Fetih Islah Ve İnşadır

e-Posta Yazdır PDF

İslam fetih dinidir. Müslümanlar gönül fatihleridir. Fetih, Tevhid’in yeryüzüne hâkim olmasıdır. Fetih açmak demektir. Kapıları, kilitleri, kilitli kalpleri ve gönülleri açmak demektir. Fetih, kalplerin ve kapıların tevhide açılmasıdır. 


Fetih ıslah ve inşadır. Fetih, bütün sahte ilahlara ‘’la ilahe’’ demektir. Fetih,  kula kulağa hayır diyerek zalim diktatörlere, zulüm getiren ideolojilere “hayır” diyerek yürekleri âlemlerin Rabbi’yle buluşturmaktır.

Fetih izzet ve şerefle bütün insanları tanıştırma mücahedesidir. Bu kutlu gayede karşısına çıkanlarla en güzel şekilde mücahede etmektir.

Allah Fettah’tır


Yüce Allahımızın’ın bir ismi de Fettah’tır. O, mazluma yardım elini uzatan, kullarının her türlü güçlük ve sıkıntılarını gideren ve kolaylaştırandır. Fettah, Hakk’a yönelen insanların kalbini imana açan, bütün zorlukları ortadan kaldıran, her işinde üstün gelen, kudretiyle kullarına fetihler nasip eden, fethin kapılarını Müslümanlara açan demektir.

Fetih Sadece Allah’a Kul Omaktır


Fetih; insanı insana kul eden hümanizmden, nefsine kul eden liberalizmden, servete ve dünyalığa kul eden kapitalizmden ve şehvete kul eden hedonizmden kurtararak, sadece Allah’a kul olma ve böylece izzete kavuşma imkânını insanın önüne koyma mücahedesinin başarıyla sonuçlanmasıdır.

Cihadsız Fetih Olmaz


İster insanı hakikatle buluşturan yüreklerin fethi olsun ister zulüm iktidarlarının yıkılarak fitnenin bertaraf edilmesi olsun, cihatsız fetih söz konusu değildir. Hayat iman ve cihattır. Cihad, İslam ile insan arasındaki her türlü engeli kaldırmaktır.


Fetih; insanın, kâinatın, mahlûkatın, merhametle, adaletle, Yaratan’la buluşmasıdır. Fetih sevdası, insan olmanın, halife kılınmanın ve kulluk sözü vermenin gereğidir. Fetih sadece çıkılan bir seferin sonucu değil; ideallerle yücelen bir hayat tarzının ayrılmaz parçasıdır.

Fetih, Yaratan’ından uzak kaldığı için huzuru bulmaya çalışan kalpleri Allah’a açmaktır. Fetih yeryüzünü adalete açmaktır.

Fetih Emanete Sahip Çıkmaktır


Yeryüzü bize emanettir ve dünyanın her yeri ile ilgili nihai söz hakkı Müslümanlarındır. Biz bu yetkiyi, iradeyi ve gücü alemlerin Rabbi’nden alıyoruz. Allah, Al-i İmran suresi 110. Ayet-i Kerimede şöyle buyurmuştur. “Siz, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder; kötülükten meneder ve Allah’a inanırsınız…”

Fetih İşgal Değildir


Fetih, işgal değildir. İşgal; sömürmek, talan etmek, köleleştirmek, tahakküm etmek, zenginlik kaynaklarına hâkim olmak için yapılır. Fethin gayesi ise; imar, ıslah, ihya ve inşa etmektir. Fethin gayesi zulmün önüne geçmektir, zayıfların mallarını ve haklarını teminat altına almaktır, insanları kendi inançlarını ve hayatlarını belirleme noktasında özgür iradeleriyle baş başa bırakmaktır. İnsanı kazanma, hayat verme mücadelesidir. Fetih tebliğdir, davettir ve fitnenin ortadan kaldırılması mücahedesinin adıdır.

