Ramazan Katliamı

e-Posta Yazdır PDF

Bismillahirrahmanirrahim. 

Elhamdüli’llahi Rabb’il âlemin. Vessalatu vesselamu alâ Resûlina Muhammedin ve alâ alihi ve sahbihi ecmaîn.

Aziz kardeşler, Değerli dostlar… 


Tüdrkiye’nin batıdan doğusuna doğru giden anayollardan birsine girdiğimizde mesela güneye dönen bir yola sapacağımız zaman normal düz giden yol bir den güneye dönmüyor veya kuzeye dönmüyor. Çok küçük bir ivmeyle filan levhayı izliyorsunuz dümdüz giderken mesela 20 derece ile başlayan bir sağa dönüşünüz oluyor, 2 km sonra arabanın pusulasından baktığınızda sizi güneye dönmüş gösteriyor. Türkiye’nin doğusuna giderken birden güneyine dönülmüyor. Yol en sıfıra en yakın noktadan güneye başlatıyor. Birden dönseniz zaten siz güneye değil mezara gidersiniz zaten. Kuzeye dönüşte böyle. Bunun için doğuya giderken güneye dönecek olanlar küçük bir açıyla dönüşü başlatırlar. Başlatmak zorundasın. Güneye doğruca dönmek için de böyle gidilir, saparken de böyle sapılıyor. Bunun için düz gitmek isteyenler küçük bir açı da olsa yollarından sapmamaları gerekiyor. İman davamızda böyle kardeşler… ahlak da böyle. Herhangi bir şekilde bir delikanlı bir sabah kalkıp vahşi bir hayata başlamıyor. Temiz ahlaklı bir genç bir cumartesi sabahı terörist olmuyor. Hep küçük bir açıyla sapmalar başlıyor. Önce mesela sigaraya başlayanlar bir gencin sigaraya başlama süreci ilk önce o dumandan nefret etmemekle başlıyor. Bir kere o dumandan nefret etmedin mi onun bir zaman dan sonra 5 km sonrası sigara tiryakiliğidir. Tıpkı doğuya giderken 1 metre başlayan bir sapmanın 2 km, 5km sonra 90 derecelik bir açıyı beraberinde getirdiği gibi. Açı kaç derece olursa olsun sıfıra en yakın noktadan açılıyor. Bunun için Allah‘ın dinini yaşayıp Müslüman olarak ruhunu teslim etmek isteyenlerin Allah’ın dininden taviz verirken onun küçüğü büyüğü diye ayırmamaları gerekiyor. Namaza başlayanlar da bir vakit namazla başlıyorlar tövbe edip, bugün öğle namazından itibaren başlayayım diyor başlıyor, namazı bırakanlarda bir gün öğle namazını gevşek görüp bıraktığı için sonunda namazsız oluyorlar. Hastalıklarda böyle. Doğru yola sapmak isteyenlerin dönüşü de böyle. Keskin yok. Keskin virajdan dönüş olmuyor. Bu nedenle kardeşler biz bu gün şeytanın en önemli taktiklerinden bir tanesini şu zamana nasıl yansıdığını konuşmak istiyoruz. Bir örnek vereceğim. Kur’an-ı Kerimde Nuh suresinde Allah Teala Nuh a.s.’ın lisanından o dönemin ve önceki dönemin azan şirk tuğyanını küfrün hareketini nasıl yorumladığını görmek istiyoruz. Kur’an-ı Kerimde Nuh suresinde beş isimden zikrediyor. Vedd, Suva, Yeğus, Yeuk ve Nasr … beş tane isim. Bu isimler Nuh a.s’ın dönemindeki tuğyan nedeniyle anılıyor. Yani bu küfrün şirk’in azmasında bu beş ismin adı geçiyor. Bu beş isim kardeşler ne gibi macera üzerine Kur’an da geçiyor, bunu ashab-i kiramın Kur’an tefsirinden öğreniyoruz. Kardeşler Şit a.s. zamanında, Şit a.s. rasulullah s.a.v. efendimiz son peygamber Adem a.s. ilk peygamber ikisi arasındaki peygamberlerden biri ama Adem a.s. dönemine yakın bir peygamber. Şit a.s. zamanında beş tane Salih insan var. Biz Salih insan kelimesinden bugünkü Türkçede evliya adam diyoruz. Evliya insan… Salih Allah’tan korkan ibadet eden insanlar bu bahsettiğimiz Vedd, Suva, Yeğus, Yeuk ve Nasr bu beş kişi Salih insanlar, ibadetle meşguller, Allah’tan korkarlar, peygambere itaat eden insanlar… şimdi bakınız arkadaşlar. Bu insanları toplum beğeniyor. Kendileri ibadet etmiyorsa bile ehhh Müslüman böyle olur diyorlar. Taaa Şit a.s. zamanında. Bizden 3000-4000-5000 sene evvel. Ne kadar olduğunu Allah Teala’dan başkasının bilmediği kadar eski bir zamanda. Bunlar günün birinde ecelleri gelip ölüyor. Şeytan bunları beğenenlere, bunların hayranlarına, hani evliya diye bunların peşinden gidenlere diyor ki; bunların iyi adam olduklarına peygamber de şahitti. Bunlar değerli insanlar. Bunlar Allah’ın dostları. Siz bunlara bakıp namaz kılıyordunuz ibadet ediyordunuz ya: bu adamlar unutulur giderse siz ne yapacaksınız? Hatıra olarak mağalara bunların resimlerini çizin diye vesvese vermiş şeytan. Bunlarda hakket ya bunlar Salih adamların unutulup gitmesin diye, o zaman herhalde heykel dikme gelişmemiş henüz mağaralara resimlerini yapmışlar. Vedd, Suva, Yeğus, Yeuk ve Nasr resimleri diye böyle resimler yapmışlar. Bu beş tane zat’ı , Salih insanı resimle ebedileştirmeye kalkmışlar. Aradan 100 sene 200 sene 300 sene geçtikten sonra Allah bilir net ne kadar bir rakam geçmiş… 300-400 sene sonra o resimlerin niye çizildiğini, çizenler de ölmüş gitmiş neden çizildiği de unutulmuş yeni gelen nesil de şeytan bu sefer demiş ki: bu adamlar niye bu resimleri buraya çizildi. Bunlar kendilerine ibadet edilen saygın putlardı. Bunları siz helak ettiniz. Siz saygısız geçmişinize saygısız bir nesil oldunuz. Kıymetini bilin bunların diye vesvese etti. Onlarda şimdi dededen babadan duyuyorlar ya zamanın da yeuk diye bir evliya zat varmış, nasr bir zat varmış duyuyorlar ya şimdi. Geçmişlerinde böyle büyük bit zat olduğunu biliyorlar, hakkaten bu mağarada da bunların resimleri var, gittiler bu sefer Allah’ı bırakıp bu beş tane resmin önünde tapınmaya başladılar. Başlarken nasıl başladı? Çok iyi niyetle… temiz duygularla başladı. Sıfıra çok yakın bir noktadan açı çizildi. 