KAZANÇLI ÇIKMAK İSTİYORSAN OLUMLU BAK

Yazdır

Fransızca optimizm (optimisme) sözü dilimizde bir
felsefe terimi olarak “her şeyi en iyi yanından gören,
her durumda iyi çıkış yolu uman dünya görüşü” anlamına
gelir. Bu söze karşılık olarak,Türkçemiz de önerilmiş
olan olumlu düşünce kelimesidir. Yapılan araştırmalara
göre insan zihninden günde yaklaşık 60 bin düşünce geçtiği
tahmin ediliyor. Ve işin garip tarafı ise şu, bu
düşüncelerin yaklaşık dörtte üçünü olumsuz düşünce ve
kaygılardan ibarettir. Bu gerçek, olumlu düşünceyi aktif
hale getirmek için çok daha fazla çaba sarf etmemiz
gerektiğini gösteriyor. Zihnimizden akan düşünceleri
gökyüzünde akan bulutlara benzettiğimizde, siyah bulutlara
değil de beyaz bulutlara tutunmamız gerektiğini
söyleyebiliriz. Düşünceler sürekli zihnimizden akar giderler.
Bizim buna engel olmamız mümkün olmaz ancak akan bu
düşüncelerin içerisinden tutup pozitif olanlarla 
ilgilenmemiz mümkündür.

 

 














“Öğrenilmiş karamsarlıklar” da bizim pozitif düşünmemizin
önünde birer engel olabilir. Toplumun bize öğrettiği bu
karamsarlıkları kendi tecrübelerimizle boşa çıkarmalıyız.
“Başkaların da kötü sonuç vermiş olan davranışlar bizde de
aynı sonucu verir.” mantığı bizi doğru bir sonuca götürmez.
Bu öğrenilmiş mutluluk için de aynı şeydir. Biz her zaman
kendimiz için olanını bulmak ve mutluluğu yakalamak
durumundayız. İnsanlar da en çok senin negatifliklerinle
uğraşacaklardır. Yapılan bir araştırmada kötü intibaların
% 24 iyilerin ise sadece %8 oranında yayıldığı tespit
edilmiştir. Pozitif düşünceyi galip getirmek için 2–3 kat
daha fazla enerjiye veya motivasyona ihtiyacımız
olacaktır. Pozitif düşüncenin biyolojik rahatsızlıkların
iyileşmesinde dahi etkili olduğu yapılan bilimsel
çalışmalarla tespit edilmiştir. Zihnin, bedeni nasıl
etkilediği üzerine yapılan en son araştırmalar ilginç
sonuçlar veriyor. Mesela “Hastalıkları ilaç yerine zihinle
tedavi edebilir miyiz? Düşüncelerimiz hayatımızı
tam olarak nasıl biçimlendiriyor?” gibi sorulara
verilen cevaplar bize insan zihninin gücü ile ilgili
önemli sırları açıyor.Yapılan çalışmalar bize bu gücü
ispatlar nitelikte.

 

 














‘Hayal et, söğüt ağacı yaprağına alerjin var.
Dokunduğun anda cildin kabarıyor, kızarıyor, deli
gibi kaşınmaya başlıyor. Doktor sana bir alerji testi
yapıyor. Önce gözlerini sıkıca bağlıyor. Ardından
sağ koluna söğüt yaprağı, sol kuluna ise dut yaprağı
süreceğini söylüyor. Ve testi uyguluyor. Tabii
sağ kolun hemen kaşınıp yanmaya başlıyor. Sol
kolunda ise her şey normal. Ama gözlerini açtığında
doktor sürprizi açıklıyor:’ “Aslında kaşınan
koluna dut yaprağı sürmüştük, alerjik olduğun
söğüt yapraklarını ise sol koluna sürdük!”İşte bir
başka örnek: Bir Parkinson hastası ayaklarını sürüyerek
zorla yürüyebiliyor ve elleri yazı yazamayacak kadar çok
titriyor. Cerrahi müdahale yapılmasını kabul ediyor.
Geçirdiği beyin ameliyatı sonrası hastanın elleri
 ve ayakları düzeliyor;normal hareket etmeye başlıyor.
 Ancak doktorlar gerçeği sonradan açıklıyorlar: “Yapılan
beyin ameliyatı tamamen sahte, kafatasına küçük bir delik
açıp, hiçbir şeye müdahale etmeden geri kapattık.”diyorlar.
İki deney de düşünceler ve duyguların insanın fiziksel
sağlığı üzerindeki etkilerini  araştıran bilim adamları
tarafından ilginç tespitler ortaya koyuyor. “Zihin bedeni
doğrudan etkiliyor!” İşte sen de kendi zihinsel gücünün
farkında olarak düşüncelerini pozitif yapabilirsin.
Ama istersen!!!