İzzetini Koru Ey Müslüman

e-Posta Yazdır PDF

- Müslümanlar izzetlerini-onurlarını ancak İslam’a, imana, yalnız Allah’a kulluğa, fedakarlığa ve cihada sarılarak korurlar. Hayat iman ve cihaddır. Bu iki izzete sımsıkı sarılan, teslim olan kurtulur.  “Cihad izzet ve aydınlık, gevşeklik ise zillet ve karanlıktır.” Nisa Suresi 139. Ayet-i Kerime’de şöyle buyrulmuştur: “Onlar Mü’minleri bırakıp kâfirleri dost edinen kimselerdir. O kafirlerin yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Hâlbuki bütün izzet ve şeref, Allah’a aittir.” 


- İslam vahiy dinidir. Allah yapısıdır. Mükemmeldir. Tastamamdır. Bir eksiği veya fazlası yoktur. Hal böyle iken İslam coğrafyası tarumar, Müslüman toplumlar perişan vaziyettedir. Bunun sebebi Müslümanların izzet ve şerefi, onur ve haysiyeti başka yerlerden ummasında, batının ve ırkçı emperyalizmin sofralarında aramasındadır. İzzet ve şeref Allah’a aittir ve O’nun yanındadır. Sorun Müslümanın zihniyetinde ve iş tutuşundadır. “(Nuh (as), kavmine şöyle dedi): “Siz niçin Allah’tan bir vakar (azamet, izzet ve kudret) ummuyorsunuz?” (Nuh 13)

- İşte bu sebeple içinde bulunduğumuz zaman diliminde yeryüzünün en çok neye ihtiyacı vardır diye sorulsa elbette verilecek ilk cevap, yeryüzünün Hazreti Muhammed Mustafa (sas)’in imanına, şuur ve duruşuna, izzet ve ahlakına ihtiyacı vardır, olacaktır. Sad b Ebı Vakkas (ra) diyor ki; “Biz çocuklarımıza sure ezberletir gibi siyer-i nebiyi öğretir, ezberletirdik…” 


- İslam düşünmeyi emreder bize, düşünmek-akletmek büyük bir nimettir ve mutlaka düşünmek zorundayız, çünkü manevi ve maddi olarak baktığımızda gidişat çok kötü… Bilmek, hatırlamak, sorumluluğumuzu ve izzetimizi kuşanmak zorundayız…


- Bugün 8 milyar civarında insanın yaşadığı dünyamız, Müslümanlara emanettir ve yeryüzünün her yeri ile ilgili nihai söz hakkı Müslümanlarındır. Müslümanlara bu yetkiyi, iradeyi ve gücü âlemlerin Rabbi veriyor. Yüce Allah, Al-i İmran suresi 110. Ayet-i Kerimede şöyle buyurmuştur. “Siz, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder; kötülükten meneder ve Allah’a inanırsınız.” 


- Müslümanların dünyada tekrar Müslümanca Söz Sahibi olabilmeleri için İslam’ın Siyaset Anlayışının iyi anlaşılması elzemdir. Batının peşinde koşarak, işbirlikçilik yaparak asla olmaz. İslam % 100’lük bir bütündür, hepsi önemli ve kıymetlidir. Ancak bir tasnif yapılırsa;  İslam’ın %15’i ferdi, %10’u cemaati, %75’i ise düzeni ve devleti ilgilendirir. İslam’ın %10’u itikad-iman esasları, %15’i amel, %75’i ise siyaset ve idare hukukudur. Rabbimiz, “dünyaya salih insanların sahip çıkmasını istemekte”dir. (Enbiya,105) Rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız’ın Milli Görüş Siyaset Anlayışının sebebi ve gereği budur. 


- Biz inancımız gereği, Müslüman olsun ya da olmasın bütün insanların hak ve hukukunu gözetmekten sorumluyuz. Yeryüzünde insan gibi, inandığı gibi yaşamak her renkten, her ırktan ve her inançtan herkesin hakkıdır. Bunu ancak İslam’ın hakimiyeti temin eder. İslam, Müslüman olsun ya da olmasın bütün insanlığa huzuru ve barışı getirebilecek yegâne nizamdır. İslam Nizamı haricindeki tüm arayışlar insanlığın duvara toslamasıdır. İslam haricindeki her sistemin insanlığa verebileceği kaostur, kandır, gözyaşıdır. 


- Tabi bugün kaç Müslüman İslam’a hayat sistemi, nizam ve düzen olarak bakıyor, mesele burda? Zihinlerdeki İslam sadece namaz, abdest, oruçtan ve zor zamanda sığınılan bir inançtan ibare, ne yazık ki… Erbakan Hocamız ne güzel özetlemiş: “İslam sadece namaz, abdest, oruç olsaydı Eyup Sultan Hazretlerinin 90 yaşında İstanbul önlerinde ne işi vardı? Medine nere, İstanbul nere?!”


- “… Oysa izzet (güç, onur ve üstünlük) Allah’ın, O’nun Resûlü’nün ve Mü’minlerindir. Ancak münafıklar bilmiyorlar.” (Munafikun 8) ayetinin tecellisidir ki, tarih İslam’ın İzzeti’ne ve Müslümanların İzzetli Duruşuna şahitlik edecek sayısız örneklerle doludur.


