Burhan Çocuk Nisan 2011

e-Posta Yazdır PDF

Kutlu Doğum

Sevgili arkadaşlar, her yıl nisan ayının üçüncü haftası “Kutlu Doğum Haftası” olarak kutlanır. “Kutlu doğum” peygamber efendimizin dünyaya teşrif edişinin yıl dönümüdür. Mîlâdi 571, Rebîülevvel ayının 12. gecesi, Peygamber Efendimiz, Hz. Muhammed Mustafa (Sallallâhü Aleyhi vesellem) dünyâyı şereflendirdi. Peygamber efendimiz'in doğduğu gece olağanüstü olaylar oldu.

O devrin en büyük devleti Kisrâ'nın sarayında, on dört sütun yıkıldı. Sâvâ gölü kurudu. Kâbe üzerindeki putlar devrilip kırıldı.

Mecûsîlerin uzun müddetten beri sönmeden yakıp tapındıkları ateşleri söndü. 

O'nun doğduğu sabah, âlem başka bir âlem oldu, cihan nurla doldu

Peygamberimizin doğumunu, annesi Hazreti Âmine şöyle anlatıyor: Büyük bir nur gördüm, evim o kadar nûrlandı ki, o nurdan başka bir şey görmüyordum. Muhammed (a.s) doğar doğmaz, mübarek başını secdeye koydu ve şahadet parmağını kaldırdı ve (La ilahe illallah, innî resûlullah) Yani "Allah'tan başka ilâh yoktur ben O'nun Peygamberiyim" dedi. Aniden gökten bir parça beyaz bulut indi, onu kapladı. Bir ses işittim; “Onu doğudan batıya kadar her yeri gezdirin. Ta ki cümle âlem onu ismiyle, cismiyle ve sıfatıyla görsünler” diyordu. Sonra o bulut gözden kayboldu ve Muhammed'i (s.a.v) bir beyaz yünlü kumaş içinde sarılı gördüm. Yine o sırada üç kişi gördüm ki, yüzleri güneş gibi parlıyordu. Birinin elinde gümüşten bir ibrik, birinin elinde zümrütten bir leğen, birinin elinde de bir ipek vardı, ibrikten sanki misk damlıyordu. Muhammed'i (s.a.v) o leğenin içine koydular. Mübarek başını ve ayağını yıkadılar ve ipeğe sardılar. Sonra mübarek başına güzel koku sürdüler, mübarek gözlerine sürme çektiler ve gözden kayboldular.

Arkadaşlar, doğumuyla birlikte olağanüstü olaylar olan sevgili peygamberimizin hayatını kutlu doğum münasebetiyle bu ay araştıralım, iyice öğrenelim. Salât ve Selam O’nun üzerine olsun. 


Peygamberimizle Selamlaşalım

Peygamber efendimiz karşılaştığı çocuklara selam verir, onlarla şakalaşır, hatırlarını sorarmış. “Biz de onun zamanında yaşasaydık bizimle de selamlaşıp, hatırımızı sorsaydı.” diye hep özlem duyarız ya… 

İşte peygamberimizden bir müjde : "Bana bir mü'min selam verdi mi, kendisine mukabele etmem için Allah (c.c) ruhumu bedenime iade eder. Ben de mutlaka selama mukabele ederim." Biz “Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammed” dedikçe peygamberimiz bize karşılık verecek. Öyleyse peygamber efendimizle selamlaşmaya var mısınız? Kim daha çok selam gönderecek?


Temel ve Turist

Temel İstanbul Boğazı’nda tekneyle turist gezdiriyormuş. Bir gün bir Amerikalıyı almış, başlamışlar tura. Turist bir saray görüp sormuş - Bu ne kadar zamanda yapıldı?

Temel: - 10 yılda, demiş.

Turist: - Yazık, bizde olsa 5 yılda biterdi. Derken bir cami görüp sormuş: - Bu ne kadar zamanda yapıldı?

Temel: - 5 yılda demiş. Turist tekrar: - Yazık, bizde olsa 2 yılda biterdi demiş.

Temel sinirlenmeye başlamış. Bir tarihi yapı daha görmüşler, turist tekrar sormuş, 

Temel: - 2 yılda demiş.

Turist: - Vah vah! Bizde olsa 1 yılda biterdi demiş. Derken tam o sırada Boğaz Köprüsü`nün altına gelmişler. Amerikalı köprüyü göstererek tekrar sormuş:

- Peki bu ne kadar zamanda yapıldı? İyice sinirlenen Temel cevabı yapıştırmış: 

- Hangisi? Bu mu? Bilmem,  dün burada yoktu!!!..