Burhan Çocuk Nisan 2018

e-Posta Yazdır PDF

Ambar ve Fare

Bizler şu dünya denilen ambarda buğday toplayan kişiler gibiyiz. Ambarımıza buğdayları dolduruyoruz, ama topladığımız buğdayın bir yandan eksildiğinin farkında değiliz.


Buğdayımızın böyle azalmasının sebebinin, ambara giren fare olduğunu hiç düşünmüyoruz. Bu farenin çeşitli hile ve tuzaklarla ambarımızdaki buğdayı boşalttığını göremiyoruz. Fare bizim ambarın altına delikler açmış. Koyduğumuz buğdayı sürekli yiyor. Emeğimiz boşa gidiyor.


“Ey Hakk’ı talep eden kişi! Önce fareden kurtulmanın çaresini bulmak gerekir. Fareyi uzaklaştırdıktan sonra, ancak ambarını istediğin gibi doldurursun.”


Yaptığımız bütün güzel ameller, işler, ibadetler, insani davranışlar, yardımlar bizim için Ahiret ambarına attığımız birer sevap buğdayıdır. Bu manevi ambarın hırsızı olan fare nefsimiz ve onun arzularıdır.


Yaptığımız amellerin boşa gitmemesi için, nefis faresini gönül ambarından kovmalıyız.

              Mesnevi 




Gözdeki Mucize

İris, gözün ön bölümünde bulunan ve göze rengini veren damarlı bölgedir.
Kornea, gözün en ön kısmında yer alan ışığı odaklamak ve gözü dış etkenlerden korumak için özelleşmiş saydam ve eğimli bir dokudur.
Korneanın hemen arkasında yer alan iris, ortasındaki boşluğu genişletip daraltarak göze giren ışık miktarını ayarlar. Göz bebeği adı verilen bu boşluk, parlak bir ışıkta hemen daralır. Karanlıkta ise göze daha çok ışık alabilmek için genişler. 
Eğer gözümüz böyle bir işleve sahip olmasıydı, sadece belirli bir ışıkta etrafı iyi görebilirdik. Biraz daha loş bir ortam zifiri karanlık haline gelir, biraz daha aydınlıkta gözleriniz tamamen kamaşırdı. 
Sistemin diğer bir mucizevi yönü ise bütün bu haberleşme, hesaplama ve fonksiyonların saniyeden daha alt birimlerdeki bir zaman aralığında gerçekleşmesidir.
Göze gelen ışığın şiddetinin otomatik olarak ölçülmesi ve bu bilginin beyne haber verilmesi, beynin de duruma göre iris kasları sayesinde içeri giren ışığın şiddetini ayarlaması ve istisnasız şimdiye kadar yaşamış olan ve şu anda yaşayan bütün insanların beyninde bu ince ve kompleks hesaplamaların gerçekleşiyor olması çok açık bir yaratılış mucizesidir.
İnsan bedeninde yaratılmış olan bu muhteşem sistemle ilgili bilgi sahibi olmak, insanın kendisini yaratan Yüce Allah’ın gücünü ve ilmini görüp O’nu gereği gibi takdir edebilmesi için bir vesiledir.(*)
“Ey insan, ‘üstün kerem sahibi’ olan Rabbine karşı seni aldatıp, yanıltan nedir?  ki O, seni yarattı, ‘sana bir düzen içinde biçim verdi’ ve seni bir itidal üzere kıldı. Dilediği bir surette seni tertip etti.”  (İnfitar Suresi, 6-8)