Bu Gidiş Nereye

e-Posta Yazdır PDF

Kovulmuş ve taşlanmış şeytandan (bizi Rabbimiz’den uzaklaştıran her şeyden), her şeyi yaratan, yaşatan ve yöneten Yüce Allah’a sığınırız, Rahman ve Rahim olan Rabbimiz’in adıyla… Bizleri maddi ve manevi sayısız nimetle nimetlendiren Yüce Allah’a hamdolsun, ‘en güzel örneğimiz’, alemlere rahmet sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’e salat-ü selam olsun…Rabbimiz’in selamı, rahmeti, bereketi ve hidayeti hepimizin üzerine olsun…

   Ey Müminler, Mümin Erkekler, Mümin Hanımlar, Kardeşlerimiz…Allah Teala buyuruyor ki; “(Resûlüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, namuslarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah Teala, onların yapmakta olduklarından haberdardır.  Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler.

   Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları,…’dan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerlerini çekecek tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz." (Nur 30, 31)…

   “Bir insanı, "müslüman" olarak nitelememize yol açan şey, onun "Allah'a kayıtsız şartsız teslimiyeti"dir. Bu teslimiyet, şu ön bilgiye/tasavvura dayanır: "Beni yaratan ve yaşatan Yüce Allah (cc), beni herkesten çok iyi biliyor ve seviyor. O halde, O’nun bana yaptığı öneriler (hayat ölçüleri, emir ve yasaklar) benim için en hayırlı olandır. Ben kendim için, O’nun benim için seçip-beğendiğine razı ve teslim oldum."…

   En son ve en mükemmel din, dinimiz İslam’ın tesettüre- örtünmeye, hicaba, karşı cinse bakmaya, namusa-iffete, ahlaka dair emir ve yasakları açık ve net bir biçimde ortadayken bu hayati ölçüleri ne kadar dikkate aldığımızı bir düşünelim?

   Rabbimiz’in tesettür örtünme, bakışları kontrol altına alma emrine uymayarak, hem kendimizin dünyasını ve ahiretini berbat ediyoruz, hem kızımızın, oğlumuzun, yeğenimizin, ailemizin hem de genç erkeklerin, genç kadınların yani kocaman insanlık ailesinin gözünü, gönlünü, aklını kısacası dünyasını ve ahiretini hüsrana sürüklüyoruz… Nesiller ve gönüller mahvoluyor… Bu noktada Rabbimiz’in şu uyarısına dikkatlice kulak verelim: “Mü'minler arasında ahlâksızlığın ve edepsizliğin yayılmasını isteyenleri, gerek dünyada ve gerekse ahirette acıklı bir azap beklemektedir. Allah bilir, oysa siz bilmezsiniz.” (Nur,19)

   Kur’an ve sünnet ölçülerinde, Allah'ın emirlerine uygun yaşamaya gayret eden insanlar, şehit kanlarıyla yoğrulmuş güzel vatanımızın ve dünyamızın sokaklarına, caddelerine, parklarına, sahillerine isimleri Ayşe, Fatıma vs. olan müslüman kızlarımızın, hanımlarımızın tesettürsüzlüğü (çıplaklığı veya örtülü çıplaklığı) sebebiyle çıkamaz oldu veya evlerine günah ve göz zinası kiriyle döndüler…Kafamızı iki elimizin arasına alıp n’olur bir düşünelim…Yangın gerçekten büyüktür ve bacayı sarmıştır!

   Bu yangından babalar, anneler, kardeşler, gençler kısacası hepimiz ama hepimiz sorumluyuz.   Ayette şöyle buyurulur: “Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında, acımasız, güçlü, Allah'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildiklerini yapan melekler vardır.” (et-Tahrim, 66/6)Rasulullah (sav)’de şöyle buyurmuştur: "Sizin hepiniz birer çobansınız ve hepiniz yönettiğiniz kişilerden sorumlusunuz. Erkek ailesinin çobanıdır ve kıyamet gününde onlardan sorumlu olacaktır." (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbn Hanbel) Evet, hepimiz sorumluyuz… “Dîl dudak deprenmeden halden anlayan gelsin.”  Nolur, kulak verin, bu çağrıya… Biz böyle değildik, sonradan olduk…

   İnanın, şu acınacak halimizi dert edinip, “İslam’ın emir ve yasakları, hayat ölçüleri bütündür, hepsi önemlidir” ve  “Müslüman, Allah’ın emirlerine her şeyiyle teslim olmuş ve her şeyden sorumlu insandır”, bilincini kuşanır ve akl-ı selimle hareket edersek, bu beladan ve tek kelime ile ahlaksızlıktan kendimizi, kızımızı, gelinimizi, oğlumuzu ve tüm insanlığı kurtarabiliriz… İnsanımızın ruhunda bunu başaracak iman, ahlak, azim, aşk ve sorumluluk bilinci mevcut, Allah’ın izniyle… “Gözü olana gün ışımıştır.”

   Kimseyi ve birbirimizi üzmeden, kırmadan, bağırıp çağırmadan, güzellikle, tatlı dil ve güzel sözle Rabbimiz’in emrini hatırlayalım ve hatırlatalım… Kur’an’a ve Sünnet’e dönelim. Müslümanca düşünelim ve müslümanca yaşayalım ki müslümanca ölelim…

   Olması gereken şey İslam’ın bütün emirleriyle beraber örtünme- tesettür emrine uyarak, en hayırlı elbise olan takva elbisesi ile örtünmemizdir. Allah Teala buyuruyor: "Ey Ademoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek bir elbise, bir de giyinip süsleneceğiniz elbise indirdik. Takva elbisesi ise, o hepsinden daha hayırlıdır. Bu Allah'ın ayetlerindendir. Ta ki iyice düşünüp öğüt alırsınız!" (Araf Suresi, 26)

   Rabbimiz! Senden hidayet, takva, haya ve iffet istiyoruz, yardım eyle! Bizlere bir daha günahlara dönmeyecek tevbeler ve güçlü iman, sürekli olan salih ameller yapacak irade lütfeyle! (Amin)