Evde Kaybettiğini Dışarıda Aramak

e-Posta Yazdır PDF

Rabiatul Adeviyye bir gün sokakta bir şeyler aramaktadır. Sokak lambasının etrafında dönüp dolaşarak. Mahalleli  merakla yaklaşıp sorar. Sorarlar çünkü Rabia boş iş yapmaz  diye düşünürler hep.


Ey Rabia… Akşamın bu saatin de ne arıyorsun. Aradığın şey mutlaka önemli olmalı… Rabia cevap verir. İğnemi… İğnemi kaybettim onu arıyorum. İğnenin lafımı olur. Biz sana veririz bir iğne diyemezler. Sonunda mutlaka bir hikmet vardır diye düşünüp Rabia ile  birlikte aramaya başlarlar kayıp olan iğneyi. Bir süre ararlar ancak sokak lambası yeterli değildir. Hem aranan bir iğne. Toz toprak arasında nasıl bulunsun ki.  Nihayet bir süre sonra mahalle halkından biri der ki; Ey Rabia iğneni nerede kaybettin. Tam olarak kaybettiğin yeri söyle de oraya yoğunlaşıp arayalım.


Rabia cevap verir.  Herkesi biraz da kızdıracak bir cevaptır bu. İğneyi evde kaybettim…

Bu defa aynı kişi der; E madem evde kaybettin neden sokakta yani dışarıda aratıyorsun.


Rabia’nın cevabı oldukça manidardır.  Sizlerin adeti değil mi bu  zaten.  Evde kaybettiğini dışarda aramak. Herkes durup bakar öylece. Ne demek istedi diye.  Rabia devam eder sözüne.


Hepiniz eviniz de kaybettiğiniz huzuru mutluluğu dışarıda aramıyor musunuz?  Oysaki huzur da mutluluk ta eviniz de.  Sizler değil misiniz? İçiniz de kaybettiklerinizi, eviniz de kaybettiklerinizi dışında arayanlar.


Mahalle halkı aramayı bırakıp düşünceye dalar. Evet, Rabia’nın dedikleri doğrudur. Hepsi huzuru mutluluğu dışarda aramaktadır. Oysaki içlerine ve evlerine baksalar asıl huzurun orada olduğunu göreceklerdir.


İşte Rabia’nın bu kıssasın da olduğu gibi günümüz toplumu da için de kaybettiğini dışında evinde kaybettiğini sokakta arıyor. 


Toplumsal olaylara, kaosa, sıkıntılara ve bu sıkıntılara sebep olan insanlara baktığımızda bunların hepsi de aile hayatında problemler olduğunu görüyoruz. Unutmamalıyız her kale içinden fethedilir. her kale içeriden yıkılır. Her kale içeriden yıkılır. Toplum olarak aile mefhumunu ikincil plana atan bizler bunun ceremesini hep birlikte çekmekteyiz. Ve  özellikle de ailenin asıl temeli olan kadınların aile kavramı ve annelik sıfatının kutsallığı yerine kendilerine dışarıda bir hayat seçmeleri, kariyer planlarını aile sorumluluklarının önüne koymaları ve bu stres ve yoğun anne elinde yeteri kadar alakalanmamış ilgilenilmemiş olarak yetiştirilen bir neslin nasıl facialara sebep olabileceğine de haberler de ve çevremiz de sürekli şahit olmaktayız.


Kale içinden yıkıldığı gibi yine içinden imar edilir. Umutsuz değiliz.  Rabia’nın dediği gibi bizler evimizde kaybettiğimiz saadeti ve huzuru yeniden evimiz de aradığımızda  ve aile kavramına gereken önemi verdiğimiz de göreceğiz ki hem bireysel hem de toplumsal olarak imar hareketi başlamıştır.


Haydi, hep beraber. Toplumsal imar için, bireysel imar için dönelim. Ailemize evimize dönelim.


İslam’ın ve İslam peygamberi Hz. Muhammed s.a.v.  in aile ye verdiği önemi ve bu konuda ki tavsiyelerini rehber edinelim.


İşte o vakit inanın her şey  çok güzel olacak. Herkes aradığını bulacak. Aradığımız huzur değil mi?  


 Var mısınız? Huzuru bulmaya...