300 sene sonra şeytan tevhidin en bağlı beş Müslüman’ını şirkin başı haline getirdi. Bunun için (Arapça 10: 02) çok sapıtma nedeni oldu diyor Allah Teala Kur’an’ın da. Hiç akla hayale gelirmi? Bugün şirk nedeni putperestlik nedeni olan bir isim bir peygamberin en yakın Müslüman’ı, onun yanında en güzel ibadeti eden Müslüman. Lakin şeytan 3 yıllık 5 yıllık bir mücadelenin içinde değil bugün tohum atar, 1000 sene sonra 3000 sene sonra o tohumun şirk filizi olarak isyan olarak çıkmasından memnun olur o. Yeter ki insanoğlundan bir kişi çizgiden çıksın. Onun derdi o. Onun 10 senesi 20 senesi yok. 70 senelik 80 senelik bir ömür yaşamıyor. Kıyamete kadar garantisi var. Kıyamete kadar ortaya çıkacak herhangi bir isyan onu memnun eder. Bu nedenle kardeşler biz Allah Teala’nın şeriatına aykırı olduktan sonra bir tür sapma olduktan sonra küçük büyük ayrımı yapamayız. Bunu için her bidat dalalettir. Bidat sapıklıktır. Neden? Çünkü her bidat ya bir sünnetin ya bir farz’ın yerine oturur.  Müslüman oturup bir sayfa Kur’an okuyacaktı, bir cüz Kur’an okuyacaktı Allah Teala’ya yaklaşmak için çünkü onun Allah Teala’nın rızasını kazanmak için işinden gücünden meşgalesinden sonra bir mübarek gecede ayırabileceği vakit bir saat, iki saatti… Kur’an okuyacaktı, tesbihat yapacaktı, Allah’ın ondan beklediği Kur’an ve tesbihatın yerine sen mesela mevlüdü bilmem dini müziği tasavvuf müziğini koyduğun zaman yemekten yarım saat önce şeker veya çikolata yiyen çocuğun yemeğe iştahsız oturduğu hale getirdin onu sen. Annesi yemek pişiriyor, çocuk o arada çikolata kaçırıyor, şeker yiyor yemek sofrası vakti gelince iştahı kesilmiş çocuğun yemiyor. Bu zaten kadir gecesi bir cüz Kur’an okuyup Rabbine yaklaşacaktı… sen mevlüt dinlettin, ilahi dinlettin güzel şeyler olmuş olmasına rağmen çikolata da güzel zaten, çikolata da güzel ya zehir kimse yemiyor, güzel şey diye ilahi dinlettin, iş bir cüz Kur’an okumaya gelince iştahı kesik olduğu için vakti olmadı. Her bidat dalalettir. Çünkü ya bir farzı ya bir sünneti ya bir müstehabı öldürmeden geleceği yeri yoktur onun. İnsanın zihnin de doldurulacak yer kapasite sayısı belli ibadete takarruba ayrılacak vakit ve zaman yer belli imkan belli moral belli bunu sen müzikle tasavvuf bilmem ne müziği ile doldurdun ilahi ile doldurdun Kur’an’a yer bırakmadın. Akrabalarla işte bir bilmem ne buluşması yaptın, camiye cemaate gitmeye vakit bırakmadın. O da güzel gibi görünüyor ama farzın yanında hiçbir değeri yok, namazın, caminin yanında hiçbir değeri yok. Bunu nedenle kardeşler Allah’ın şeraitinde sapma olduktan sonra 1 derecesi ile 180 derecesi aynı noktaya gider. Çünkü her açı sıfıra en yakın noktadan 0,001’den başlar. Ama on santim sonra sıfır değil o. Yollarda güneye kuzeye saparken küçük bir levhayla böyle hafif o yolla paralel gibi sapıyor, bir saat gittikten sonra o yolun tam tersi istikametine gittiğini görüyoruz. İşte Vedd, Suva, Yeğus, Yeuk ve Nasr, şirkin sebebi olarak Nuh a.s.’ın başına bela ettiğinde şeytan asırlar önce bu yatırımı çok iyi niyetlerle yapmıştı. Bu sebeple imam Şafi’nin r.a muhteşem tespitini biz kendimizi ölçü olarak seçip tayin etmek zorundayız. Ne diyor? Keramet bile olsa rasulullah s.a.v efendimiz’in sünnetine uymadıktan sonra değeri yok. Bir insan fırına girip yanmadan geri çıksa, denizde yürüse diyor, fırına girerde insan yanan bir fırına yanmadan çıkar mı? Siz onun sünnete ne kadar bağlı olduğuna bakın. Keramet odur diyor. Bir kere taviz veren Müslüman oldun mu sen ne olursa olsun. Allah’ın şeriatı kulların rutuşlaması için inmemiştir. Allah’ın şeriatı, İslam, fıkhımız, Kur’an, sünnetimiz olduğu gibi yaşandığı zaman, beşer müdahale etmediği zaman cennete koyan malzemedir. Eğer beşerin müdahalesi söz konusu olursa İncil’in başına gelen Kur’anın da başına gelmiş olur. Allah’ın izniyle kıyamete kadar bu asla olmayacak. Şimdi kardeşler bir ramazan değerlendirmesi yapmak istiyorum. Ramazın-ı şerifi bir Müslüman olarak ben ölçmek istesem, ramazan nedir acaba? Yada ramazan-ı şerifi ilk yaşayan yani ilk örnek olan ahsab-ı kiram ve onların başında rasulullah s.a.v efendimizin ramazan da ne yaptıklarına dair onlarca hadis-i şerif var. Kur’an da ramazan ile ilgili ayetler var.  Ramazan’ı özetlemek istiyorum. Ramazan üç şeydir.  

