Burhan Çocuk Ekim 2017

e-Posta Yazdır PDF

Affetmek


Bir lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur.

-“Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?” 

Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler. Öğretmen; 

- “O zaman, Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin” Öğrenciler bunu da yaparlar.

Öğretmen öğrencilere dönerek; 

- “Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!” Öğrenciler, bu işten pek bir şey anlamamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıralarının üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen: 

- “Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun.” 

Bazı öğrenciler torbalarına üçer-beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur. Öğretmen, kendisine “Peki şimdi ne olacak?” der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar: 

- “Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde? hep yanınızda olacaklar.” Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikayete başlarlar: 

-“Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor.” 

- “Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, insanlar tuhaf bakıyorlar bana artık. Hem sıkıldık, hem de yorulduk?” 

  Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir: 

- “Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz, halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir.




Ağaca Asılan Zekat Parası


Fatih Sultan Mehmet Han devrinde bir müslüman günlerce dolaşıp yıllık zekatını verebileceği fakir birini arayıp bulamaz.

Bunun üzerine zekatının tutarı olan parayı bir keseye koyarak Cağaloğlu’ndaki bir ağaca asar, üzerine de:

“Müslüman kardeşim, bütün aramalarıma rağmen memleketimizde zekatımı verecek kimse bulamadım. Eğer muhtaç isen hiç tereddüt etmeden bunu al” diye yazar..

Ve bu kese üç ay kadar o ağaçta asılı kalır. 



Kafa Karıştırma


Temel’e sormuşlar: Birinin kafasını karıştırmak için ne dersin? 

Temel: “54” derim. 

Soran kişi merak eder: 

Ya niye 54 dedin durduk yere?

Temel: Bak gördün mü kafan nasıl karıştı.



Kimin Eli?


Arka cebinden cüzdanı çalınan

Temel’e sorarlar:

- “Hırsızın elini cebine soktuğunu farketmedin mi?”

- “Ula nerden pileydum da, pir elin cebume cirdiğini farkettum ama çendi elum miydi, değil miydi onu farkedemedum.”