Burhan Çocuk Mayıs 2011

e-Posta Yazdır PDF

Tarihte Bu Ay

Arkadaşlar tarihte bu ay, dünyayı etkileyen bir fetih gerçekleşti. Dünya tarihi açısından; bin yıllık Bizans imparatorluğunu ortadan kaldıran, ortaçağı kapatıp yeniçağı başlatan, Avrupa’da feodalite (derebeylik) sistemini çökerten büyük bir fetih... Osmanlı imparatorluğu açısından ise; Osmanlı Devleti’nin yükselme dönemine girdiği, başkentin Edirne’den İstanbul’a taşındığı, Osmanlı’nın toprak bütünlüğünü sağlamış olduğu büyük bir fetih… Tahmin ettiğiniz gibi bu muhteşem fetih; İstanbul’un fethidir. 



29 Mayıs 1453 tarihinde II. Mehmet tarafından gerçekleştirilen İstanbul’un fethinin bu yıl 558. yıldönümünü kutluyoruz. Fatih’i ve fethi çok iyi okumalıyız. Yirmi bir yaşındaki genç komutanın dünyayı etkileyen başarısının sırrını öğrenmeliyiz. Öncelikle Fatih’in hedefine kilitlenerek “ Ya İstanbul beni alır,  ya ben İstanbul'u alırım.” diyerek ortaya koyduğu kararlığı fark etmeliyiz. Hiçbir engel onu hedefinden vazgeçirememiştir.  Denizden zincirle yolu kesilen Fatih, gemileri karadan yürüterek denize indirmiştir. Dünyada başka bir örneği olmayan bu olay, Fatih’in ne kadar üstün yeteneklere sahip olduğunun da ispatıdır.



Her yıl gururla kutladığımız fethin yıldönümünde, bu yıl bir farklılık yapalım. Fethi ve Fatih’i anlatan bir kitap okuyalım. Dergimizin geçen yıl mayıs ayı sayısında Fatih’ten torunlarına mektup yayınlamıştık, bu sayıda da torunlarından Fatih’e cevap yazalım: 



Sevgili Hünkârımız, bizim gururumuzsun. İstanbul ismini duyunca hep seni hatırlıyoruz. Surlara bakınca şahi topları icadındaki dehanı görüyoruz. Haliç’ten geçerken karadan yürüttüğün gemileri hatırlıyor, başkalarının hayallerinin senin yaptıklarına ulaşamayacağını anlıyoruz. Her ne kadar unutturmaya çalışsalar da asla seni unutmayacağız. Yolunu, yolumuz bilip hepimiz birer Fatih olacağımıza sana söz veriyoruz. Mekânın cennet olsun…



ÜÇ YILA KADAR

Nasrettin Hoca, Timur’un eşeğine okuma öğretmek için üç bin altına anlaşmış. Anlaşmaya göre, üç yıl içinde Nasrettin Hoca sözünü yerine getirip eşeğe okuma öğretmesi gerekiyormuş. Anlaşmayı duyanlar:

-Ne yaptın Hoca, demişler. Öğretemezsen Timur seni öldürür.

-Adam sen de... demiş Hoca. Üç yıla kadar ya Timur ölür, ya eşek... Ya da ben ölürüm!



Rumeli Hisarı’nın Mimarisi

İstanbul’un fethinin her karesinde manevi değerlere verilen önem görülmektedir. Peygamber efendimizin(s.a.v): “İstanbul mutlaka fetholunacaktır. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden asker, ne güzel askerdir.” hadisi, fethin sebeplerinden biridir. 



Çok önemli bir ayrıntıyı da Rumeli Hisarı’nın mimarisinde görmekteyiz. Hisar dört ay gibi kısa bir sürede tamamlanmış, bugünün imkânları ile dahi olağanüstü bir mimari başarıdır.


Hisar’a kuş bakışıyla bakıldığında Kufi hatlarla “Muhammed” ismi görülmektedir. Fatih Sultan Mehmet, Hisar’ın inşaatını Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’in doğduğu ayda başlatmış, bitirilmesini de “Regaip Kandili” gününe denk getirmiştir.


Fatih, ebedi duracak olan bu eserin mimarisinde peygamber efendimize olan sevgisini ortaya koymuştur.