 

1) Yeme içme ve diğer şehvetleri azaltma, gıda ve cinsel şehveti azaltma: köreltme yok. İslam da köreltme yok zaten, azaltma. Ramazan bu. Sadece Kur’an ne diyor. Gecelerinde ramazanın helal size şehvetiniz. Gündüz yemek haram. Bir ramazan ne demek? Rasulullah s.a.v efendimizin ramazan’ı? Ebubekir’in, Ömer’in, Osman ve Ali’nin ramazan’ı r.a… onların ramazan’ı gıdayı ve şehveti azaltma.


2) İbadet çoğaltması, artıyor. Oruç ta artıyor, nafile ibadetler de artıyor. Kur’an artıyor, infak artıyor, zikir artıyor, teravih artıyor.  


3)  Camilere kapanma, itikaf erkekler için. Kadınlar içinde evlere kapanma. Ramazan bu demek. Ramazan’ın tarihine illa bir ilave daha katalım diyecek olursak Bedir’i ve Mekke’nin fethini katabiliriz, bir de işin içine cihad girdi. Peygamber a.s. sekiz sene oruç tuttu, o sekiz senenin iki senesini de cihad günlerinde 450 km Mekke’ye oruçlu gittiler. Ramazan-ı şerif’in 15’in de çıktılar 20 sinde Mekke’yi fethettiler. Ramazan’a bir ilave daha yapacak olursak birde cihad çıkar, birde Kadisiyye var. O da Allah’ın arslanlarının oruçlu ağızlarıyla Mecusiliği tarihe gömdükleri günün adıdır. 


Bunun dışında İslam’ın örneği olan nesilde ramazan’ın başka bir farkı yok. Ne oluyor? Şehvetler aşağıya çekiliyor, fakirlik olsa da olmada gıda, evli bekar ne olursan ol cinsel şehvet aşağı çekiliyor. Rakamı düşürülüyor. Marketlerin gıda satıcılarının satışının azalması gerekiyor ramazanda… 


İki…. İbadet artıyor, oruç artıyor. Namaza 20 rekat ilave yapılıyor. İnfak artıyor. Zikir tespih oranı artıyor. Kur’an  birdenbire güneş gibi müminin evini, camisini, yollarını aydınlatıyor ramazan-ı şerifte


Üç… itikaf diye ramazan’a mahsus özel bir ibadet var. Bu ramazan’ın en az üçte birini erkek camiye kapatıyor kendisini, kadında evinin mescid olarak kullandığı odasına kapatıyor. Akrabasıyla, oğluyla, kızıyla, geliniyle, damadıyla ilişkisini kesiyor. Peygamber a.s’ın ramazan programını konuştuk arkadaşlar.  Ramazan programı bu.  Şimdi Vedd, Suva, Yeğus, Yeuk ve Nasr şirk olarak nasıl geliyor arkadaşlar şimdi onu tahlil edelim.  


 Birde Müslümanlar olarak bizim ramazan programımız size kesitler okuyayım. Çünkü peygamberin ramazan programına baktık aleyhisselatü vesselam. Bu yıl hepten resmileşen devlet protokolü haline gelen bir ramazan programı, İstanbul’da ramazan etkinlikleri, yani ramazan adına yapılan etkinlikler diye devlet parasıyla verilmiş ilandan örnek veriyorum dikkat ediniz. Yirmi dokuzuncu Türkiye kitap ve kültür fuarı, kitap Buhari Müslim’in satıldığı kitap mı? Geleneksel fuar günleri bu kez Beyazıt’ta yaşanıyor ramazan boyunca her gün 11–24 Beyazıt Meydanı. Feshane etkinlikleri, ramazan programı okuyorum. Feshane etkinlikleri, konserler, şiir, tasavvuf müziği, Türk Halk ve Türk Sanat müziği dinletileri. Feshane’de İstanbullularla buluşuyor. Uluslar arası Beyazıt etkinlikleri, yurtiçi ve yut dışından birçok ünlü sanatçı. Bilim adamı, uluslar arası Beyazıt etkinliklerinde İstanbul’da birlikte oluyorlar, tefsir dersi yapmaya gelmiyorlar. Kaldı ki İmam Malik R.A Ramazanın son on gününde itikâfta, tefsir dersini bile caiz görmemiş. Bu Allah ile baş başa olmaktır, tefsir aracı bir kurumdur kaldır bunu demiş. Hale bak, hale bak, program ama. Devam ediyoruz.


Koca ramazan üç programla bitmez şüphesiz. Üsküdar etkinlikleri, hani köprü sıkışık, Beyazıt’a gelemeyenler için Anadolu yakasında aynı programlar hizmet ediyor. Tervihi Enderun ve cumhur müezzinliği eşliğinde, her akşam farklı bir İstanbul camisinde unutulan bir ritüel yeniden yaşanıyor. Bir bidat unutulmuş, kıvranıyorlar bu bidatı yeniden yaşatıyorlar. Bu bidatı izah etcen, Türklerin elinden Allah’ın hilafeti niye kaldırdığını izah etcen, Osmanlı sarayındaymış, o saray Allah’ın muteber gördüğü bi saray olsaydı İngilizlere işgal ettirmezdi ona Allah. Akıl var mantık var. Ritüeli ritüel, bidat dese dikkat çekecek, ritüeli canlandırıyormuş. Ne demek rütiel, ne ben anladım nede kimsenin anladığı yok. Açık konuşsa Müslüman tepki gösterecek zaten. Ramazan’da cazz, dünyaca ünlü müzisyenler, halimize gülmemiz doğru bir şey değil arkadaşlar ve bu ilan Müslümanların okuduğu gazetelere daha çok verildi. Müslümanlar çünkü buna puan verirler. Ramazanda cazz, dünyaca ünlü müzisyenler ramazanda cazzla müzik severlerle bir araya geliyor. 14-17-18-20-21-24-26-31 ağustosta itikâfın en değerli olduğu günlerde cazz. Cazzı ben ilk defa, duyardım daha önce cızırtı mızırtı zannederdim, meğer bu bilim türüymüş. Dans eşliğinde Amerika’da Çingenelerin yaptığı bir dansmış bu. Sözlükten gördüm, sözlükten gördüm ben, bilmiyorum ne olduğunu. Ramazanı Şerif ikramı olarak sunulmuş. Türbe hazireleri sergisi, yani İstanbul’daki türbelerin resimlerini göstercekler, içindekiler orda ne yapıyo onu bana göstersen ne memnun olurdum ben türbenin resmini ne diyim. Sultani seyrilik gösterileri, Osmanlı saray eğlencelerine günümüzden bir bakış.


