BURHAN ÇOCUK NİSAN 2010

e-Posta Yazdır PDF

KUTLU DOĞUM

   Sevgili Peygamberimiz Mîlâdî 571 yılı Nisan ayının yirmisinde doğmuştur. Bu hafta kutlu doğum haftası olarak kutlanmaktadır. Bizde bu ayki yazımızı efendimizin hayatına ayırdık.

   Sevgili Peygamberimiz doğduğunda Mekke halkının çocuklarını bir süt annesine vermeleri âdetti. Mekke’nin havası çok sıcak olduğundan, çocukları havası iyi, suyu tatlı olan civar yerlerdeki yaylalara gönderirler, çocuklar bir müddet oralarda, verildikleri süt annelerinin yanında kalırlardı.
Her sene bu maksatla Mekke’ye birçok süt anaları gelir, birer çocuk alıp giderlerdi.  Peygamberimiz doğduğunda da aynı şekilde süt anneleri gelmiş her biri birer çocuk almışlardı. Peygamber efendimiz yetim olduğu için fazla ücret alamama düşüncesiyle,  O’na tâlib olan çıkmamıştı.

   Gelen kadınlar içinde iffeti, temizliği, yumuşaklığı, hayâsı ve yüksek ahlâkıyla tanınmış Halîme Hâtun da vardı. Binek hayvanları zayıf olduğu için Mekke’ye diğer süt analarından geç gelmişti. Kocası ile Mekke’de dolaşarak zengin ailelerin çocuklarının alınmış olduğunu görmüşler, eli boş dönmemek için bir çocuk aramaya başlamışlardı. Nihâyet görünüşü ile sîması çok sevimli bir zat ile karşılaştılar. Bu, Peygamberimizin dedesi Abdülmuttalib idi. Onunla torununu almak üzere anlaştılar.

   Abdülmuttalib, Halîme Hâtunu Hz.Âmine’nin evine götürdü. Halîme Hâtun şöyle anlatır: “Çocuğun baş ucuna vardığımda O’nu, yünden beyaz bir kundağa sarılı, yeşil ipekten bir örtünün üstünde mışıl mışıl uyur gördüm. Etrafa misk kokusu yayılıyordu. Hayret içinde kalıp bir anda O’na öylesine ısındım ki uyandırmaya kıyamadım. Elimi göğsüne koyduğumda uyandı ve bana bakıp öyle bir tebessüm etti ki, kendimden geçtim. Annesi, böylesine güzel ve mübârek çocuğu bana vermez korkusuyla derhal yüzünü örtüp kucağıma aldım. Sevgili peygamberimiz dört yaşına kadar süt annesi Hz.Halime’nin yanında kalmıştır.

 

 

EN GÜZEL BİNEK
   Bir seferinde peygamber efendimiz Hz. Hasan'ı omzuna almış gidiyordu. Bir adam kendisini bu halde görünce, Hasan'a; "Ey çocuk, bindiğin binek ne güzeldir" dedi  Peygamberimiz de cevap verdi:
"O da ne güzel binicidir "

 

 

NUR ÇOCUĞUN MUCİZELERİ

   Mucize: peygamberlerin gösterdiği olağanüstü durumlara denir. Sevgili peygamberimiz süt annesiyle giderken birçok mucize gerçekleşmiştir. Daha önce Benî Sa’d yurdunda kuraklık varken O’nun buraya gelmesiyle bol yağmura ve berekete kavuştular. Hz. Halime’nin çelimsiz ve hızlı gidemeyen merkebi öylesine hızlı yürüyordu ki, beraber geldikleri kâfile, onlardan önce yola çıkıp çok uzaklaşmış olmasına rağmen, onlara yetişip geçmişti. Benî Sa’d yurduna vardıktan sonra görülmemiş bir bolluğa ve berekete kavuştular. Sütü az olan hayvanları bol bol süt veriyordu. Bunu gören komşuları hayret edip, bunun emzirmek için aldıkları çocuk sebebiyle olduğunu açıkça anladılar. Kuraklık sebebiyle çok sıkıntıya düştüklerinde yağmur duâsına giderken O’nu yanlarında götürüp duâ ederek yağmura kavuştular.

 

 

 

NUR ÇOCUK
    Peygamber efendimiz çocukluğunda nasıldı merak ediyor musunuz? Öyleyse efendimizin süt annesi Hz. Halimeyi dinleyelim: “İlk konuşmaya başladığında, “Lâ ilâhe illallahüvallahüekber. Velhamdülillahi rabbil âlemîn.” dedi.
   O günden sonra “Bismillâh” demeden hiçbir şeye elini uzatmazdı. Sol eliyle bir şey yemezdi. Yürümeye başladığında çocukların oynadıkları yerden uzak dururdu ve onlara “Biz, bunun için yaratılmadık.” derdi. Her gün O’nu güneş ışığı gibi bir nûr kaplar ve yine açılırdı. İki yaşına girdiğinde gelişmiş, gösterişli bir çocuk olmuştu. Üzerinde beyaz bir bulut dâimâ birlikte hareket eder ve O’nu gölgelerdi.

 

 

Efendimizin hayatı
   Hz. Muhammed aleyhisselâm dört yaşına kadar süt annesi Halîme Hâtunun yanında kaldı. Altı yaşına kadar da annesinin yanında büyüdü. Altı yaşındayken annesi de vefât etti. Muhammed aleyhisselâm sekiz yaşına kadar da dedesinin yanında büyüdü. Abdülmuttalib vefâtı yaklaşınca oğullarını toplayıp Sevgili Peygamberimize; “Yavrum, bu amcalarından hangisinin yanında kalmak istersin?” diye sordu, Resûl-i ekrem efendimiz koşup amcası Ebû Tâlib’in kucağına oturdu. Onun yanında kalmak istediğini söyledi. Abdülmuttalib de O’nu oğlu Ebû Talib’e bıraktı ve O’na iyi bakmasını önemle vasiyet etti. Bundan sonra da vefat etti. Peygamberimiz sekiz yaşından sonra amcası Ebû Tâlib’in yanında kalmaya başladı ve onun himâyesinde büyüdü.