Yaz Etkinlikleri Rehberi

e-Posta Yazdır PDF

- “Kendinize Ve Çocuklarınıza Sahip Çıkınız”

- “Kendinizi ve ailenizi cehennem ateşinden koruyunuz.” (Tahrim, 66/ 6)

- Önce Sevgi ve İlgi beraberinde Bilgi ve Doğru Davranış…

- Eğitimde öğretmek değil sevdirmek prensibinden yola çıkılmalıdır. 

Bunu “önce sevgi ve ilgi, beraberinde bilgi ve doğru davranış” olarak formülleştirebiliriz. 

Seven ilgi duyar, ilgi duyan öğrenir ve sevdiği şeyin yoluna baş koyar. 

-  İslam Dinimiz’in;

 İman ve İnanç boyutu…

Sevgi ve Coşku boyutu…

Bilgi ve İlim boyutu…

Estetik boyutu… birlikte ele alınmalı ve gençlerimize birlikte verilmelidir.

- “Din, hayatın her alanına yayılan bir sevgi ve coşku ile yaşanır.”

Sevgi ve coşkudan yoksun kuru bilgi, sahibine sadece yüktür. 

Manevî ve ahlakî güzelliklerden mahrum, sadece şekilden ibaret olan din anlayışı eksik ve yetersizdir. Böyle bir din anlayışı İlahî rızaya ve Allah Rasûlü’nün Sünnetine, hayat çizgisine uygun değildir. 

- “Yaz Etkinliklerinde eğitim, teorik ders ve seminer yükü azaltılmış, pratik uygulamalarla donatılmış, manevî ve ahlakî eğitim ağırlıklı, kısa dönem yaz çalışmaları şeklinde olmalıdır.”

- En güzel ve en büyük miras; güzel terbiye ve güzel ahlaktır.  “Baba ve annenin evlâda bırakacağı en güzel mirâs, hiç şüphesiz ki, onu en şekilde güzel terbiye etmesidir.” (Tirmizî, Birr, 33)

- Biliyoruz ki, en iyi nasihat; rol model,  iyi örnek olmaktır. 

- İyi konuşmak, nasihat etmek güzel ama en güzeli davranış ve tavırlarımızla örnek olmaktır. Eylediğimiz söylediğimizle aynı olacak…

- Evet her işte ve her ortamda “sevgi ve ilgi”, eğitimin olmazsa olmazıdır.

- Her bir eğitimci ve yardımcı kardeşlerimiz; İmanıyla, ahlakıyla, ibadetiyle, ilmiyle, şuuruyla, ihlasıyla ve heyecanıyla örnek-numune birer Müslümandır.

- Daima güleryüzlü ve tatlı dillidir, kızmaz ve bağırmaz.

- Doğruyu ve başarıyı ödüllendirir, yanlışı ve başarısızlığı ıslah eder.

- İşe, her daim “besmele” ile başlayalım. Hayat “Allah’ın adıyla, Allah adına” olursa güzel. Yoksa her şey boş… 

- Çünkü “besmelesiz iş, hayırsızdır, o işin sonu gelmez.” 

Müminin hayırsız işi olamaz. Onun hayatının tamamı, hayırdır yani Allahımız’ın rızasına uygundur. Peygamberimiz Hz. Muhammed (sas)  ne yaptıysa mümin de onu yapmaya gayret eder. 

- Kur’an’ı okumak ve öğrenmek çok kolay. Velev ki zor olsun, Kur’an-ı Kerim bizim “hayat kitabımız” değil mi, “adam gibi adam olma” rehberimiz değil mi?

- Kur’ansız işte halimiz… Sokakların, okulların, evlerin, işyerlerinin, gönüllerin hali ortada… 

Kur’ansız bir insan ve cemiyet, haraptır, azaptır. Kur’an’ı okumak, anlamaya çalışmak, benimsemek ve hayatımızda yaşamak, uygulamak ve bu nimetle başkalarını tanıştırmak…

- “Müslümanca düşünmek” ve “Müslümanca yaşamak”, meselenin özü ve esası budur. 

Samimi ve şuurlu Müslüman olmak, sözünde ve işinde daima ve sadece Allah rızasını gözetmek, en temel ve hayati meseledir. “En önemli mesleğimiz Allah’a kulluk’tur.”

- Çocuklarımıza, gençlerimize din bilgisini, din şuurunu, “din hayattır, din hayat içindir” şuurunu ve din coşkusunu verelim...

- Din; psikolojik, sosyolojik, fizyolojik, ekonomik, siyasi, ahlakî, hukûkî, edebî ve benzeri  pek çok alanla ilgili ilkeler ve prensipler ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, dinî olan veya olmayan şeyler ayrımı asla doğru değildir. Din her konuda yol gösterici ve yönlendirici özelliğiyle topluma rehberlik yapmaktadır. 

Eğitimin yazı-kışı olmadığı gibi din ve dünya diye ayırmakta yanlıştır. “Dünya dinin emrindedir.”

- “Dini Eğitim” Yok,  Eğitim Vardır. 

Eğitim bir bütündür, onun dünyevisi-uhrevisi olmaz… 

Eğitim, fıtrat tohumunu hayata hazırlamaktır. 

Ne demektir “din eğitimi?” “Allah camide söz sahibi, ama başka yerde değil” mi demektir? 

“Allah, namaza karışır ama ticarete, cinsel hayata yani yaşamın dünyaya dönük yüzüne karışmaz” mı demektir? Bu ne biçim ilahtır ki, her şeye gücü yetmez! (Haşa)

- Eğitimse eğitimdir. Değilse, ne ise odur. 