Ramazan-ı Şerif’te Osmanlının Viyana’ya gidişini gösterseydin ya, Kanuni Viyana’da nasıl oruç tutuyordu. Niğbolu’daki günleri göstersene, saraydaki eğlenceler içinde 11-12-13-14-15 ağustos günleri, bu ramazanın başına rastlamış. Cazz gibi geri kalmamış. İstanbul’un taş kalemleri sergisi Zeynep Turhan, işte bu sergi ziyaret edilecek. Kültür sohbetleri her akşam iftar saatinden bir saat önce saflar çarşısı önünde, iftardan bir saat önce tesbihat ve tehvidad saatinde orda lak lak edilcek. Ama kültür sohbeti kötü bir şey değil. Sema ayini şerifi, tavafı şerif bile değil tavaf diyotuz sadece. Kabri şerif olur, namazı şerif bile demiyoruz. Şeref Allah’a mahsustur ve Allah’ın emrettiği şeylerdedir. Sema yani yarı dinsel görünümlü dans, neyse artık ben öyle yorumlama hakkına sahibim. Çünkü Allah’ın ve peygamberinin Ashab-ı Kiramın Ebu Hanife’nin kültüründe olmayan bişey benim için yoktur. Müzik eşliğinde bilmem ne eşliğinde dönüp durcaksın, yok yukardan alıp aşağı veriyomuş, bunlar hep şeytanın Ved’di, Yeğus’u Ye’uk’u Nesr’i bunlar. Üçyüz sene sonra şirk olarak karşımıza çıkacaktı bunlar çıktı nitekim. Efendim bununda programı geçti, filan Mevlevi hane adresini vermeyelim. Mahya tasarım yarışması. Geleneksel mahya sanatımızla ilgili tasarımlar. Birde vakfımıza çok yakın bir yerde, bi yolda çok hoş bi ramazan reklamı gördüm. Dikkat ediniz teravih ne zaman 21.30 da idi, 21.40’dan 30’a doğru geldi. Ramazan etkinlikleri diyor, saat 21.00 ‘da davetlisiniz yazıyor. Programı, Kur’an Tilaveti, eğlenceler, tiyatrolar, konuşmalar sunumlar. Arkadaşlar bakın Ved, Yeğus, Ye’uk nasıl geliyor. Kur’an Tilaveti virgül eğlenceler diyor. Saat 21.00 teravihe otuz dakika var. Sonuna doğru yirmi dakika vardı. Ramazan-ı Şerif’in sonuna doğru. Müslüman bi adam Müslümanların Ramazan’ına şenlik katmak istiyor.


Peygamber Aleyhisselamda dört şey gördük biz; şehvetleri indir, gıdayı indir, ibadeti artır, itikâfa gir, çok düştüysen Bedir seni bekliyor, Mekke’nin fethi bekliyor. Haydi, kadisiye, Mecusi’nin ateşini söndür, Ramazan programı. Şimdi Müslüman, Müslüman bi insan Allah rızası için yaptığı işe bakın, üç asır sonra put nasıl şirk malzemesi olarak çıkacak Salih bir insanı muttaki bir insanı şeytan nasıl kullandı. Kur’an Tilaveti, Kur’an Tilaveti ile başlıyor eğlence ile devam ediyor. Ramazan günü teravihe yarım saat var, ezan okunurken yalnız eğlence yok, ezanın susmasını bekliyorlar. O zaman davul çalmaz, Subhanallah. Kardeşler bu ümmet Ramazan’da Amerika’da sokaklarda yapılmış cazz dansını, ümmeti Muhammed’in S.A çocuklarına ramazan ibadeti diye getirdiği günü gördük ya, biz Allah’tan deprem niye bekliyoruz ki. Ne afet olacaktı başka. Nasıl Allah’ın Affını talep etmeyiz. Estağfurullah. Şunları okuyup okumayayım mı diyede içimde de bin kere tereddütler oluştu. Haya ediyorum bu isimleri ramazan kelimesi ile bir arada okumaya. Şu Enderun teravihi dert görmesinler, bunu da ihya ettiler ya cumhur müezzin, bunu da çok merak ettim, bunu da çok merak ettim yani güya tarihten biraz anladığımı zannediyordum, Osmanlı sarayında efendim padişah ve çocukları şehzadeler padişah hizmet karları yirmi rekât teravihi üşenmesinler beyefendi diye her dört rekâtını imam müziğin dört beş değişik fonksiyonundan biriyle okusun. Bir dört rekâtı uşşaki makamında kıldırıyor, bir dört rekâtı hicazi makamında kıldırıyor, elhamdülillah bu isimleri bilmez biriyim buradan isimden. Efendim üçüncüsünü segâh makamında okurmuş, dördüncüsünü İsfahan makamında, beşinci dörtlüğü de acemaşiran diye her halde öyle bişeydir. O makamda kıldırırmış imam. İmam hangi makamda kıldırıyorsa dört rekâtı, o dört rekâttan sonrada verince selam o meşhur saz eşliliğindeki salâvat varya toplu söylenen, taa Itri’lerden bilmem kimlerden gelir, bende hep merak ederim yav bu millete bi salâvat öğretemeyiz bunu çoluk çocuk nasıl biliyorlar. Ee bidat ya müzik makamında söyleniyor ya, hacca gidiyor her kez orda bir zikir yapıyor tavafta bakıyorsun bizim guruplar müzik eşliğinde bir salâvat tutturmuşlar. Kurban bayramında o teravi de o tavafta o yok ki. Müziğin katılmadığı yere şeytan destek vermiyor. Onu cilalıya milalıyo değerli hale geliyor. Şimdi dört rekâtında, imam o tempoyu tutturdu ya uşşaki okudu hicazi okudu bunlar işte tasavvuf müziği efendim, Türk sanat müziği, Türk halk müziği eşliğinde, sonra müezzinler ve cemaat topluca bi ilahi tutturuyorlar, ye’ukun ruhu için olsun devam. Bir ilahi tutturuyorlar, oh be huzur buluyorlar, huzur buluyorlar.


Kardeşler tüylerimiz diken diken olacak bir hakikate parmak basalım. Resulullah sallalahü aleyhivesellem ashabına bir kere teravih kıldırdı. Bir daha kıldırmadı. O muhteşem ibadetin heyecanını, o meleklerle baş başa secde ediş anını ashabı ile paylaşmak istemedi. Dayanamazsınız kaldıramazsınız diye korktu. Bin dört yüz sene sonra ümmeti geldi müzik notaları eşliğinde teravihi eğlenceye döndürdüler. Birde Müslümanlara bunu izzeti ikram olarak sunuyorlar şimdi. İzzeti ikram olarak sunuyorlar. “Allah ne ihya ettim be, Allah razı olsun unutulmuştuk”. Kimin Nesr’i miş bu İmamı Azam mı kılmışta ritüel uygulamayı yeniden başlatmışsın sen, İmam’ı Azam’mı böyle kılmış. İmam’ı Ebu Yusuf’umu böyle gördün sen kılarken. Halid Bin Velid’i böyle namaz kılarken mi duymuştun. Hayır, efendim, sütten kendisine banyo yapılmasını kendisine uygun görmeyen, hilafet makamını hak etmediği halde işgal eden Osmanlının son yeteneksiz padişahlarını, zevki sefasını ibadet diye bana sunuyorsun. Bu kıldığı ritüel dediğin teravih yüzünden o devletin çöktüğünü niye hatırlatmıyorsun. Sarayında fisku fücurdan vakit bulmuşta uyduruk eğlenceli iki rekât namaz kılmış diye Osmanlı sarayı peygamber sarayı mı. Bu Topkapı sarayı mı bivefa. Topkapı sarayıda değil sen bunu dolma bahçe sarayında balo salonunda kılınmış namazdan alıntıladın sen.


