Hakkın Tarafında Yer Almak Ve Erbakan Hocamız

e-Posta Yazdır PDF

Toplumların istikametini ve gidişatını uygulanan siyaset belirler. Müslümanın siyaseti Müslümanca olur. Namazda kıblemiz neyse, siyasette, ekonomide, ahlakta ve sosyal hayatta da o olmalıdır. Müslüman İslam siyasetini yapar, piyasa siyaseti yapamaz. Hakkı batıla karıştıramaz. Tabiri caizse Hakla batıl arasında şirket kuramaz. Hakka teslim olur.  Müslümanın siyasette de en güzel örneği Peygamberimiz’dir. Peygamberimiz (sas) aynı zamanda devlet başkanı, hakim ve ordu komutanıdır.

İman ve sadakatte öncü isim Hz. Ebû Bekir (ra), Allah Rasûlü’ne sorar: - “Yâ Rasûlallah! Saçınızda beyazlar görüyorum. Birdenbire ihtiyarladınız; bir derdiniz mi var?” Ve İki Cihan Serveri (sas) cevap verir: “Beni Hûd, Vâkıa, Mürselât Sûreleri ihtiyarlattı.” (Tirmizî, Tefsir 57).

Hûd Suresinde, Rasulullah aleyhisselam’a ve O’nun şahsında tüm müminlere, bir çok emirle birlikte “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” (11/Hûd, 112) esası emredilmişti. Bu doğruluk, Cenâb-ı Hakk’ın, hakkın tarafında yer almaktı, çizdiği istikametti, tavizsiz İslam’dı. Kutlu Nebi (sas), Rabbimiz’in emir ve yasaklarına riayette acaba bir kusur mu işlerim, istikametten saparmıyım derdiyle derleniyor ve bu mübarek dert O’nu ihtiyarlatıyordu. Bütün hayatı, çilesi ve hüznü dosdoğru olabilmek içindi.

Peygamberimiz (as), “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” (Hud 12) istikametinden asla şaşmamış ve bize bu noktada eşsiz bir örnek olmuştur. O’nun yolunda olan Müslümanlar olarak ferdi ve toplumsal hayatımızda, eğitimimizde, siyasetimizde, ahlakımızda ve hayatın her alanında istikametimizi ve İslami duruşumuzu asla bozmamalıyız. Hakkın tarafında yer almak her müminin, her dem şiarı olmalıdır.

İslam hakkın tarafında olmak ve istikamettir. Müslüman Allah’a ve Rasulü’ne teslim olmuş insandır.  Bu bağlamda Seyyid Kutup’un ifadesiyle “Hayata hükmetmeyen İslam, İslam değildir. Onu hayatına geçirmeye çalışmayan Müslüman, Müslüman değildir...!  Onlar Amerikancı İslam'ı istiyorlar. Onlar abdesti bozan şeylere fetva veren, ama Müslümanların siyasi, iktisadi ve ictimai durumlarına fetva vermeyen İslam'ı istiyorlar.”

Son yarım asırda bu istikamet şuurunu ümmete rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız ve Milli Görüş Hareketi kazandırdı. Bu büyük nimetle hareket edenlere selam olsun. Sarp yokuşu tırmanmak, her ne pahasına olursa olsun hakkın safında yer almak ve istikameti korumak olsa da kazananlar böylesi insanlar olacaktır. Kur’an’dan ve Sünnet’ten, Peygamberlerin Mücadelesinden bunu anlıyoruz.

Anlamamız ve idrak etmemiz duasıyla, 6 sene önce böyle bir şubat ayında bizi gurbette bırakıp vefat eden,  Rahmetli Erbakan Hocamız’dan hakkın safında yer almaya dair tarihi cümleler:

- “İslâm bize ve zamana uymaya mecbur değildir. Ama herkes ve her zaman, İslâm’a uymak mecburiyetindedir.”

- ”İslâm dini bir bütündür. Ona bir şey katılamaz ve ondan bir şey çıkarılamaz. Baştan sona Hak’tır hayırdır ve hepsi, herkes için ve her yerde lazımdır.”

- ”Müslüman hakkın hakimiyeti için motor, şerrin yok olması için fren olma görevlisidir.”

 - ”Dünyadan Ay’a gönderilen bir füze nasıl ki hedef açısından bir milimlik bir sapma bile gösterirse, bu açı giderek büyüyecek ve neticede o füze Ay’a değil başka bir gezegene çarpıp parçalanacaktır. Bu sebeple istikamet çok mühimdir.”

- “Kabir suali bir nevi kimlik tespitidir. İnsanın gerçek kimliği ve kişiliği ise, tarafgirliği ile belirlenir. Bir insan Hakkın mı, yoksa Batılın mı safındadır? sorusunun cevabı oldukça önemlidir.”

