Burhan Çocuk Mart 2018

e-Posta Yazdır PDF

Çanakkale Zaferi

Şanlı tarihimizin destansı olaylarından 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin bu yıl 103. Yılını kutluyoruz. Çanakkale Savaşı, I. Dünya Savaşı sırasında 1915–1916 yılları arasında GeliboluYarımadası’nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara savaşlarıdır. 


İtilaf Devletleri; Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’u alarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek, Rusya’yla güvenli bir yol açmak amacıyla ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı’nı seçmişlerdir. Ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır.


Bu zaferde katkısı olan çocuk yaşta askerlerimiz vardır. Okulunu bırakıp cepheye koşan yüzlerce genç. 1912’de 60 mezun veren Galatasaray Lisesi, 1915 yılında 18, 1916’da 4 ve 1917’de 5 öğrencisini mezun edebildi. 


Çanakkale’ye gönüllü olarak gitmek üzere başvuran İstanbul Lisesi öğrencileri, 13 Mayıs 1915’te Arıburnu’na sevk edilen ikinci tümene katıldılar. 19 Mayıs Taarruzu’nda İstanbul Lisesi 50 öğrencisini kaybetti.


Bu haber duyulunca okuldaki öğrenciler, okulun kapılarını ve pervazlarını siyaha boyadılar ve Çanakkale  


Zaferi’nden sonra okulda yapılan yoklamada şehitlerin ismi okunduğunda “Şehit... Cennet-i Âlâ’da!” diye bağırdılar.  


Vefa Lisesi ve Çapa Erkek Öğretmen Okulu da bu yıllarda Çanakkale Savaşı’na katılan ve şehit düşen öğrencileri nedeniyle mezun verememiştir. 1916-1917 öğretim yılında Balıkesir Lisesi, Çanakkale Savaşları’nda 94 şehit vermiştir. 


Balıkesir Erkek Muallim Mektebi’nden de büyük miktarda öğrenci harbe dâhil oldu ve bu okul, 1914-1918 yılları arasında yalnızca 2 mezun verebildi. Balıkesir’de yayınlanan Karesi Gazetesi’nin o günlerde verdiği bir habere göre, babaları Balkan Savaşı’nda şehit düşen ve Edirne Lisesi’nden Balıkesir Lisesi’ne yatılı olarak nakledilen 25 izci öğrencinin tamamı gönüllü olarak Çanakkale’ye gitmiş ve orada şehit olmuştu.


17 yaşındaki öğrencilerini cepheye gönderen Sivas Lisesi’nde öğrenciler okuldan ayrılırken, hocalarına hitaben tahtalara; “Hocam biz Çanakkale’ye gidiyoruz. Hakkınızı helal edin.” diye yazarak cepheye gitmişler geri dönen olmaması nedeniyle 1915’te Sivas Lisesi’nde hiç mezun verilmemiştir. Edirne Lisesi’nin öğretmen ve öğrencileri de harbe katılmış onlar dan da geri dönen olmamıştır.


1911’de 64 öğrencisini mezun eden Kastamonu Abdurrahman Paşa Lisesi 1916- 1917’de cepheye gidenler nedeniyle hiç mezun verememiştir. Trabzon, Erzurum ve Konya Gazi liselerinde de durum bundan farksızdı. 


Bu zaferi kutlarken bu gençlerin ruhu, cesareti unutulmamalı. Yetişen nesilde aynı ruh ve cesaretle yetişmelidir. 



Hırsızın Hiç mi Suçu Yok?

Bir gün Nasreddin Hoca’nın eşeği çalınmış. Can sıkıntısı içinde durumu komşularına anlatınca her kafadan bir ses çıkmaya başlamış. Birisi : 
- Hocam demiş niye ahırın kapısına iyi bir kilit takmadın? 
Bir başkası : 
- Evine hırsız giriyor da senin nasıl haberin olmuyor? diye konuşmuş. 
Bir diğeri de : 
- Hocam demiş, kusura bakma ama eşeğin çalınmasına en büyük sebep yine sensin. Çünkü doğru dürüst bir ahırın bile yok. Nerden baksan dökülüyor. Hoca kızmış : 
- Yahu demiş, iyi, güzel de kabahatin hepsi benim mi? Hırsızın hiç mi suçu yok?