Kardeşler biz illa İsraillin Yahudilerin mi dinimize müdahale etmesi lazım dinimizi savunmamız için. İlla komünistlerin mi gelip dinimize sataşması lazım. Şeytanın komünist mülhit diye bir derdi yok. Yeri geldiğinde ibadetleri bile kullanır. İbadetleri bile şirkin yatırım malzemesi olarak kullanır, kullandı nitekim işte Kur’an örnek veriyor. Bizde bir ahlak oluşmuş komünistler bi laf etse kıyamet kopuyor, Müslümanların fitresiyle zekâtıyla, okuyup burs alıp okumuş bi adam ashabı kiramdan taa peygamberlere kadar olan listeyi yerle bir ediyor. Bir bildiği vardır oluyor adamın. Mikrop hep dışarıdan mı geliyor ürüyor. Bünyenin kendiside mikrop üretir. İslam ilk günlerinden beri mikrop üretiyor. Allah imtihan etmeyi murat ettiği için. Bakalım kalbinde fitne olanlarla kalbi berrak olanları görmek isteriz Allah buyuruyor. Ömer Bin Hattab’ın gününde de böyle cazz maz görmek isteyenler oldu. Ömer Bin Hattab R.A elinde böyle bi kâğıtla gelmiş, Ebu Bekir de efendimizin yanında oturuyor R.A camian, ya Resulullah demiş bu ne biliyor musun ne biliyor musun? Nedir o demiş. Tevrat parçası Tevrat parçası demiş, yani bu adamların meşhur tevratından bi kâğıt bulmuş bi yerden kâğıt neyse artık Resulullah sallalhü alyhivesellemin yüzü kıpkırmızı olmuş. Ömer’den tarafa olan yüzünü ters tarafa çevirmiş Ebu Bekir dönmüş demiş ki; “Ömer sen helak olacak bi iş yaptın delimisin, ne yapıyorsun sen, ne yapıyosun.” Efendimiz Aleyhisselam buyurmuş ki; Ömer ben size nesh eden bir kitap getirmedim mi? Onu bana nasıl gösterirsin sen. Nasıl gösterirsin. Yani ben bunu okuyayım güzel dediği yok Ömer’in aha bu adamların tevratından bir parça buldum diye gösteriyor. O bile aleyhisselatü vesselam efendimizin mübarek yüzünü kızartmış, ne yapıyorsunuz siz buyurmuş. Şimdi adam islamda şu diye bi konferans veriyor, tevratın filan parçasında, incilin de filan parçasında var, ondanda okuyayım size diyor.


Allah, Kur’an desteğe muhtaç, oda nesh ettiği kitaplardan birinden destek alacak Kur’an. Mantık çürük, mantık çürük. Bir Müslüman’a muharref İncil’den muharref Tevrat’tan, nasıl örnek gösterilebilir nasıl dinler bunu Müslüman. Allah’ın kaldırdığı bir kitap Kur’an’a destek olarak kullanılabilir mi? Tekbir kelimesinin sağlam olduğu doğru olduğundan bir itimadımız yok, ne olduğuna dair tartışmamızda yok zaten. Bize göre kalkmış bir kitap. Ama mantık ve şeytan ne mantık, böyle yapa yapa onlarda hak kitap kardeşim dedirtecek. Ondan sonrada hak din olan kitapları hak olan Hıristiyanların İstanbul’u niye fethettiğini siz bu zulümdür dedirtecek. Bu işler adım adım. Bir yüz kiloluk adamı mezara gönderen mikrop yüz gram bile değil kardeşler, gram bile değil ama bi kere girdimi insanın içindeki yirmi litre kanın yirmi litresini de zehirliyor sonunda. Mikrop böyle bulaşıyor.


Kardeşler ecdadımız Allah onları mağfiret eylesin, güzel cihatlar yaptılar, İslam’ın sancaktarlığını yaptılar ama tonlarca da bidat bulaştırdılar bize. İşte bu bidatlerden biri bu eğlencelerdir. Efendim direkler arası eğlencesi, şehzade başı direkler arası eğlencesi ne biliyor musunuz, İstanbul’da hilafet var, şeriat devleti var Yahudiler Hıristiyanlar yaşıyorlar, yapacak bir şeyleri yok, akşama kadar Müslümanlar oruç tutuyorlar, akşamda onlar şehzade başında kukla eğlencesi yapıp oruç tutanları eğlen dittiriyorlar. Halife hazretleri de çocuklarını gönderiyor akşam eğlensinler diye. Peygamberin aleyhisselatü vesselam ramazan programında ne vardı, züht, ibadeti artırma, itikâf, Mekke’nin fethi. Mekke’nin fethi, Bedir anlı şanlı Bedir Ramazanın on yedinci günüydü. Orucunu bile açmadan ashabı kiram Bedir’de şahadete koştular. Ramazan bedir demek. Bir yanlışlık var kardeşler. Osmanlı dedelerimiz, tamam hilafet devleti. Lakin masum değil. Eğer masum dersen bu masumu niye boğdu Allah onu sorarım sana ben. Günahsız melek gibiydiler de buna rağmen mi Allah zulmetti. (37.23 Arapça) zerre miktarı Allah zulmetmez nerde kaldı ki koca hilafet devletini nasıl kaldıttırır Allah. Melekler ne güne duruyordu, İngilizler geldiler hiç melek tepkisi görmeden Allah’ın koruması olmadan yerle bir ettiler. Bu bidatlerin sahipleri o sarayları göremeyecekleri yerlerde öldü gittiler bunun vebali var. İnşallah ahrete kalmamıştır amma bir bidatı dine sonradan sokulan bir şeyi ihdas edenin kurtulması çok zor kardeşler. Kıyamete kadar o bidat devam ettikçe maazallah her bidat onun defterine yazılacak.


Nasıl Kabil, Habil’i öldürdüğü ilk cinayeti çıkaran adam olduğu için Kıyamete kadar öldürülen her insanın kanından Allah ona suç yazıyor, belki bu dünyada üç milyar beş milyar insan öldürdü öldürüldü, Kabil kıyamet günü milyarlarca insanın katili olarak dirilecek. Neuzübillahi Teâlâ, bir köyde müzikal teravi bilinmiyordu da sen gittin beyefendi köylülerin dikkatini çekmek için müzikal teravi başlattın. Yüzlerce insan, yüzlerce kadın erkek ondan sonra teraviyi saz eşliğinde kılmaya başladılar ne etceksin sen kıyamet günü. Kendi günahından tövbe ettin istiğfar ettin, namazlarını yeniden kıldın diyelim onları nasıl bi daha bulacaksın, ölen gidenlerin namazlarını ne yapacaksın. Dine ilave sokmak çok tehlikeli. Çok tehlikeli, biz tatlı görüyoruz, hoş oluyo, şimdi bu tepkileri ben şahıslarına gösterdiğim zaman yav sende aşırı gidiyosun, biz namazsız niyazsızlara ramazanı sevdiriyoruz diyor. Yaa çok güzel namazsızlara oruçsuzlara ramazanı sevdiriyorsun, benim ramazanım gidiyo o arada. Allah’ın ramazanını mı sevdiriyorsun, senin ramazanını mı sevdiriyorsun.


