Alemlere Rahmet, Önderimiz ve Örneğimiz

e-Posta Yazdır PDF

HZ. MUHAMMED sallallahu aleyhi ve selem
“Kim, Allah’a ve Rasulü’ne itaat ederse, Allah o kimseyi altından ırmaklar akan cennetlere koyar…” (Fetih 17)


Rasulullah aleyhisselam; En Mümin ve En Başarılı Şahsiyet


&…SÜNNET ve HADİS; kainatın gelmiş geçmiş en mümin ve hayatta en başarılı insanı olan Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam’ın, Kur’an-ı Kerim rehberliğinde oluşan sözleri, davranışları ve onaylarıdır.
Peygamberimiz (sav), en mümin şahsiyettir çünkü O’nun Yüce Allah’a teslimiyeti ve itaati mükemmeldi. Peygamberimiz (sav) insanlığın en başarılı insanıdır çünkü O (sav), her açıdan karanlığın, cehaletin ve zulmün derekesinde olan insanları dönüştürerek bir inkılap gerçekleştirmiş, 23 yıl gibi kısa bir sürede Saadet Asrı’nı yaşatmıştır.
O halde her alanda ve her zaman maddi ve manevi anlamda başarılı olmak için Rasulullah’ı örnek almamız zaruridir.


“Onlar, Allah Rasulü’nü Çocuklarını Tanıdıkları Gibi Tanırlar”


&… Bir Müslüman olarak, Kur’an-ı Kerim’deki şu ayeti kerimeyi her okuyuşta Peygamberimiz’i gereği gibi tanıyamayışımdan dolayı hep utanmışımdır. Sizlerin de aynı duyguyu yaşayabilmeniz için önce ayetin muhtevasına bakalım: “Bizim kendilerine kitap verdiklerimiz, O’nu çocuklarını tanır gibi tanırlar. Kendilerini hüsrana uğratanlar, işte O’na inanmayanlardır.” (En’am, 6/20, ayrıca bkz. Bakara 2/146)
Ayet bir yönüyle Peygamberimiz’in geçmiş ümmetler (Yahudiler, Hrıstiyanlar, vs.) tarafından çocukları gibi tanındığını haber verse de, bir yönüyle de biz Muhammed Ümmetine O’nu öz çocuklarımız gibi tanımamız gerektiği emrediliyor. Bu noktada şu soruyu sormak gerekir; “En iyi tanıdığımız insan kadar Peygamberimiz’i tanıyor muyuz ve O’nu tanıyıp, O’na benzemeye çalışıyor muyuz?”
Kendisi hayatın her alanında ve anında üsve, model olan bir insanı, kendi öz benliğimizden daha iyi tanımalıyız ki; pratiğimizi O’na benzeterek kendimizi mutmain kılıp, ateşten koruyalım. Bizim rehber olarak O’nu tanımaya ve hayatını hayatımızda güncelleştirmeye her an ihtiyacımız vardır.
Peygamberlerin ve Peygamberimiz’in gönderilmesi, onların hayatı yönlendirmede öncü olup İslam toplumlarını örgütlemeleri ve bu yapılanmayla tarihin seyrini değiştirecek önemli olayların gerçekleştirmelerinin adı; “Eyyâm’ullah’tır.” Peygamberimiz’in doğumu da, risaleti de, mücadelesi ve başarıları da “Eyyâm’ullah’tır.” Yani; Rabbani lütufların bol olduğu, insanlığın nimetlere garkolduğu; Allah’ın günleridir.
Doğumunu ve risaletini eyyâm’ullah’tan saydığımız Peygamberimiz’le ilgili anma proğramları O’nun hayatının canlılığını yansıtmalı ve bu hayat, yaşanabilir bir model olarak da sunulmalıdır. Daha açık bir ifade ile söylersek; Hz. Peygamber’in hayatını, hayatımızın genişlik boyutunda mektepleştirerek ve kurumlaştırarak yaşamalıyız.
İdeolojik ve seküler düşüncelerden toplumumuzu muhafaza ve İslami olmayan piyasada küfür virüsü taşıyan neslimizi koruyabilmek için başta Kur’an-ı Kerim sonra da hadis-sünnet külliyatı olmak üzere Peygamber Efendimiz’i insanlığın hayatına acilen taşımak zorundayız.
O’nun dünyaya bakış tarzı, dünya görüşü olarak tercih edilmedikçe ve O’nun pratiğine bağlı bir proje uygulanabilir olarak ortaya konulmadıkça insanlık, özelde de Müslümanlar hep hüsranda olacaktır…
Hamd olsun Alemlerin Rabbi olan Allah’a.