Şahid Ve Şehid

e-Posta Yazdır PDF

Şehidlik, şahitliği güzel yapmaktır. Allah’a, insana ve çevreye karşı sorumluluğu yerine getirmek, haksızlık yapmamak, haddi aşmamak yani takva sahibi samimi olmaktır, şahidliği güzel yapmak. 


Yüce Allahımız ayette  sadık, şuurlu ve samimi müminlerin  özelliklerini şöyle sıralıyor: Allaha ve Rasulüne tereddütsüz iman, Allah yolunda malla ve canla cihad… “Müminler ancak Allah’a ve Resulü’ne iman eden, ondan sonra asla şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte sadıklar ancak onlardır.” (Hucurat, 15)


“Madem ölüm tek bir defa gelecek, o da neden Allah için olmasın” diyen yiğitlerdir, şehidlerimiz. Şehid; canını sadece Allah (cc) için, İslam için veren kimsedir. Şehidlik, peygamberlikten sonra en büyük mertebedir. Şehidler; peygamberler, sıddıklar, alimler ve salihler ile beraber haşrolacaktır. Şehidler diridir ve Rabbimiz tarafından rızıklandırılmaktadırlar. “Allah yolunda öldürülenler için “ölüler” demeyin. Tam aksine, onlar dirilerdir ama siz farkında olmazsınız.” (Bakara 154, Al-i İmran 169) 


- Yüce Allah, yüzümüzü yalnız O’na doğru dönüp, Allah yolunda cihad etmemizi ve fedakârlık yapmamızı birçok ayeti ile istemiştir. Şehid, Allah’ın dininin ve isminin yücelmesi, hakkın hakim olması için dünya hayatına karşılık ahireti satın alandır.  Şehidlerin bütün günah ve kusurları Allah tarafından affedilmektedir. 


- Müslümanları, diğerlerine ve düşmanlarına üstün kılan en mühim esaslardan biri “Ölürsem şehidim, kalırsam gazi!..” inancıdır. Bu durum, ayette “iki güzelden biri” şeklinde ifade edilmiştir. (Tevbe, 9/52) Yani, mü’min için cihadda iki güzel neticeden biri vardır: Ya galip gelecek, ya şehit olacaktır. İkisinde de kazanacak. Şuurlu Mümin için dünyada kaybetmek yoktur, biiznillah (İbnu Kesir, IV, 102; Nesefi, II, 130) 


Aslolan “Şehidi şehid yapan manaya sevdalı bir toplum, bir nesil” yetiştirmektedir. Fedakar, diğergâm, ümmeti düşünen ve insanlığın dertlerini dert edinen bir nesil… Dünyacı, bencil ve menfaatçi olmayan, ölümü çirkin görmeyen, vehn hastalığına yakalanmamış bir nesil…  Maharet budur. Hayatı iman ve cihad olanın, ölümü şehadettir. Şehitler bizim şuur vesilemizdir. Zira Yüce Allahımız Ahzab Suresi 23. ayette cihad eden sadık yiğitleri şöyle anlatmaktadır: - “Müminler içinde Allah’a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar asla (sözlerini) değiştirmemişlerdir.” Rabbimiz her şartta ve zamanda sözümüzde durmayı ve istikametimizi muhafaza etmeyi emrediyor. Allah adamı, rical yani adam gibi adam böyle olunuyor.


Şehadet o kadar lezzetlidir ki, dünyaya gelip on kere şehit olmayı arzular o bahtiyar kullar… Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Cennete giren hiç kimse dünyaya geri dönmek istemez... Ancak şehid böyle değil. O, mazhar olduğu ikramlar sebebiyle yeryüzüne dönüp on kere şehit olmayı temenni eder.”  (Buharî,  Cihâd 5, 21; Müslim, İmâret 108, 109, (1877))


Halid b. Velid (ra)’ın, söylediği şu sözler, şehitlik kavramının Müslümanlara neler kazandırdığını gösteren güzel bir misaldir: “Sizin, hayat ve şarabı sevdiğiniz kadar, ölümü seven bir orduyla size geldim.” Müslümanca güzel bir şekilde yaşamak, hayatı iman ve cihad ile yoğurmak, ondan sonra Allah yolunda O’nun rızası için şehid olmak, her şuurlu mü’minin hayal ettiği bir mutluluktur. İmân sahibi olan insanın böyle bir şuur ve düşünce ile yaşaması, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sas) tarafından ne kadar güzel bir şekilde övülmüştür: “Şehid olmayı Yüce Allah’tan samimi olarak isteyen kimseyi, Allah rahat yatağında vefat etse bile, şehidlerin derecesine eriştirir.” (Müslim, İmâre, 156, 157) 


“O Allah (cc), hanginizin daha güzel amel yapacağını denemek (imtihan etmek) için ölümü ve hayatı yaratandır.” (Mülk,2) Bu hayat ölümlüdür, fanidir. Kabir, ahiret ve hesap vardır. Aslolan iman, cihad ve şehadetle yardan, anadan ve serden geçip en güzel ameli ortaya koymaktır.


* Bütün bu hakikatlerden anlıyoruz ki; 

- İman, ilim, amel ve ihlas birbirinden ayrılmaz, mükemmel bir nizamın parçalarıdır.

- İslamsız saadet olmaz. İslam, hayat nizamıdır. İslam bir bütündür.

- Hak her yerde hakim olmalıdır. Yoksa zulüm bitmez.

- Şuurlu Müslüman olacağız. 

- Cihad farzını eda edeceğiz. Hayat iman ve cihad’dır. 

- İhlas ve samimiyet, kulluğumuzun ve cihadın mayasıdır. 

- Hayatı iman ve cihad olanın, ölümü şehadettir.

- En büyük aşkın adı şehadet, en büyük aşığın adı ise şehiddir.

Rabbimiz, hayatı iman ve cihad şuuruyla yaşamayı, şehidi şehid yapan manaya sevdalı olmayı ve tüm şehidlerimiz gibi Allah için şehadete kavuşmayı hepimize nasib etsin. Amin.