Bu suçlarda iki grubun suçu var arkadaşlar siyaset adamları menfaatlerini koltuklarını korumak için yapıyorlarsa bu tam anlamıyla dini siyasete alet etmektir. Bunun hiç lamı cimi yok.


İki, varidiyatı olan zengin kardeşlerimiz, riya için bunu yapıyorlarsa riya bir şirk çeşididir zaten. Ramazanda hayır yapacaksın da, ramazandan on gün önce alsana onbin tane Mushaf Anadolu’nun köylerinde Mushafsız camilere koy Mushaf gelen oklusun, bak sana hayır.  Ramazanı şerifte dağıtılan kumanyalara bile bir anlam veremiyorum ben. Koca koli içinde 10 kilo un. En ucuzundan eşyalarla doldurulmuş hiç biri o garibana, 80 yaşında ihtiyar zaten onunla çörek mi yapacak bundan sonra. Hiçbir anlamı yok. Onun yerine gidip bir 20 lira versene. Şimdi ramazan çadırı diye bir şey çıktı subhanallah tereddüt edecek gelecek nesiller. Acaba biz evde iftar etsek caiz değil mi? Henüz öyle bir fetva ile karşılaşmadım ama sorulabilir. Hani ramazanda çadırda iftar ediliyor ya. Çünkü şimdi çadır kuruyorsun işte yaukun çadırı gibi 300 sene sonra ibadet haline geliyor. 


İbadetimize müdahale edenler Allahtan korksunlar. İmamı azamın kıldığı teravih dışında bize teravih çeşidi gösterenler Allahtan korksunlar. Gelecek nesillere bunun cevabını veremeyeceklerdir. Itri yi ben hiçbir zaman rahmetle anmadığım gibi onlarıda rahmetle anmayacak bir nesil gelecektir. Camimin içine ud soktu ud! Kabenin etrafında bile ud eğitimi ile söylenen bir salavat çeşidi duyulduğunda ıtri yi rahmetle anmıyor melekler. Hilafet toprağını müzikle buluşturdu. Zaten şeytan sıfır virgül sıfır sıfır bir noktalık açıyı bekliyor. Onu bulduktan sonra sorun yok. O yol 20 km sonra şirkin kapısında soluğunu alır. Velev sahabi yolu kurtulamazsın. Fitne, dinde ayrılık, dinde bidat ilk dakikasında kurutulması halinde kurutulmuş olur. Burada kardeşler bir kanunu vurgulayacağız. Şimdi biz paket ibadet dönemine geldik. Ramazan geliyor iftar saatleri vesaireleri ilan ediliyor, eğlenceleri belirleniyor. Ramazan böyle zahmet çekme ayı olmaktan çıktı, rahmet ayına döndü, ama hangi rahmet dünyada rahmet. Marketçilere rahmet, marketçiler ramazana yetiştiremiyorlar. Sabahlara kadar açık marketler. Züht ten mi kaynaklanıyor bu? 3 öğünü 2 öğüne indirdik. İftarda az yiyin dedi peygamber. Marketler malzeme yetiştiremiyor. Nereye gidiyoruz biz? Nerede Allah korkusu? Rahmet oldu marketçilere, müzisyenler takvim yetiştiremiyorlar. Bütün şarkıcı türkücülerin programı dolu. Programı dolu. Bir de bir haya çılgınlığı çıktı, bu bahsettiğim kuran tilaveti, eğlenceler, sunumlar, tiyatrolar, konuşmalar, sunumlar, fotoğraflarını çektin bunların, arşivledim. Fotoğraflar, sunumlar, konuşmalar, tiyatrolar, eğlenceler ve kuran kuran sonrada peygamberin hayatını anlatan konferans. Bide bir edeb kıtlığı çıktı. Asabı kiramın hazin sahneleri, Efendimiz as’ın vefat sahnelerini ağlaya ağlaya anlatıyorlar. Bende burada bir hadisi hatırlatmak istiyorum. Şahıslara isim vererek değil. filan şahıs böyle yaptı değil. diyor ki hadis Fücuru kamil olanın gözünden çok yaş akar diyor. (Arapça metin 4341) gözü gözü onun kanlı yaşlar akıtır. Niye o da bir taktiği şeytanın. Kardeşim ramazanı şerif günü peygamber as’ın vefat sahnesi sen her akşam anlatıyorsun. Kadınları erkekleri ağlatıyorsun, hacıları ağlatıyorsun. Adamı teravihe göndermiyorsun. Senin yüzünden gece yorulduğu için sabah namazına gitmeyecek. Bin kere sabahlara kadar gözümden kanlar boşalacak şekilde ağlasam, ah peygamberim, vah peygamberim diye kalp krizleri geçirsem, kalp krizleri geçirsem. Hatta o gün ölsem. Ramazanı şerif günü bir sabah namazını camide kılamamak denk mi Allah katında? He denk mi? Peygamber için ağlamak diye bir ibadet mi var bu dinde. Niye sen namazın tadili erkanını anlatmıyorsun bana. Dinmezler ki seni. Şarkı türkü niyetine ajitasyon yapıyorsun sen bana burada, ağlatıyorsun beni. Bir de o gece kaç bin dolara konuştun onu da konuşalım, kaç bin dolara. Burada bir de yandaşları kollama taktiği var. Bu adamlar bu gelipte caz gaz yapanlar. Efendim şu teravihi bu teravihi kılanlar yüzlerce değil binlerce dolara bu işi yapıyorlar. Adam bir daha 3 ay sanat icra etmiyor. Gerek kalmıyor ki ramazanda ihya oldu adam. Bu dini tahriptir. Bizim elimizde tahriptir. Euzübillah Allaha sığınırım. Bunlardan değil ama amellerinden Allaha sığınırım. Elli sene sonra bunun nasıl yansıyacağını kim ne bilebilir. 


Bu günkü batıl mezhepler, şu şu sapık mezhepler hep Hasan Basri nin talebeleri içinden çıktı. Bugün Allah kadar bende anlarım bu işlerden haşa diyen muhtezili kafa nihayetinde hasan basri nin dersini dinlemiş o zamanın tabii nin tebuk tabii nin kadrosundaki adamlar. Azından bir kötü laf çıktı adamın Allah vurdu ona tokatı bak kaç bin seneyi geçmiş bir zamanda hala adamın çıkardığı fitne gitmiyor. Her aklını Allahın şeraitinin üstüne çıkarmaya çalışan sapığın günahı ona yazılıyor. Hasan Basri’nin talebesiydi ama. Fitne kesinlikle bizim himayemizde çıkamaz. Kardeşler (Arapça Metin 4626) kanun budur. Öyle teraviden çıkınca tıkabbel Allah demekle olmuyor. Öyle değil. (Arapça Metin 4636) Allahın şeraiti kesindir. Muttakilerin ibadetini kabul eder. Teravih saatinde saz çal ramazanın mübarek olmaz senin. Öyle yok, öyle şey yok. Zaten ramazan mübarekliği de kalktı. Hayırlı ramazanlar diyorlar. Hep ticaret kafası olduğu için marketçi kafası, sanatkara tiyatro parası verme kafası, aşr okuyana para ver. Hep para üzerine kurulu bir ramazan olduğu için, Allah ramazanını mübarek etsin diyen de yok. Hayırlı ramazanlar abi. Hocam hayırlı ramazanlar. Dükkan mı açtın hayırlı işler diyorsun bana. Mantık hep ticaret üzerine kurulu tabi. Hayırlı ramazanlar, hayırlı cumalar. Abdest alırsın hayrını gör, abdestten şer mi görüyorum. Batıl şeyler bunlar. Ağzın açılsın da bir Allah kabul etsin de de, Allah sana rızasını muvaffak kılsın de de sünnete uygun iş yapsana.