- “Şu dünyaya gönderiliş gayemiz olan kulluk imtihanını başarabilmek için, üç tane temel ve birbirini tamamlayan esas vardır: 1-) Her şeyden önce İslâm’ı öğrenmek, İslâm’ın her konudaki emrini bilmek, 2-) Öğrendiğimiz İslâmi esaslara göre yaşamak, Kur-an'ın hükmünü hayatımıza tatbik etmek, 3-) Her yerde, her halde ve her meselede, mutlaka İslâm’a göre, yani İslâmca düşünmek.”

- “İtikat ve ilmihal konularını öğrendiği ve bildiği, bir kısım ibadetleri yerine getirdiği halde, ticaret, siyaset ve devlet hayatında müşrikler gibi düşünen, olayları batılı ve cahili ölçülerle değerlendiren bir kimse, hakikat nazarında kamil Mümin sayılamaz.”

- “Örneğin, beş vakit namazı imamın arkasında ve tadili erkanıyla kılan bir insan, içinden “Camiden çıktıktan sonra, sattığım tarlanın parasını acaba hangi bankaya yatırsam?” diye geçiriyor ve rahatlıkla faiz yiyorsa, bu kişi İslamca düşünmüyor demektir…”

- “Haksız bir davada zirve olmaktansa, hak davada zerre olmayı tercih ederiz.”

- “Hakk’ı üstün tutmak her zaman saadet getirir.”

 - ”Cihad izzet ve aydınlık, gevşeklik ise zillet ve karanlıktır.”

- ”Cihad: Kur’an nizamını kurmak ve yürütmek için, var gücümüzle çalışmaktır.”

- ”Cihat, huzur ve hürriyet içinde yaşanacak, temel insan haklarına saygı duyulacak bir ortamı hazırlama gayretidir. Ülke içerisinde yapılan ilmi-ahlaki ve siyasi hizmetlerdir. Askeri ve silahlı cihad ise, ancak dışarıdan saldıracak düşmanlar için geçerlidir.”

- ”Namaz dinin direği cihad ise zirvesidir. Biz siyaset değil cihad yapıyoruz.”

 - “Hakkın tesisi için çalışmamakla Batılın hakimiyeti için çalışmak arasında fark yoktur.

- “Dönelikten hayır gelir mi be ahmak. Sütü bozukluk yapamazsın.”

- ”Şeytan, Allah’ın mevcudiyetini ve kudretini bildiği gibi, siyonist Yahudi de İslam’ın canının cihat olduğunu bildiği için, bütün gücüyle Müslümanların cihat ruhunu söndürmeye çalışmaktadır.”

- ”Yanlışın en tehlikesi, doğruya en yakın olan yanlıştır. Çünkü, doğruyla karıştırılması ve insanların daha kolay aldatılması ihtimali taşımaktadır.”

- ”Avrupa kültürü ile er yada geç hesaplaşacağız. Bundan kurtuluş yok. Biz kararımızı bu hesaplaşmaya göre vermek durumundayız. Biz batılı değiliz. Biz Avrupalı değiliz. O zaman hesabımızı ve çalışmalarımızı bu farklılık üzerine yoğunlaştırmak durumundayız.”

- ”İmanla küfür bir kalpte birleşmez ve barışmaz. Her gece en son kıldığımız vitir namazındaki kunut duasını okurken, Allah’a şu sözü vermeden başımızı yastığa koymuyoruz; Ya Rabbi, facir ve fasık kimselerle bütün bağlarımızı kestik ve Senin dinini yıkmak isteyenleri terk ettik diyoruz.” (Facir; itikâdı bozuk, görüşü batıl olan kişilerdir. Fasık; ameli bozuk, ahlâkı berbat kimseler demektir.)

- ”Son zamanlarda fikir kirlenmesi olarak, modern Müslüman, ılımlı İslam, light İslam, çağdaşlık diye birtakım kavramlar kullanılıyor. Dünyayı ifsat eden odaklar birkaç asır önce nasıl Hristiyanlığı protestanlaştırdılarsa şimdi de bu kavramlarla İslam’ı protestanlaştırmak için çalışıyorlar. Ne demek ılımlı İslam! İslam’ın ılımlısı, ılımsızı olmaz. İslam, İslam’dır. İslam tek hak ve gerçektir.”

- ”İslam, bütün insanlığı eşit haklara sahip görür, Hakkı üstün tutar, sömürüyü reddeder, kimsenin kimseye kul ve köle olmasını kabul etmez. Bu yüzden Siyonizm tarihi boyunca, hep hakkı üstün tutan ve köleliği reddeden İslam’ı hedef almıştır.”

- ”Hayat; iman ve cihattır. Bu iki değere kim sahipse zaferi onlar kazanacaktır.”

- ”Ben kesinlikle inanıyorum ki önümüzdeki yıllarda bütün dünyada en gür seda Hakkın ve Hakka inananların olacaktır.”