SMS ve İnternet Çocukları-2

e-Posta Yazdır PDF

Günlük hayatta birçok işlerini telefonla halleden çocuklar, doğal olarak akıllı telefonlara bağımlı olmaları da normal olacaktır. Bu çocuklar kazara telefonlarını kaybederler ya da telefonları bozulursa kendilerini sanki her şeylerini kaybetmiş gibi hisseder. Kaybetme korkularına karşı bu çocuklar, telefonlarını yanlarından ayırmadıkları gibi sık sıkta kontrol etme ihtiyacı hissederler. Yatarken de telefonlarını ya başuçlarına koyarlar ya da yastıklarının altlarına koymaktadırlar. Uyandıkları zaman yaptıkları ilk işte yine telefonlarına bakacaklarından bu da zamanla nomofobi’ye dönüşmektedir.


Araştırması ya da öğrenmesi gereken her şeyi bir parmakla yapana çocuklar, telefonlarda onlar için vazgeçilmezler arasında olacaktır. Değil bir günün bir saatine telefonsuz geçirmekten korkan bu çocuklar, zamanla nomofobik hale gelmektedirler. 


Peki, nedir bu momofobi?


Nomofobi; iletişimden uzak kalma korkusu.  Başka bir ifadeyle cep telefonu kapalı ya da ulaşılmaz olduğunda insanlarda oluşan kaygı, kişinin eş dostla iletişimden yoksun kalma korkusu demektir. İletişimden yoksun kalmak demek ise; kişinin eş, dost ve çevresiyle temas halinden mahrum kalma ve ulaşılamama korkusudur.


Çocuklar telefonlarını uyurken yastıklarının altına koyarak onu baş tacı yapmalarının nedeni de da bundandır. Çocukların geneli yatarken dahi telefonunu kapatmayı sevmiyor çünkü her zaman iletişim halinde olmak istiyor. Yine çocukların büyük bir çoğunluğu, telefonunun şarjı bittiğinde, kontörü-dakikası-TL’si bittiğinde, telefonunu kaybettiğinde veya kapsama alanı dışında kaldığında kaygıları artmaktadır. 


Telefon ve İnternet için 

Nomofobi’nin Belirtileri:


1. Cep telefonunun yanında olup olmadığını sürekli kontrol ediyorsa


2. Elinden cep telefonu düşmeyip sürekli arama ve mesaj var mı diye bakıyorsa


3. Zamanın çoğunu internette girmeye bağlı olarak kendini uykusuz ve yorgun hissediyorsa


4. Sanal âlem dışındaki dünyaya karşı fazla duyarsızlaşıp ve sosyal hayattan zevk alınmıyorsa


5. Çocuk, gününü ailesi, akranlarıyla ya da ders çalışarak geçirmek yerine sanal âlemde tanımadığı insanlarla vakit geçiriyorsa


6. Okul başarısında gözle görülür bir düşüş varsa


7. Her konuyu internetten bakmaya ve alış verişi internetten yapılmaya çalışıyorsa


8. İnternet ve bilgisayar başında geçirilen süre sorulduğunda yalan söylüyorsa


9. Hemen kapatıyorum deyip de telefonu ve interneti bir türlü kapatamıyorsa

10. Telefonda SMS ve internetten mesajlaşmak, yüz yüze konuşmaktan daha kolay ve eğlenceli diyorsa


11. E postaya bakmak için içinden sürekli bir dürtü geliyorsa


12. Günlük yapması gereken işleri internete göre ayarlıyorsa


13. İnternete fazla kalınca suçluluk ve mutluluk arasına gidip geliyorsa


14. İnternetten yoksun kalınınca yoksunluk semptomları gösteriyorsa


15. Ve bu semptomlar içinde depresyon, sosyal fobiler, oto kontrollerinde zayıflama, dikkat dağınıklığı, çabuk sinirlenme gibi belirtileri varsa 


Özellikle Anne Babalar “Nomofobi”  için Neler Yapmalıdırlar


Önceleri anne babalar, iletişim kurma adına cep telefonlarına sıcak bakarlarken, zamanla internete de girilmeye başlanınca bakış açıları değişmeye başladı. Önceleri anne babalar,  çocukların interneti okul başarısı için kullanacaklarını (ödevlerini, araştırmalarını) düşünürlerken, zamanla arkadaşlarıyla mesajlaşma, ileti gönderme, çevrim içi oyunlar oynama, sohbet odalarında tanımadığı insanlarla sohbet etme gibi şeylerde kullandıklarını fark etmeye başladılar.