Hayırlı ramazanlar. Lan sözü kadar kaba bir söz bu. Ne demek hayırlı ramazanlar. Tabi adam cazdan para kazanacak, tiyatrodan para kazanacak. sanat icra ediyor adam. Elbette hayırlı işler der gibi hayırlı ramazanlar diyeceksin. Hayırlı işler iş yapıyor adam. (Arapça Metin 4753) Allah ancak muttaki kullarının ibadetini kabul eder. Sen kabilin kestiği gibi kurban kessen yaksan bile onu Allah kabul etmez. Sen kabilin adadığı adak gibi iş yapmış oluyorsun. Kardeşim caminin içine sen türk halk müziği sokuyorsun hatta resmi ilanını da yapmışın bunun. Türk halk müziği eşliğinde diyorsun sen. İnne lillehi ve inne ileyhi raciun. Yani böyle bir ibadet olmaz ki. Buna sessiz kalmak da bunu teyit etmektir. Kesinlikle buna sessiz kalamayız. Tanıdığımıza ihbar ederiz, Allahtan haya et deriz, utan deriz. Senden sonra birisi gitar getirirse mesela gitar eşliğinde söylersem ben salavatı olmaz o İngiliz çalgısı. E saz ud cennetten mi geldi. O şeytanın düdüğü değil mi? Mesela bando haram. Tasavvuf müziği bandodan fazla aleti var içerisinde görüyorum resimlerini elli tane saz çalıyor tasavvuf müziği diye. E caz da 3 4 tane gitar çalıyor Çingeneler orada yani ne oluyor. Birisi yaptığı zaman, başkası yaptığı zaman nahoş olan şey bir Müslüman yaptığı zaman hoş mu olurmuş. (Arapça Metin 4928) var mı kardeşim cazla sazla gitarlar eşliğinde teravih namazını sen uşşaki makamında kıldırıyorsun. İnnalillahi ve inna ileyhi raciun. Rahmetullahi aleyh.


Fukaha ise her biri hak olduğu halde caiz olduğu halde namazda bir o kıraatten bir bu kıraatten okumayı bile caiz görmüyorlar. Mesela biz kuranı bir kıraat üzere okuyoruz, böyle 7 tane 10 tane kıraat var. Bazı hafızları dinlersiniz öyle. Namazda onu okumak bile caiz değil. Sadelik istiyor, namaz huşu istiyor. Ahenk istiyor. Allah sen ve sağındaki solundaki meleklerle kılınan namaz namazdır. Bıkıyormuş. Bir de şunu da anlamış değilim. Bir de bir fitne var efendim teravih aslında 8 rekatmış da işte bunu mezhepler uydurmuş. 8 rekatmış 20 rekat değilmiş. Orjinalini kurtamaya çalışıyor kim kendine 20 rekat ağır geliyorsa 12 rekatını imamı azamın başına yıkıp kaçıyor. Bunu sordun mu da kurana sadakat için sünnete sadakat için yapıyor iyi kabul ettim. Siz bu kampanyaya niye karşı çıkmadınız. Madem imamı azamın 12 rekat fazlasına kıyamet koparıyorsunuz. İmamı azamı yerden yere vur 12 rekat fazla getirdi. Dilin kurusun, ebu hanifenin elindemi 1 rekat fazla getirmek. Onlar Rasulullah tan başkasının örneğini almadıkları kimseler. Ama elbette şeytan dedik ya şeytan yeuk ya bir şey yapacak kandıracak seni.


Siz niye bu müzikal teravlere karşı çıkmıyorsunuz. Hani orijinalini koruyordunuz Rasulullah’tan kalan bize kalan. Çünkü sekiz rekatta keyfiniz vardı. Onun için siz peygamber aşığı oldunuz bir saatliğine. Kardeşler, ibadetlerimizi savunmak bizim görevimizdir. İlla bir komünistin ne ramazanı ya, ne orucu ya demesi mi gerekiyor. Orucumuzun kalitesinde sıkıntı var. Gözlerimiz kulaklarımız rahat etmiyor. Nasıl oruç tutuyoruz. Allah gafurur rahimdir. Eksiklerimizi mağfiret buyurur diye umutla tutuyoruz.


İftarlarımız bir bu biraz önce saydığımız 2 tabaka dinini kullanmak isteyen siyasetçiler ve riya yapmak isteyen zenginler yüzünden, alt salonunda içki içilen ve gündüz yemek verilmiş otellerin üst salonlarında iftar veriyorlar. İftar veriyorlar. Efendim şu kadar bin kişilik iftar verdik. Bunların içinde en son model arabayla gelenlerin sayısı ne kadardı. Allah razı olsun bu zenginleri iyi ki doyurdun garibanlar aç geçecekti bu ramazanda. Şu kadar kişiye iftar vermekle övünüyorlar. Bir müslümanın en büyük derdi kendi orucunu kurtarmaktır. Ülkemizde ramazanda iftar edemeyecek kaç kişi var. Efendim türkiyenin en büyük sofrasını kurmuş kırk bin kişiye yemek vermiş. O yaptığın israfı babanın tarlasından getirdiğin patlıcanlardan mı yaptırdın. Kimin parasını kime harcadın. Senin vazifen sokakta sofra kurmak mı? Dinimi bırak. Biz evimizde akrabalarımızla iftar ederiz. Sen insanların gönlünü çelmek istiyorsan bari dinimi alet etme rüşvetler kullan, para dağıt herkese. Nasıl olsa kılıf buluyorsunuz. Kardeşler ramazan böyle, hac milli kampanyalara dönüyor. Hacı gönderiyorsun en büyük hacı bizim hacı hava alanına konvoylarla gidiyorlar. İnsan utanır ya utanır ya. Ar eder insan. Bir insan zırt pırt helalleşme törenleri mi yaparmış hacca giderken. Uu kokteyl veriyor hacca gidecek helallik törenleri yapıyor. Ah melekler neler gördüler bu dünyada. Ne insan çeşitleri gördüler. İnsan en güzel hac helallik yapmadan, yani helalliğini al, git adamın parasını ver ondan sonra hacca gizli gitmek lazım. Bu teşhir edildikçe sıkıntı doğuruyor. Kimi ortak ediyorsun bu hacca, e hac böyle. Kurbanlardan zaten kurtulduk Allah vakıflardan razı olsun götürüp bir yerde kesiyorlar heralde o da gitti.