Eğitilmiş insan, yaratılış gerçeğini kavramış, fıtratıyla tanışmış, şuurlanmış bir insandır. 

“Okumaktan mana ne, kişi Hakk’ı bilmektir.”  

- Bir insan ve cemiyet için en önemli özellik ve unsur, ahlaktır, maneviyattır, edeb ve hayadır. 

Vahye ve İslama dayanan ahlak ve maneviyat. Sana göre, bana göre değil, beşere göre değil… Ölçü, kaynak, mizan ve rehber tek o da İslam, Kur’an ve Sünnet.

- “İman edenler ve gönüllerinde iman nuru taşıyarak onların yolundan yürüyen nesilleri var ya, işte biz onların zürriyetinden gelen bu insanları da onlara katarız. Onların amellerinden de hiçbir şey eksiltmeyiz. Her insan, kazandıkları karşılığı rehindir.” (Tûr, 52/ 21)   

- İslamsız saadet olmaz. Parayla, makamla, mevki ile, şan ile şöhretle, arabayla, cep telefonu ile, zevk ve sefa ile, eğlence ve malayani ile huzur ve saadet olmaz. İnsanlık tarihi bunun ispatları ile doludur.

- Kim için bütün bunlar? Bütün bunlar hayatı “Yüce Allah, Peygamberimiz, Ölüm, Ahiret ve Hesab” şuuruyla yaşamaya çalışanlar yani Müslümanlar yani müminler için anlamlıdır. 

- Kendimiz ve çocuğumuz için Kur’an eğitiminin yanı sıra İlmihal bilgileri, Ahlak bilgileri çok önemli. İman ve tevhid bilgisi, imandan sonra namaz, ahlak ve maneviyat, tesettür, Allah yolunda fedakarlık ve cihad, Peygamberimiz’in örnek eşsiz hayatı ve daha nice konular öğrenilmeli, öğretilmeli….

- Biz bu işi dert edersek, gündemimize alırsak, yapacağımız çok güzel şeyler var.

- Çocuklarımıza İslami çizgi filmler ve filmler izletelim… 

- TV’lere ve diğer medyaya dikkat edelim, bunları kontrollü kullanalım. 

Aklımıza ve kalbimize sahip çıkalım. 

Dizilere değil dinimize bakalım. 

Emanetlere sahip çıkalım.

- Gençlerle “kaliteli vakitler” geçirelim. 

- Arkadaş olalım, onlarla. Hediyeler alalım, ödüllendirelim.

- Samimi ve gayretli olunuz. Dünyanın en önemli işini yaptığınızı asla unutmayınız.

  - Ders alanlarını mümkün olduğu kadar değiştirin. Açık havada yapmaya gayret edin.

- Dersi örneklerle işleyin…

- Her şeyi sevgi merkezli yapın. Kendinizi, arkadaşlarını, dinimizi, Peygamberimizi, davamızı ve içinde bulunduğunuz yeri gencimize sevdiriniz.

- Her şeye rağmen mutlu olmaya, güleryüzlü olmaya gayret ediniz.

- Veli toplantıları yapalım. Velileri işin içine dahil edelim. 

- Sabrı bırakmayın.

- Aşk ve heyecan dolu olun

- Unutmayalım, sizler Mus’ablar, Ömer’ler, Selahattinler, Fatihler,  Abdülhamit Hanlar, Prof. Dr. Necmettin Erbakan’lar yetiştireceksiniz…

- “Gençlerimize bol bol ilahî-marş-ezgi söyletelim; ilahî-marş koroları kuralım. Her gün bir ilahî-marş öğrenmeleri çok önemlidir. Kısaca bunu şöyle ifade ediyoruz: 1 ilahî söylemek = 1saat ders. Yani bir ilahî, ezgi, marş bir saat ders kadar etkilidir. Önemli olan çocuğun zihnini doldurmak değil, gönlünü doldurmaktır. Bunun bir yolu da koro halinde ilahî, marş ve ezgi söyletmektir. İlahî, ezgi ve marş söyletmek bir keyif değil bir ihtiyaçtır.”

- Krizden çıkış mı arıyoruz? İşte reçete size. 

Huzur ve mutluluk mu arıyoruz? 

İşte çözümün adresi: Kur’an’a ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, Allah ve Rasulü’ne tabi olmak…

- Din, hayattır. Din her yerde ve her zaman yaşanır. 

- Şu üç hususu asla unutmamalı ve Üstadımız Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız’ın ifadesiyle kafamıza kazımalıyız:

1. İslamsız saadet olmaz. Ferdin ve toplumun huzur ve saadeti Kur’an ve Sünnet’ten geçer.

2. Şuurlu Müslüman olmalıyız. Şuurlu Müslüman; sorumluluğunun bilincinde olan kimsedir. Bir işin sonunu düşünen kimsedir.

3. İman, ibadet, ahlak, muamelat esaslarının yanı sıra Cihad farzı asla ihmal edilmemeli, Cihad farzı bilinmeli ve yaşanmalıdır. 

- Cihad; fıtrata yapılan müdahalelerle mücadele etmektir. İslam ile insan arasındaki engelleri kaldırmaktır. 

Cihad; iyinin, güzelin, doğrunun, faydalının, adaletin ve hakkın fert, toplum ve her alanda hakim kılınması için takatımızın sonuna kadar çalışmaktır.

- Sözün özü, “ebedi mutluluk için, kesintisiz kulluk…”

 “De ki: Gerçekten hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendilerini hem de âilelerini hüsrana sürüklemiş olanlardır. Bilesiniz ki kesin, açık ve net hüsran işte bu hüsrandır.” (Zümer, 39/ 15)