Önceleri anne babalar, arkadaşına ya da sokağa çıkacağını söyleyen çocuklara; en azında güvenlik adına nerede ve kiminle buluşacağı gibi sorular sorulurdu.  Oysa günümüzde ise çocuğu evde tutmak için bilgisayar ya da cep telefonundan internet sunulurken güvenlik taraması yapılmamaktadır. 


Bu amaçla çocukların telefon ya da bilgisayardan ne yaptıklarına, ne oynadıklarına, kimlerle mesajlaştıklarına, hangi sitelere girdikleri direk olmasa da takip edilmeli sıkıntı olmadığı takdirde müdahale edilmemelidir. Eğer sıkıntı varsa çocukla konuşulmalı gerekirse sözleşme yapılmalıdır. Amaç kontrol altına almaksa, sözleşme iki taraf içinde uygulanabilir bir plan olmalıdır. Kurallara uyulduğu zaman mükâfatın, uyulmadığı zaman yaptırımların neler olabileceği açık açık belirtilmelidir. Mesela internete girmek okul notlarının düşürdüğü takdirde internete girip girmeme tekrar değerlendirilerek gerekirse yasaklanacak diye açık açık yazılmalıdır. Çocuğun okul başarısını olumsuz etkilemiyorsa zaten problem yok demektir ve internete girmesi kontrol altına alınmış demektir.


Malumunuz interneti ortadan kaldırmak mümkün değildir. Önemli olan da yasaklamak değil nasıl kullanılacağını öğretebilmektir. Bunun için öncelikle anne babalar, çocuklara cep telefonu ve internet kullanma konusunda olumlu şekilde örnek olmalıdırlar. Bunun içinde anne babalar:


1. Telefon günlük hayatın vazgeçilmezleri arasında olmamalı ve telefon kullanımını mümkün olduğunca en aza indirilmelidir.

2. Telefon kullanım konusunda bazı kriterler getirilmelidir.


3. Telefon günlük hayatta amaç değil iletişimde kullanılan bir araç olmalıdır.


4. Telefonla yapılan işler mümkün olduğunca kısa tutulmalı, keyfi ve gereksiz kullanımlardan kaçınılmalıdır.


5. Her konuda telefona sarılmamalı, gözü ve gönlü telefondan uzak tutulmalıdır.

6. Nomofobinin insan sağlığına zararları hakkında bilgi edinilmelidir.


7. Telefon ve internet kulanım konusunda çocuklara model olunduğu akıldan çıkarılmamalıdır.


8. Çocuklara zaman ayırabilmek için iş görüşmelerini eve taşımamalı ve gerekirse akşamları telefonu kapalı tutmaya gayret edilmelidir.


9. Eğer evde bilgisayar varsa bunu çocuk odasına koymalı ve bilgisayar herkesin rahatlıkla girip çıkabildiği bir odaya ve ekranı da görünür şekilde olmalıdır.


Sonuç olarak telefon çağımızın getirdiği bir yeniliktir. Bu yenilik yerinde ve zamanında kullanıldığı zaman insanlığa faydalı bir hizmettir. Her şeyde olduğu gibi telefon kullanımının da fazlası zararlıdır. Onun için anne babalar telefon ve interneti yerinde ve zamanında kullanarak hem kendilerini hem de model olmadırlar.


Yine telefon ve internet hayatın vazgeçilmezleri arasında görülmeyip iletişim ihtiyacını gideren bir araç olarak algılanmalı o şekilde kullanmak gerekir. 


Bunların yanında nomofobi hakkında bilgi edinmek, korku veya iletişimsizlik korkusunun üstesinden gelmenin ilk adımıdır. Çocukları sosyal aktivitelere katılmalarını, kitap okumak, yüz yüze sohbet ortamları sağlamak bağımlılığın engellenmesinde yardımcı olabilecektir.