Allah’ın Rahmet İklimi: Üç Aylar

e-Posta Yazdır PDF

   Manevi rahmet ve bereketlerle dopdolu olan bir iklime giriyoruz. Büyüklerimizin kısaca üç aylar dediği bu mübarek zamanlar, ruh ve gönül dünyamıza çok zengin, çok bereketli, çok maneviyatlı kapılar açar, bizlere büyük manevi fırsatlar sunar. Bu aylarda, inanç ve ibadet hayatımız daha bir kuvvetlenir, daha bir düzene girer. Evimize huzur, soframıza bereket gelir.

   İçinde yaşadığımız evimiz zamanla eskir, bakıma ihtiyaç duyar. Kullandığımız arabamız yıpranır tamire ihtiyaç duyar. Kışın yanmakta olan sobanın içindeki odun bittikçe ateşi ve sıcaklığı azalır sönmeye yüz tutar. Ateşin canlanması, harlanması için ara sıra sobaya odun atma ihtiyacı hâsıl olur. Bunun gibi dünya meşgaleleri, evlâd-u iyal kaygısı, istikbal ve ikbal düşüncesi insanı yorar, eskitir, zayıflatır. Zaman zaman insan ruhu da dinlenmeye, güçlenmeye, takviye edilmeye ihtiyaç duyar.

   İşte üç aylarla idrak edeceğimiz manevi atmosfer, insanı kendine getirir, ona kulluğunu, acziyetini insanı insan yapan sevgi, merhamet, yardım severlik ve diğergamlık gibi yüksek hasletleri tekrar hatırlamasını ve onları doya doya yaşamasını sağlar.

   Halkımız bu ayları öyle benimsemiş, öyle sevmiştir ki bu mübarek üç ayların isimlerini kendi çocuklarına isim olarak vermiştir ve hala vermektedir.

   Bu rahmet iklimi Recep ayı ile başlar, Şaban ayı ile devam eder Ramazan ayı ile olgunluğa ve kemale erer, zirveye çıkar. Manevi bolluğun neticesinde ise, Ramazan Bayramı sabahı ile beraber inananlar af ve mağfirete nail olurlar.

   Rahmet sağanağının müjdesi ve ilk damlası Recep Ayıdır. Pek yakında idrak edeceğimiz bu mübarek aylardan ve faziletlerinden bir nebze olsun bahsetmek isterim.

Recep Ayı

   Hicrî takvim aylarının yedincisi olan Receb-i şerif, aynı zamanda "üç aylar"ın ilkidir. Recep ayı haram aylardandır. Haram aylar kendisine hürmet edilmesi gereken aylardır. Zira Kur'an-ı Kerim'de haram aylara saygı gösterilmesi emredilmektedir1.

   Receb-i şerif içinde iki kandil gecesinin bulunması ayrı bir fazilettir. Receb ayının ilk cuma gecesi Regaib gecesidir. Meleklerin ve Allah dostlarının çok rağbet ettikleri, ibadet ve tâatla, zikir ve Kuranla ihya ettikleri bir gece olması hasebiyle bu geceye Regaib denmiştir. İslâm âlimleri, Hz. Peygamber (s)'in bu gecede Yüce Allah'ın manevi ikramlarına eriştiğini, bu sebeple şükür ve hacet namazı kıldığını bildirmektedirler. Bu gece hakkında halk arasında bilinen şekliyle, Regaib gecesi Hz. Peygamber (s)'in anne rahmine düştüğü gecedir, tarzındaki ifade yanlış bir iddiadan ibarettir.

İsra ve Miraç

   İsra, Hazreti Peygamberimizin bir gece Mekke’deki Mescid-i Haram’dan alınarak Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’ya götürülmesidir. Orada Hazreti Peygamberimiz geçmiş tüm peygamberlere imam olmuş ve beraber namaz kılmışlardır.

   Miraç ise, Hazreti Peygamberimizin oradan alınarak göklere yükselmesi, Allah’ın huzuruna çıkmasıdır.