- Müslümanlar, şayet istikamet üzere samimi ve ihlaslı olurlarsa, İslam’a ve izzete sarılırlarsa, pes etmezlerse, batıla teslim olmazlarsa, en zor şartlarda bile mutlaka Allah’ın yardımının geleceğine inanırlar. Muhammed Suresi 7. Ayeti Kerimede şöyle buyrulmuştur: “Ey İman edenler, eğer siz Allah’a yardım ederseniz, O da size yardım eder ve sizin ayaklarınızı sağlamlaştırır.”


- Mekkelilerin makam, şan, şöhret, servet, kadın, vs. tekliflerine, Peygamberimiz (sas); “Güneşi sağ elime, ayı da sol elime koysanız ben yine de İslam davamdan vazgeçmem.” cevabını vererek meydan okuyor ve “Davasına sadakatini, duruşunu, izzetini ve cesaretini” ortaya koyuyordu. İşte bu imandır, bu izzetli duruştur Mekke’yi fethettiren ve asırlarca İslam’ın Hakimiyetini sağlayan… 


- Büyük fetihten önce içlerine bir korku düşen Mekkeliler, liderlerinden Ebu Süfyan’ı Efendimiz (sas)’i ikna etmesi için Medine’ye gönderdiler. Ebu Süfyan’ın yüzüne kimse bakmadı. Aynı zamanda Efendimiz’in eşi olan Kızı bile bakmadı, o müşriğin yüzüne…                 İslam’ın İzzetini göstermiş oldular böylece…


- Yine Mekke’nin Fethi günü Hz. Peygamberimiz (sas) İslam’ın İzzeti’nin nişanesi olarak buyuruyordu: “Bu gün savaş ve intikam değil merhamet günüdür. Bu gün Allah’ın kan dökmeyi haram kıldığı gündür. Bu gün Allah’ın Kureyş’i zelil edeceği değil, İslam’la şereflendireceği gündür.”


Efendimiz (sas), askerlerine şu emri vermişti: “Size karşı konulmadıkça, size saldırılmadıkça, hiç kimseyle çarpışmaya girmeyeceksiniz, hiç kimseyi öldürmeyeceksiniz.”


- Hicretin 8. Yılı, Ramazan ayının 20. Günü Mekke savaşılmadan-kansız bir şeklide, iyi bir strateji ile fethedildi.  Efendimiz (sas)’in  işaretiyle Kâbe’deki putlar birer birer kırıldı ve paramparça edildi. Efendimiz (sas) her seferinde İsra Suresi 81. Ayet-i Kerimeyi okudu: “Hak geldi batıl yok oldu. Batıl yok olmaya mahkûmdur.”  Böylelikle Lat’ın, Menat’ın, Hübel’in, Uzza’nın iktidarı yerle yeksan oldu. Putçuluk böylece sona erdi… İzzet’in İslam’da olduğu tescillenmiş oldu, ama heyhat ki niceleri izzeti Batı’da, Avrupa politikalarında aramaya devam etti ve ediyor…


- Kararlı olmak, izzetli, onurlu ve net bir duruş sergilemek zorundayız. “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” (Hud 112), buyuruyor Rabbimiz… Düne kadar Müslümanların kardeşliği ve İslam Birliği için çaba sarf eden birçok insan, yaşanılan bir sıkıntılı süreçten sonra pes edip 180 derece dönerek ABD, AB ve İsrail ile birlikte hareket etmenin daha uygun olacağı vehmine kapılmışlardır. NATO ile birlikte sınır ötesi operasyonlara girmekte bir beis görmemişlerdir. Halbuki Mümtehine Suresi 1. Ayet-i Kerime de şöyle buyrulmuştur: “Ey iman edenler, benimde düşmanım sizin de düşmanınız olanları dostlar edinmeyin.” Rabbimiz, Müslümanlardan İslam’ın vakar ve onurunu korumalarını istemektedir. Bugün Müslüman toplumlar böylesi büyük bir imtihanı kaybetmektedir. Bu noktada Müslüman idarecilere büyük görev düşmektedir. Verilen görev ve yetkilerin emanet olduğu, ölüm ve hesab asla unutulmamalıdır. Allahımız encamımızı hayretsin. Şuuru ve dirayet versin cümlemize. 


- İmam-ı Rabbani Hazretleri;  “insanların yolları, aşkları kadardır” buyurmuştur.  “Modernite ve emparyalist dünya düzeni ile hesaplaşacak, insanlığa saadet getirecek tek hak sistem, Hz. Peygamberimiz’in Risaleti yani İslam’dır. O’nun risaletini dışta tutarak yol aramak, emperyalizme ömür biçip hayat hakkı tanımaktan başka bir şey değildir. Ferasetli Müslüman bu oyuna gelmeyendir.” 


- İslam’ın vakar ve izzetini kuşanmamız gerektiğini ifade eden Maide 54. ayet meali: “Ey İman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allah, sevdiği ve kendisini seven müminlere karşı alçak gönüllü (şefkatli), kâfirlere karşı onurlu, izzetli ve zorlu bir toplum getirecektir. (Bunlar) Allah yolunda cihad ederler ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar (hiçbir kimsenin kınamasına aldırmazlar). Bu, Allah’ın, dilediğine verdiği lütfudur. Allah’ın lütfu ve ilmi çok geniştir.” Vesselam.