Yani modernizasyon önceleri zulüm olarak gelip hacca gitmeyi yasaklamıştı. 1940 lı yıllarda 5 kişi 10 kişi yürüyerek mayınlı tarlalardan hacca gidiyorlardı ancak. Ramazanı şerifte bile bile insanların gözü önünde sigara dumanını tüttürüyorlardı zulümdü. Ramazan orucu yasaktı, hac yasaktı, kuran yasaktı. Allah o dönemde yaşayan kullarını zulmün açık çeşidi ile imtihan etmişti. Şimdi bizleri de bünyenin içine sızmış bir çeşitle imtahan ediyor. İbadetlerimiz çoğalıyor doğru oruç tutanlarda çok camiye gidenlerde çok, cami sayısı artmış. Yani son on yılda memleketimizde 7 bin tane cami yapılmış. Elhamdülillah. 7 bin tane cami yapılmış. Ama bu artış beraberinde kalşte düşüklüğünü de getiriyor. Yani tasavvuf deyince bir hırka bir zeytinle yaşamanın adıymış ta futey bin yad zamanında tasavvuf başlarken. Şimdi medya tasavvuf erbaplarıyla şeyhlerle alay edeceği zaman araba modellerini söyleyerek alay ediyorlar. Şeyh efendinin arabasından Türkiye de 3 tane var. Şeyh efendinin korumaları var. Hani Allah seninleydi ne korumayla dolaşıyorsun şimdi. 


Demek ki büyüdü cıvığı çıktı. Bir zamanlar tekkeler polislerin jandarmaların basıp içindekilerin zikir yaparken zindanlara götürüldüğü yerlerdi. Şimdi neredeyse devlet erkanı zikir meclisleri  ne katılacaklar lakin zikirde kaç melek var bunu bir türlü tespit edemiyoruz. Bir kalite düşüklüğü yaşıyoruz.  Kardeşler asla bizim teravihimizle müziğin buluşturulması, ramazanla cazın bir araya getirilmesi, kuranla eğlencenin aynı flamada aynı tabloda reklam edilmesi kesinlikle kabul edebileceğimiz şey değildir. Allaha sığınırız. Yapanlar için affı mağfiret dileniriz. Ve kendimizi ibra ederiz bu hatadan. Böyle bir şeye buluşamayız. Kim böyle bir şeye katılmışsa istiğfar etmelidir. İsitğfar etmelidir. Ayini şerif olmaz. Ne demek ayini şerif ayin kelimesi İslami bir kelime değil bir defa. Çok konuşursam başım derde girer birilerini rahatsız ederim. Ayin kelimesi Müslümanlara ait bir kavram değil. bizde ibadet olur, hristiyanlar ayin yaparlar. O da şerif olmaz rezil olur. Çünkü mekkeye Rasulullah sav geldikten sonra isa as ın şeriatı nesk edilmiştir. Kilisedeki hiçbir ayin şerif asla değildir. Şeref, azamet kabenin etrafındaki yapılan işlerdedir. Rasulullah sav sünnetindedir. O sünnetin dışında şerefli hiçbir şey olamaz. Zikrullahtır şerefli. Kuranı azimus şan dır şeref sahibi. Basit bir isim ne olacak diyemezsin sen. Dersen eğer Süleyman çelebi 10 sayfalık şiir yazdı içindeki hasretini döktü. Çok güzel hoş şeyler hoş. Gerçekten çok güzel insanın duyguları kabarıyor. Yorumlanabilecek üç dört cümle var içinde ama yorumdur o. Fakat şimdi Süleyman çelebinin natını okuyanlar, mesela birisi geliyor okuyor, o arada boşluk olmasın diye ne yapıyorlar ne sandviç yiyorlar. Bir aşr okunsun mevlüthan gelinceye kadar. Çerez olarak kuran kullanılıyor şimdi. Sapıklık böyle başlıyor. Kuran arası mevlüt değil ki oda bir eğrilik tabi mevlüt arası mevlüthanlar ses akordunu ayarlayana kadar, hoparlör düzelene kadar kuran okunsun o arada. Ara çalgılar gibi. Euzübillah. Ne hale geldik, böyle şey olur mu? Burada bu uygulamayı yermekler, Süleyman çelebinin duygularını yermek arasında fark var. Ama Süleyman çelebininde içinde bir kanserojen mikrop olmasaydı Allah onu buna musallat etmezdi. Padişahtan ulufe için de yazmış olabilir kalbini Allah biliyor. Ama her halukarda hoş güzel bir naat peygamber sevdasını asv dile getiriyor. Ama uygulama ne gibi biliyor musunuz? Doyamadım şu sabah namazına deyip 6 rekat sabah namazını kılsa bir Müslüman vermiyorum seni doyamadım bu namaza  var mı böyle bir namaz? İbadet kalip halinde yapılır ebubekir’in kıldığı gibi kılacaksın.  Oda Rasulullah ’ıgördüğü gibi kıldı. Asv. O da cebraile bakıp namaz kıldı. Dinle oynamanın her türlüsü sakıncalıdır.


Farzı sünnet seviyesine indirirsen sapıklık yapmış olursun. Sünneti de farz seviyesine çıkarırsan sapıklık yapmış olursun. İşin ne senin sen kulsun. Kul teslim olur, peki yarabbi der. Adın müslüman senin müslüman teslim olmuş adam. Karıştıran adam fitne çıkaran adam değil. Kardeşler, topluca allaha sığınmak zorundayız. Biz beğendik beğenmedik diye allah ibadetlerimizi Kabul etmeyecek. (Arapça Metin 5950) sadece muttakilerden kabul eder. Muttaki olmanın en büyük şartı Rasulullah sav e teslim olmaktır. Onun izinden giden, onun ölçüsüne uyanlar takva ölçüsüyle yaşamış olurlar. Onun dışında her bidat dalalettir. Bunu hoca da yapmış olsa bir şey değişmez. Efendim filan fetva makamı da yapmış olsa hiçbir şeyi değiştirmez. Halka şirin görünmek putperestliğin temel maddelerindendir. Çünkü kuran bu şirin görünmeyi şirkin formülü olarak, niye ibadet ediyorsunuz zülfe zülfe şirin görünme mantığı diyorlar. Şirkin temel mi halka şirin… Allahın rızası peşinde koşulur. Halkın rızası peşinde koşulan şeyin adı ibadet olmaz. Velhamdülillahirabbilalemiyn.