Burhan Çocuk

e-Posta Yazdır PDF

Sevgili arkadaşlar, bu
sayımızda sizlerle günde
beş vakit namazda
yöneldiğimiz Kâbe’yi
tanıyacağız.
Kâbe’yi kimler inşa etti?
Kâbe’nin içinde neler
var?... Sizde merak ediyor
musunuz? O zaman
hemen sayfamızı okumaya
başlayabilirsiniz…

KÂBE’NİN KELİME ANLAMI
Sözlükte dört köşeli veya küp şeklinde olmak anlamlarındaki kâb kökünden
gelen kâbe "Küp şeklinde nesne" demektir.

KÂBE’NİN İNŞASI
Sevgili arkadaşlar, Kâbe, Mekke'de, Mescid-i Haram'ın yaklaşık olarak merkezinde bulunan
namaz kılarken yüzümüzü ve yönümüzü döndüğümüz kutsal bir yapıdır. Hacca gidenler Kâbe’yi
tavaf ederler.
Kâbe, Kur'an-ı Kerim'de adı geçen tek binadır. İbrahim (a.s.) Mekke'ye, Allah’u Teâlâ’nın, Kâbe'yi
inşa emrini yerine getirmek için geldi ve oğlu İsmail'e: "Yavrucuğum, Allah Teâlâ bana bir şey
emretti" dedi. Bunun üzerine İsmail: "Rabbin ne emrediyorsa yerine getir babacığım" dedi.
İbrahim (a.s.) da ona: "Bu konuda bana yardımcı olur musun?" diye sorunca, İsmail (a.s.): "Elbette
olurum babacığım" diye cevap verdi. Bunun üzerine İbrahim (a.s.) yüksek bir yeri işaret ederek: "Allah’u
Teâlâ, bana burada bir bina inşa etmemi emretti" dedi. İşte orada Kâbe'nin duvarlarını inşa
ettiler.
İsmail (a.s.) taş taşıyor, İbrahim (a.s.) da duvarları örüyordu. Duvar insan boyu yükseldiğinde,
İsmail (a.s.) getirdiği taşlardan bir merdiven yaptı. İbrahim (a.s.) bu yığın taşların üzerine çıkıp İsmail'in
uzattığı taşları örüyor ve şöyle dua ediyorlardı: "Rabbimiz! Yaptığımızı kabul buyur, şüphesiz
Sen hem işitir, hem bilirsin. Rabbimiz! İkimizi sana teslim olanlardan kıl, soyumuzdan da Sana
teslim olan bir ümmet ver. Bize nasıl ibadet edeceğimizi göster, tevbemizi kabul buyur; çünkü tevbeleri
daima kabul eden, merhametli olan sadece Sen'sin. Rabbimiz! İçlerinden, onlara senin ayetlerini
okuyan, Kitab'ı ve Hikmet'i öğreten, onları her kötülükten arıtan bir peygamber gönder.
Doğrusu sen Aziz ve Hakim'sin."
Ve sonunda Allah Teâlâ, Kâbe'nin inşasını Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail’e nasip etmiştir.

KÂBE'NİN İÇİNDE NE VAR?
Kâbe’nin duvarları siyah taşlardan yapılmıştır. 25 cm yükseklikte ve 30 cm kadar çıkıntılı bir
mermer kaide üzerinde bulunmaktadır. Kâbe’nin içinde tavana çıkmak için bir merdiven ve üç ağaç
sütun bulunmaktadır. İç duvarlar ve yerler mermerle kaplıdır. Tavanda altın ve gümüş kandiller
asılıdır. Yerden 2 metre kadar yükseklikte altın kapısı vardır.

KÂBE’NİN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ VE KONUMU
Duvarlarında kullanılan taşlar Mekke tepelerindeki granit taşlardır. Tavanı ahşaptandır.
Yeryüzünde yapılmış ilk mescit ve ilk binadır. Üzeri altın işlemeli hat yazıları bulunan siyah bir
örtü (sitâre) ile örtülüdür. Örtüsü her sene hac mevsiminde yenilenmektedir.
Kâbe'nin köşeleri yaklaşık olarak dört ana yönü gösterir. Köşelerden her birinin ayrı ismi
vardır. Doğu köşesine "Hacer-i Esved" taşı bulunduğundan aynı isimle veya "Şarki" ismiyle anılır.
Kuzey köşesine "Irakî", batı köşesine "Şâmî" ve güney köşesine de "Yemânî" denir.
Kâbe'nin yapısı sade fakat heybetlidir. Üzerindeki örtü, ipekli bir kumaştan dokunmuş olup,
üzerine Kelime-i Şehadet işlenmiş, çatıya yakın kısmında çevresine altın işlemeli bir şerit
geçirilmiş; kemer biçiminde olan bu şeritte de Kur'an ayetleri işlenmiştir.

YEMEK ÂDÂBI
1- Tabağımıza yiyebileceğimiz kadar yemek almalıyız. Tabağımıza aldığımız yemekleri bitirmeliyiz.
Tabakta bırakılan yemek israf olur.
2- Yemeği ve ekmeği küçük lokmalar halinde yemeliyiz.
3- Yemeğimizi çabuk çabuk yememeliyiz. Lokmaları ağzımızda iyice çiğnedikten sonra yutmalıyız.
4- Ortaya konan yemekleri kendi önümüzden yemeliyiz. Yemeğin üzerine eğilmemeliyiz.
5- Çok sıcak yememeliyiz. Yemeğe üflememeli çünkü nefes alırken oksijen alıp karbondioksik
vermekteyiz dolayısıyla üflediğimizde yemeğe karbondioksik üflemiş oluruz buda sağlığa zararlıdır.
Yemeğin soğumasını beklemeliyiz.
6- Yemeğe büyükler başladıktan sonra başlamalı.
7- Karnımızı tıka basa doyurmamalıyız. Sevgili peygamberimiz, midemizin sonuna kadar
doldurulmamasını tavsiye etmiştir.
8- Yemek seçmemeli, sağlıklı beslenmenin her tür besinden az da olsa yenmesiyle olacağını
unutmamalı. Bu yiyecekleri bulamayan insanları düşünmeliyiz.

ASLAN
Temel hayvanat bahçesinde
gezerken açık bulduğu bir kafesten içeri
dalmış.
- Hoop, dur ne yapıyorsun, orası
aslan kafesi, diye bağırmışlar. Temel
geri dönmüş,
- Sanki aslanınızı yedük, demiş.

FIKRA
Temel İngiltere’ye gitmiş.
Arkadaşları Temel’e:
- “ İngilizce bilmezdin İngiltere’de çok
sıkıntı çektin mi? ” demişler,
Temel:- “Hayır, sıkıntıyı asıl
İnciluzler çekti”