Kudüs Davası Süslü Laflarla Geçiştirilemez

e-Posta Yazdır PDF

Mübarek belde Kudüs ‘le ilgili hadsiz bir tasarruf ABD ‘yi de İsraili de hiç ummadıkları bir neticeyle karşı karşıya bırakır. Biz bırakın Kudüs’ün İsralin başkenti olmasını, Telavivi İsrail’in başkenti olarak kabul etmiyoruz. Etrafıyla beraber mübarek olan ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa, peygamberler şehri Kudüs ve bereketli Filistin toprakları işgal atındadır. İsrail, bulunduğu her santimetrekare toprakta işgalcidir. ABD’nin ve İsrail’in yani Siyonizmin küstahlığının ve şımarıklığının sebebi maalesef İslam Ülkelerindeki idarecilerin yanlış siyasetleri ve İslam ülkelerinin bölük pörçüklüğü, birlikte hareket edememesidir.


Mescid-i Aksa’nın işgal altında olması sadece Filistinlilerin meselesi değildir. İmani bir meseledir, her müminin derdi ve davasıdır Filistin ve Kudüs. Terör örgütü İsrail’in Kudüs’ten ve işgal ettiği topraklardan sökülüp atılacağı günler çok yakındır. Siyonizm’in her türlü fesadı yeryüzüne yayabiliyor oluşu onların gücünden değil, Müslümanların parçalanmışlığından kaynaklanmaktadır. İşte bu parçalanmışlığa son verecek Selahaddin’ler şuurlu bir şekilde yetiştirilmelidir.

Amerika’nın Kudüs’ü Siyonist İsrail Rejimi’nin başkenti olarak tanımasına, yıllar önce Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmeddin Erbakan Hocamız şöyle tepki gösteriyor: “Bu vahim olay karşısında asla macun metoduna müsaade edemeyiz. Üzerini kapattıramayız. Biz Milli Görüş temsilcisiyiz. Bu olayı üç tane lafla kınamış gibi gözükerek milletimizin aldatılmasına müsamaha gösteremeyiz. Bunları uydurmacıktan söyleyeceksiniz, göz göre göre buna göz yumacaksınız, dolaylı yoldan buna yardımcı olacaksınız. Buna müsaade etmemiz asla mümkün değildir. Bu çok mühim bir küstahlıktır. Bu adımla İsrail ‘Yarın Anadolu’yu da kendime vilayet yapacağım’ diye ilan ediyor, bu onun ilanının aynıdır! 33 senedir yapılan planlar, programlar, tatbikat ve tecavüzler gösteriyor ki; İsrail’in bu topraklardan çekilmesi yetmez, İslam âleminin ortasında bir çıbanbaşı olmaktan dışarı çıkartılması lazım. Eğer Amerika İsrail’e yardım etmek istiyorsa, bu kadar sevdiği İsrail’e Güney Amerika’da ülke versin. Müslüman topraklarında İsrail’in yeri olamaz.” Bu uyarılar bu günkü iktidarlar ve Müslüman halklar içinde geçerlidir. Gereği yapılmalıdır.  

“Irak’ta, Suriye’de, Yemen’de, Arakan’da, Mısır’da, Libya’da, Tunus’ta “Arap baharı” adı altında Müslümanların kanlarının oluk oluk akmasına, hastanelerin bombalanmasına, insanların açlıktan ölmesine, evinden yurdundan edilmesine göz yumanların hatta destek olanların bugün “Kudüs” diyerek gözyaşı dökmeleri ne kadar samimidir! Böylece Arap Baharı denen işgal ve savaşlarla Filistin ve Kudüs’ün etrafı boşaltılmıştır. İsrail en güvenli çağını yaşıyor. Hamas yapa yalnız, savunmasız bırakılarak İsrail şımartıldı. İsrail’e karşı «tehdit oluşturan» ülkeler kaosa sürüklendi. 


