12 yaşlarında doğrulayarak ve pekiştirerek kaydetmektedirler.

12 ve yukarı yaşlarda ise soyut zekânın da gelişmeye başlaması ile birlikte, geçmişteki tecrübelerden de yararlanarak olayları genelleme yaparak kaydederler. Yaklaşımları ve değerlendirmeleri ise 12 yaş öncesinde bilinçaltına kaydettiği şekilde olur. Olaylar karşındaki tepkileri, bilinçaltındaki kayıt şekline göre verirler. Ergenlik sürecinde çocuklar, bilinçaltına bağlı olarak duygu yoğunluğu yaşayacaklarından duygularını kontrol etmekte sıkıntı yaşayabileceklerdir. Ani tepki verme ve duygusallık daha çok bilinçaltından kaynaklandığından tepkilerin gösteriliş şekli de kendilerine has olacaktır.

Çocuklar için Yapılması Gerekenler

1. Bilinçaltı kişinin bilgi deposudur. Çocukların bilinçaltına bilgi yüklerken ileride işlerine yarayabilecek bilgiler yüklenmeli.

2. Çocukları ilerde nasıl olması isteniyorsa onlara o şekilde model olunmalı.  Çünkü çocukların bilinçaltı, ayna gibi olduğundan anne babalarından ne görürlerse o şekilde hareket edecekleri unutulmamalı.

3. Çocuklara karşı anne babalar, söz ve davranışlarıyla tutarlı olmalı. Anne babalar, çocukları ikilem içinde bırakmamak için doğrular ve yanlışları konusunda tutarlı olunmalı. 

4. Çocukların kendileri hakkındaki duygu ve düşünceleri, ailenin çocukla ilgili tutumlarından kaynaklanır. Çocukların olumlu davranışlar sergileyebilmeleri için anne babalar, benlik saygısını zedeleyici söz ve davranışlardan kaçınılmalı.  

5. Güzel bakan güzel görür, düşüncesiyle çocukların bardağın dolu tarafını görebilmeleri için anne babalar, olaylara her zaman olumlu taraftan bakmalı.

6. Anne babalar, çocuklarının ahlakını bozacak, bilinçaltlarını olumsuz etkileyecek kötü arkadaş ve olumsuz çevreden uzak tutmalı.  

7. Çocukların sanal âlemde kimlerle arkadaşlık kurduklarına hangi sitelere girdiklerine dikkat edilmeli. Bunların olumsuz çevre ve kötü arkadaş çocukların bilinçaltlarını olumsuz etkileyeceğinden, anne babalar tarafından gerekli tedbirler alınmalıdır.