Fethin ve İşgalin Farkı


Gayesi iyinin, güzelin, doğrunun, faydalının ve adaletin yeryüzüne hâkim olması olan fethi, sömürünün, yağmanın ve zulmün altyapısını hazırlayan işgalle karıştırmak son derece sığ bir bakış açısının ürünüdür. Çünkü fetih ve işgal; gündüz ile gece kadar, alış veriş ile faiz kadar, su ile alkol kadar, helal ile haram kadar birbirinden farklıdır. Fetih ve işgal dağlar kadar birbirine uzaktır.


Fetih bir ırkın diğer ırkı tarumar etmesi değildir, bir bölgenin halkının diğer bölge halkını sömürmesi değildir, insanların inanç ve düşüncülerini zorla değiştirme değildir. Enerji kaynaklarını, yer altı yer üstü zenginliklerin ele geçirmek için savaşanlar, insanları imha etmek için savaşanlar bunu anlayamaz.


Biz bir insanını kurtarmanın bütün insanları kurtarmak gibi olduğuna inanırız. Biz bir insanı haksız yere öldürmenin de bütün insanları haksız yere öldürmek gibi olduğuna inanırız. Bir can kurtulsun diye kendi canımızdan geçeriz. Bunun adına şehadet denir. Şehadeti anlamayanlar fethi anlayamaz. Fetih ile işgali ayırt edemezler.


Allah (cc) Bakara suresi 193. Ayet-i Kerimede şöyle buyurmuştur:   “Fitne tamamen yok edilinceye (zulüm ve baskı kalmayıncaya) ve din de yalnız Allah için oluncaya (hiç kimse herhangi bir baskı ya da endişe taşımadan Allah’ın emirlerini yapma imkânına kavuşuncaya) kadar onlarla savaşın. Şayet vazgeçerlerse (ne âlâ). (vazgeçmezlerse) zalimlerden başkasına düşmanlık ve saldırı yoktur” Fetih, savaş ve intikam değil cihattır. Fetih; merhamettir. Fetih affetmeyi erdem bilmektir.

Yakın Tarihde Yaşananlar


Fetihle işgal arasındaki farkı görmek için daha yaşadığımız dönemde Bosna’da, Çeçenistan’da, Afganistan’da, Filistin’de, Irak’ta, Arakan’da, Eritre’de, Moro’da, Doğu Türkistan’da, Suriye’de ve diğer mazlum coğrafyalarda yaşananlara bakmak yeterli olacaktır.  Yapılan katliamların, öldürülen çocukların, ırzlarına geçilen kadınların, yağmalanan şehirlerin, sömürülen kaynakların haddi hesabı yoktur.


Öte yandan İslam’ın Medine Dönemi’nde adına gazve denilen bizzat Peygamberimiz’in komutanlığındaki askeri hareketlerde ve adına seriye denilen Efendimiz’in bizzat bulunmadığı yaklaşık 80 civarındaki askeri hareketlerde her iki taraftan kaybedilen insan sayısı en abartılı rakamlara göre toplamda 1200’ ü geçmemektedir. Çünkü Müslümanlar öldürmek için değil hayat vermek için mücadele ederler.


Irkçı emperyalizmin, haçlı zihniyetinin ve Siyonist uşaklarının tertiplediği işgallerde ise birkaç dakikada binlerce insan ölmektedir. Hiroşima’da, Nagazaki’de olanlar unutulmuş değildir. Bosna’da yapılan, Cezayir’deki soykırım unutulmuş değildir. Irak’ta öldürülen bir buçuk milyon insan unutulmuş değildir… Bir yanda Hz. Adem (as)’dan bu yana devam eden büyük zulümler diğer yanda büyük çile ve ıstıraplar sonucu hicretten 8 yıl sonra hem de kansız bir şekilde gerçekleşen Mekke’nin Fethi’ndeki şu şefkat ve merhamet tablosu:  Hz. Peygamberimiz Mekke’nin Fethi’ne giderken yolda yavrularının üzerine gerilmiş ve onları emzirmekte olan bir köpek görmüş ve hemen ashâbından Cuayl bin Sürâka’yı yanına çağırarak onu bu köpek ve yavrularının başına nöbetçi dikmiştir… (Vâkıdî, Megazi, II, 225) İşte fetih budur, vesselam…