Ne yazık ki, Kudüs çoktan düştü aslında. Peki -bizdeki- Kudüs ne zaman düştü? -İsrail Cumhurbaşkanı ve ABD Başkanının Meclis’te alkışlandığında. -BOP’a imza atıldığında. -İsrail’in etrafı Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında boşaltıldığında. -Mavi Marmara davası müzakerelerinde atılan imzalarda Kudüs’ün İsrail’in başkenti tescil edildiğinde. -Mavi Marmara davası 20 milyona satıldığında. -İncirlikten uçaklar kalktığında. (Kalkmaya devam ediyor. 15 Temmuz Hain darbe girişimi de orada planlandı) -Siyonizm’in kurucusuTheodor Herzl ziyaret edildiğinde. -ABD ve İsrail ile Müttefik stratejik ortak olunduğunda. -Malatya’ya, Gaziantep’e, Kahramanmaraş’a füze kalkanı yerleştirildiğinde. Düştü!”


Bu noktada her makam ve yerdeki Müslümanlar kendisini sorgulamalı ve gereğini yapmalıdır. İktidarlar STK’lar gibi davranamaz, laf edemez. İktidar demek icraat makamı demektir. Yeter artık. Bir şeyin gereğini yapmaktır. Müslümanları ancak İslam Birliği bir araya getirir. Bunu da yapacak olan hükümet ve idarecilerdir. Derhal İsrail ile yapılan askeri, siyasi ve ekonomik işbirliğine son verilmelidir. Ülkemizdeki Adana-İncirlik başta olmak üzere NATO üsleri kapatılmalıdır. 3. İntifada İslam Birliği ile, hak ve adalet temelli Yeni Bir Dünya’nın tesisi ile gerçek menziline varacaktır. Gerisi beyhudedir.  Sözün özü Milli Görüş Siyaseti’ne dönülmelidir. Erbakan Hoca’nın sözleri söylenip geçilmemeli, Erbakan Hoca’nın siyaseti ve uygulamaları esas alınmalıdır. Gidişat her yönden tufandır… 


Ya Rabbi, ümmete katından bir kurtuluş vesilesi gönder Allah’ım. Bizi tüm varlığımızla bu kurtuluşa vesile kıl Allah’ım. “Başınıza gelenler ellerinizle yaptıklarınızdandır”, buyuruyorsun Allahım. Ümmete şuur ver ya Rab. Müslümanları, Ümmeti Muhammedi ve İslam ülkelerinin yöneticilerini şuurlandır ya Rabbi. Siyonistlerle, ABD, AB ve İsrail ile birlikte hareket etmekten; Yahudi ve Hıristiyanlarla işbirliği yapmaktan; o zalimleri dost ve yönetici edinmekten sana sığınıyoruz Allah’ım. Yardım eyle. Başta İslam ülkelerinin yöneticileri olmak üzere “Elhamdülillah ben Müslüman’ım” diyen her kuluna dirayet, istikamet, basiret, feraset ve şuur ver Allah’ım. Ya Rabbi, Rasulullah (sas) gibi senden izzet istiyoruz, İslam’ın izzetini istiyoruz. Lütfeyle Allah’ım. Siyonist zulümden, ümmeti ve insanlığı kurtar Ya Rab! Kudüs’ü, Gazze’yi, Mısır’ı, Mescid-i Aksa’yı, Filistin’i, Doğu Türkistan’ı, Suriye’yi, Arakan’ı, İslam Âlemini ve ümmeti kurtar Ya Rab! Bizleri buna vesile kıl. Tüm şehidlerimize ve tüm geçmişlerimize rahmet eyle Allah’ım. 


Örneğimiz ve Önderimiz Allah Resulü’nün yolunda koşturan ve cihad eden Selahattin Eyyubi gibi,  Erbakan Hocamız gibi, Şeyh Ahmet Yasin gibi şuuru bizlere lütfet Ya Rab! İslam Âlemine ve Müslümanlara yardım eyle Allah’ım. İttihad-ı İslam’ı, İslam Birliğini kurmayı, ümmetin ve 7 milyar insanlığın kurtuluş ve saadetine vesile olmayı bizlere lütfeyle Allah’ım. 


İnanıyor ve biliyoruz ki, tüm zalimler nasıl bir inkılap ile devrileceklerini yakında göreceklerdir…