Burhan Çocuk Mayıs 2012

e-Posta Yazdır PDF

Kıssadan Hisse


Arkadaşlar bugün sizlere Risale-i Nur’da geçen ve zamanın önemini anlatan çok güzel bir kıssa paylaşmak istiyorum. “ Bir zamanlar, bir büyük hâkim, iki hizmetkârını her birine yirmidört altın vererek iki ay uzaklıktaki güzel bir çiftliğine kalmaları için gönderir. Ve onlara şöyle der: “Şu 24 altını alın yol ve bilet masrafı yapınız. Hem de oradaki evinize lâzım olan şeyleri alınız. 


Bir günlük mesafede bir istasyon vardır; orada hem araba, gemi, tren ve uçak bulunur.  Hangisiyle gitmek isterseniz onunla gidiniz.”


İki hizmetkâr bu açıklamayı dinledikten sonra giderler. Birisi istasyona kadar çok az para harcar. Harcadıklarını da efendisinin hoşuna gidecek güzel bir ticarette harcar öyle ki sermâyesi birden bine çıkar. Öteki hizmetkâr ise istasyona kadar yirmi üç altınını da harcar. Kumara mumara verip boş şeylere harcar. Bir tek altını kalır. 


  Arkadaşı ona şöyleder: “Yahu, şu 1 liranı bir bilete ver. Yolumuz uzun, bu uzun yolda yayan ve aç kalmayasın. Hem bizim efendimiz kerîmdir; belki merhamet eder, ettiğin kusuru affeder. Seni de uçağa bindirirler. Bir günde kalacağımız mahalleye gideriz. Yoksa iki aylık bir çölde aç, yayan, yalnız gitmeye mecbur olursun.”


Arkadaşı inat edip, o tek lirasını bir bilete vermeyip, onu da boşa harcasa onun ne kadar akılsız, zararlı, bedbaht olduğunu en akılsız adam dahi anlamaz mı?


O hâkim; Rabbimiz, Allah (c.c). 

O iki hizmetkâr yolcu ise biri namazını şevk ile kılan; diğeri de namazlarını kılmayan insandır.

O yirmi dört altın, günde yirmi dört saat zaman, O has çiftlik, Cennettir. O istasyon ise kabirdir.

O seyahat ise kabre gidecek yolculuktur. Dünya hayatıdır. O bilet ise namazdır.


İşte sevgili arkadaşlar hikâyede geçen kahramanlardan biri bir günlük zamanını namazlarını kılarak, ibadetlerini yaparak kat kat sevap kazanarak harcıyor, aklını iyi kullanıyor; diğer kahraman ise zamanını namaz kılmayarak, ibadet etmeden boşa harcıyor, aklını kullanamıyor. 


Şimdi kendinizi bu iki kahramanın yerine koyarsanız hangisi oluyorsunuz? Aklını iyi kullanan mı? Yoksa aklını iyi kullanamayıp zarara uğrayan mı?  Birincisi iseniz sizi tebrik ediyorum, eğer ikincisi iseniz bu zarardan bir an önce kurtulmanızı isterim. Rabbimizin bize ikram ettiği 24 saati oyun, ibadet, ilim, dinlenme olarak planlı kullanmayı öğrenmenizi temenni ediyorum.




NE ZAMAN İNECEĞUK


Temel ile Dursun bir yere gidiyorlarmış şoför: " Levent-Fatih- Eyüp " diyormuş.


Dursun sıkılmış ve Temel’e: “ Ula Temel ne zaman ineceğuk?” demiş.


Temel de: “ Çatlama ula ismimuz okunsun ineruk daa"...




BULMACA


1- Lastik neden esner?


2- Avlanması en zor hayvan hangisidir?


3- Birinci olan ilimiz?


4- Neden 2 kulağımıza karşın 1 dilimiz vardır?


5- Hangi dalda üzüm yetişmez?








HZ. MUHAMMED (S.A.V)'İN DOĞUMU

Hz. Muhammed (s.a.s.) Milâttan sonra 571 senesi, Fil Yılı'nda, 12 Rebiülevvel (20 Nisan) Pazartesi gecesi sabaha karşı, Mekke'nin doğusunda bulunan "Hâşimoğulları Mahallesi"nde doğdu. Arapların takvim başı olarak kullandıkları "Fil Vak'ası", Peygamberimiz (s.a.s.)'in doğumundan 52 gün önce olmuştu. Abdülmuttalib, torununun doğumu şerefine verdiği ziyâfette çocuğun adını soranlara: "Muhammed adını verdim. Dilerim ki, gökte Hakk, yeryüzünde halk, O'nu hayırla yâd etsinler..." cevâbını verdi. Annesi de "Ahmed" dedi. (Muhammed, üstünlük ve meziyetleri anılarak çok çok övülüp senâ edilen;  Ahmed ise Cenab-ı Hakk'ı yüce sıfatları ile öven, Hamd eden kimse demektir.)

İslâm tarihçileri, Peygamberimiz (s.a.s.)'in doğduğu gece bir takım olağanüstü olayların meydana
geldiğini naklederler. O gece İran Kisrâsı  (Hükümdarı)'nın sarayının 14 sütûnu yıkılmış, mecûsîlerin bin yıldan beri yanmakta olan ateşleri sönmüş, Sâve Gölü yere batmış, bin yıldan beri kurumuş olan Semâve Deresi'nin suları taşmış, mecûsîlerin büyük bilgini Mûdibân korkunç bir rüya görmüş, Kâbe'deki putların yüz üstü devrildikleri görülmüştü. Gerçekten O'nun doğması ile bütün dünyada hüküm sürmekte olan cehâlet ve küfür ateşi sönmüş, putperestlik yıkılmış, zulmün baskısı son bulmuştur.

Sevgili arkadaşlar, geride bıraktığımız kutlu doğum haftası etkinlikleriyle başladığımız peygamberimizi anlama çalışmalarına devam edelim ve âlemlere rahmet olarak gönderilen sevgili peygamberimizin hayatını en iyi şekilde öğrenelim.