   Bu gece İslâm dünyasında Mîraç gecesi olarak bilinir ve ihya edilir. İşte bu mübarek gece Receb-i şerif ayının yirmi yedinci gecesidir. Hem Hazreti Peygamberimiz hem onun ümmeti, bu manevi yolculukla büyük müjdelere, rahmet ve bereketlere nail olmuşlardır. Miraçta ümmet-i Muhammed’e verilen üç nimet şunlardır;

   1. Beş vakit namaz bu gecede farz kılınmıştır. Hazreti Peygamberimiz: “Namaz müminin miracıdır” buyurmuştur. Bu sayede hakkıyla namaz kılan müminler Peygamberimiz gibi miracı yaşayabileceklerdir. Bu, kadrini bilenler için gerçekten büyük bir nimettir.
Kur’an, Cebrail vasıtasıyla indirilirken, Peygamberimizin Allah’ın huzuruna çağrılıp doğrudan namaz emrinin kendisine tebliğ edilmesi onun ehemmiyetini göstermesi bakımından dikkat çekicidir.

   2. “Âmenerresulü” diye bilip okuduğumuz, Bakara suresinin son ayetleri bu gece Peygamber efendimize direkt olarak nâzil olmuştur. Bu ayetlerde, Allah’ın hiç kimseyi güç yetiremediği işlerden sorumlu tutmayacağı, iradeleri dışında yaptıkları amellerden dolayı onları hesaba çekmeyeceği, ümmet-i Muhammed’in sorumluluklarının geçmiş ümmetlere göre daha hafif olacağı müjdelenmektedir.

   3. Hazreti Peygamberimizin ümmetine Allah'a ortak koşmadıkları, tevhidden ayrılmadıkları takdirde Cennete girecekleri müjdelenmiştir.
   Ayrıca bu mucizevî hâdise ile ilgili olarak Kur'an-ı Kerim'de başlı başına "İsrâ" suresi indirilmiştir. Bu surenin bir bölümünde İslâm'ın bir özeti, on iki esas halinde bu gecede bildirilmiştir.

Şaban Ayı ve Beraat Gecesi

   Mübarek üç ayların ikincisi de Şaban ayıdır. Bu mübarek ayın on beşinci gecesi Beraat gecesidir. İbni Mâce, Şaban ayı ve özellikle Beraat gecesi hakkında rivayet edilen şu hadisi kaydeder:

   "Şaban ayının yarısı (Beraat gecesi) gelince; gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Şüphesiz ki Allah, o gece güneşin batmasıyla dünya göğüne iner ve şöyle der: Benden af dileyen yok mu? Onu affedeyim! Rızık isteyen yok mu? Rızık vereyim! Şifa dileyen yok mu? Şifa vereyim!"2

   Peygamber Efendimiz (s) bu geceyi Hz. Âişe validemize tanıtırken şöyle buyurmuştur:

   Bu gece Şaban'ın onbeşinci gecesidir. Allah Teâlâ bu gecede Beni Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısınca insanları Cehennem'den kurtarır. Ancak kendisine şirk koşanların, müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenlerin, akrabaları ile münasebeti kesenlerin, gururlu ve kibirlilerin, ana-babasına asî olanların ve içki içmeye devam edenlerin yüzüne bakmaz."3
Neler yapalım?

   Bu mübarek günleri en iyi şekilde değerlendirmek için;

 Kuran hatmi başlayalım,
 Nafile namazlarımızı ve her aydan en az üç gün olmak üzere nafile oruçlarımızı çoğaltalım,
 Allah’ı daha fazla analım, zikir ve tesbihatla meşgul olalım. (Örneğin her gün yüz’er defa istiğfar, kelime-i tevhid, lafza-i celal, salavât-ı şerife…)
 Muhtaç olan konu komşuyu gözetip sadakalar verelim,

   Allah’ın rahmetinin sağnak sağnak yağdığı şu mübarek günlerde o rahmetten doya doya istifade edebilmeyi Allah hepimize nasip eylesin. Allah Teala günlerimizi bereketli, üç ayları hakkımızda hayırlı eylesin. Ramazan ayını daha sonra değerlendirmek üzere sözümüzü Hazreti Peygamberimizin duasıyla bitirelim.

   Hazreti Peygamber Efendimiz Recep ayına girdiğinde şöyle dua ederdi:
   “Allah’ım, Recep ve Şaban aylarını bize mübarek eyle, bizi Ramazana kavuştur”4
.............................................................
1 Maide, 5/2 ve 97.ayetlerindeki “haram ay” ifadesi ile Muharrem, Zilkade, Zilhicce ve Recep aylarından her biri kastedilmektedir. , 2 İbn-i Mâce, Sünen, İkâmetü's-Salât, 191 , 3 Buhârî, et-Tergîbve't-Terhib, II, 118 , 4 Ahmed b. Hanbel, Müsned, I/259